ÖLÜMÜNE SEVGİ

Sevgi
ve ölüm sözcükleri aynı cümlede yer alabilir mi, romantik cümlelerde
elbette yer alabilir. Çoğu zaman buradaki ‘ölüm’ kelimesi ifadeyi
güçlendirmek için kullanılır ve bir insanın hayatının son bulması
anlamında değildir. Mecazidir, ölüm bile olsa anlamındadır.

Efsanelerde,
masallarda, sevdiği için ölümü göze alan kahramanları okuruz. Hatta
kimi efsaneleri efsane yapan şey baş kahramanın bu ölümü göze almasının
neticesi olarak gerçekten de ölmesi ile vuslatın (kavuşma)
gerçekleşmemesidir. Mahbub (sevgili) ise bu acı ve kahır yüküne
dayanamayıp ölüp sevgilisine kavuşur kimi zaman.

Bu
şablon ve bu ağır romantik durum masallarda, efsanelerde, hikayelerde
güzel durur, duyguları kabartır, hoşumuza gider. Gazete sayfalarında ve
haberlerde yer alan kimi çarpık versiyonları ise acıyarak ve korkarak
bakmamıza sebep olur.

Sevgilisi
için ölümü göze almakla, sevgilisi için ölmek aynı şey değildir. Bunu
ayırt etmeyen bazı kimseler olaya çarpık bir açıdan bakarak facialara
sebep olurlar.

Bir
gazete haberi… Kız erkekle görüşmek istemiyor, yakamı bırak diyor…
Erkek kıza mesaj atıyor, “Son kez gel görüşelim, gözlerimin içine bak,
öldür beni”… Kız buluşmaya gidiyor, erkeği bıçaklıyor ve erkek ölüyor.
Bu replik, bu ifade bazı şiirlerde de karşımıza çıkıyor: “…gözlerimin
içine bak, öldür beni…”
Burada
romantizmin, sevginin yanlış anlaşılması ve yanlış yorumlanması sonucu
bir hastalıklı durum ortaya çıkıyor. Bir mahbubun sevgilisine “benim
için neyi göze alırsın?” diye sorması mümkündür ve doğal karşılanır,
cevaben “Senin için ölümü göze alırım” denilmesi de mümkündür ve
doğaldır.

Masallarda
ve efsanelerde, kahramanların sevgilileri ile buluşmasını engellemeye
çalışan bir baba veya anne (çoğu zaman kral veya kraliçe) sırf
engellemek için olmadık taleplerde bulunur, insan gücünün yetmeyeceğini
düşündüğü veya cesaret edemeyeceğini sandığı birtakım talepler öne
sürer. Maksat engellemektir. Ama seven (aşık) o kadar gözü kördür ki
kendi gücünü, imkanlarını hesaba katmadan, insan olduğunu, insanüstü
davranışlar sergileyemeyeceğini düşünmeden, belki hiçbir şey düşünmeden
hemen harekete geçer.

Aşığın
yaptığı mantıksızdır, ama duygusal açıdan zirvededir. Bu efsaneleri
okurken, efsanedeki olayın kendisinden çok o duyguya, o herşeyi göze
alan sevgi gücüne konsantre oluruz. Benzer bir şekilde sevmeyi ve
sevilmeyi hepimiz özleriz, isteriz.

Hastalıklı
sevgilinin sevgisine ölümü karıştırarak, ölmeyi veya öldürmeyi
sevgisinin zirvesi zanneden anlayışının bu romantizmle hiç alakası
yoktur.
Senin için ölümü göze alıyorum diye mektup bırakarak intihar etmek, sevgi değildir.

Öldür beni efsane olalım demek sevgi sonucu değildir.

Madem
beni reddediyorsun seni öldüreyim demek ölümüne sevgi değildir. Sevgime
karşılık vermiyorsan ben de öleyim demek sevgiden değil hastalıklı
duygulardan ortaya çıkan davranışlardır.

Yine
bu hastalıklı sevgi tezahürlerinden birisi günlerce kamuoyunu meşgul
eden bir cinayet davası ile ortaya çıkmıştı. Sevdiği genç kızı öldüren,
testere ile doğrayan bir cani telefon mesajlarında ve ifadelerinde “Öyle
bir şey yapacağım ki tüm dünya bizi konuşacak” mealinde sözler sarf
ediyor. Bunu yaparken de aşk masallarındaki kahramanların ölümü göze
alması ile denk bir sevgisi olduğunu düşünüyor.

Oysa ölümü göze almakla kendi canına veya sevgilinin canına kast etmek aynı şey değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir