ÖSS SONUÇLARI NE ANLAMA GELİYOR?

Bir eğitim sistemi düşünün ki, liseyi birincilikle bitiren binlerce öğrenci bir üst okula, yani üniversiteye giremiyor. Buna abesle iştigal denmez mi? Bu yılki sonuçlara baktığımız zaman, tam tamına 1581 tane lise birincisi herhangi bir programa yerleşemedi. Dahası, ÖSS sıralamasında dereceye girenler, mesela 4. olan öğrenci bile katsayı uygulaması yüzünden istediği üniversiteye giremediği için yurt dışına gitmek zorunda kaldı. Çok sayıda parlak gencimiz, İHL mezunlarının önünü kesmek için icat edilen garip bir uygulama yüzünden Türkiye’de üniversite okuma hakkına sahip olamıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye’de oluyor ne yazık ki… Bu işte bir yanlışlık olmalı. Liseler üniversiteye adam yetiştirmiyor, üniversiteler de liselerin yetiştirdiği elemanları ciddiye almıyor. O zaman bir yerlerde kısa devre var ve bunun acilen düzeltilmesi gerekir.

Öğrenci Seçme Sınavı’nı (ÖSS) kazanan adaylardan tercih formunu teslim edenlerin sayısı her yıl bir öncekine oranla alazıyor. Sınavı kazanan 953 bin 966 adaydan ancak 592 bin 440’ı bu yıl tercih formunu teslim etmiş. Bu bile insanların artık ÖSS’ye güvenlerinin kalmadığını gösteriyor.

Bu durumda ÖSS’yi kazanan adayların yüzde 62.1’i tercih formunu teslim etmiş. Oysa geçen yıl bu oran yüzde 73.2 idi.

Adayların 99 bin 191’i Açıköğretim Fakültesi’nin lisans programlarına, 52 bin 599’u da ön lisans programlarına yerleştirildi. Toplamda 19 bin 894 kontenjan boş kaldı. Yüzbinlerce öğrenci üniversiteye giremezken, yirmibine yakın kontenjan boş kalıyor. Bunu nasıl izah edeceksiniz? Ticari mantıkla düşündüğünüz zaman, ihtiyaç olduğu halde bir dükkandan alınmayan mal, ancak ve ancak ürünün kalitesizliği ile izah edilebilir. Bu ise YÖK’ün aslında fiilen “YOK” olmaya doğru gittiğini gösteriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir