Papa ziyaretini doğru okumak lazım

Bu papa başka papa… Zira kökeni Yahudi. Yahudiler nasıl Evangelizmi kurmuş ve bu Hıristiyan ekolünün mensuplarını avuçlarının içerisine almış ve onları kullanarak İslâm’a savaş açmışlarsa, benzer planı bu Papa eliyle gerçekleştirmek istiyorlar.

Papa’nın Türkiye ziyaretini “bize gösterildiği” gibi değil, “doğru” okumak lazım. Bunun için, ziyaret programının yazılı olduğu resmî metni ışığa tutmak, icabında görünmez yazıları görünür kılan “eczalardan” sürüp öyle okumak gerek.


Papa’nın en mühim gayesi ve hedefi, İstanbul’daki Patrikle görüşmek idi. Bunu vesilesiz, bahanesiz yapsa, çok dikkat çekecekti ve bütün planları “iyot gibi” açıkta kalacaktı. Onun için “bir vesile ile kendisini Türkiye’ye resmen dâvet ettirdi.” İktidar mensupları sayın politikacılar boşuna üzülmesinler ve papayla görüşemedikleri için dövünmesinler ve tenkitlerden alınmasınlar. Papa’nın gündem maddelerinin yanında, onlarla görüşmenin bir virgül kadar değeri yok. Papa’nın derdi başka…


Bu papa başka papa… Zira kökeni Yahudi. Yahudiler nasıl Evangelizmi kurmuş ve bu Hıristiyan ekolünün mensuplarını avuçlarının içerisine almış ve onları kullanarak İslâm’a savaş açmışlarsa, benzer planı bu Papa eliyle gerçekleştirmek istiyorlar. Gayeleri; “Hıristiyan birliğini” sağlamak ve birleşik Hıristiyan güçlerini topyekün Müslümanlara saldırtmaktır.


Sanki tarih tekerrür etmektedir. Geçen asrın başlarında bu bir ölçüde yapılmıştı. Tarihi kısaca hatırlayalım: Balkan ülkeleri halkları arasında Hıristiyanlıkta mezhep farklılığı vardı ve bu farklılıktan dolayı asırlardan beri kendi aralarında çatışmaktaydılar. İttihatçılar bir darbeyle Osmanlı Devletinin idaresini ele geçirince, “Yahu ne diye kavga ediyorsunuz. Geliniz şu meselenizi görüşelim!” diye bir konferans tertiplediler ve bütün ihtilaf konularını masaya yatırıp, üstün zekalarını (!) ortaya koyarak bütün problemleri çözdüler ve bütün Hıristiyanları birleştirmeye vesile oldular. Peki sonunda ne oldu? Aradan altı ay geçmeden, aralarındaki ihtilaf kalkmış olan bütün Hıristiyan milletler birleşerek Osmanlı Devletine karşı savaş ilan ettiler ve bilinen o meşhur Balkan Savaşı patlak verdi. Ardından koca koca ülkeler Osmanlının elinden gitti. Düşünebiliyor musunuz? Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Bosna, Hersek, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Makedonya gibi diyarlar yaklaşık 400 sene Osmanlının idaresinde kalmıştı. Bu savaş neticesinde bütün o ülkeler elden gittiği gibi düşman Edirne’yi de işgal etti ve İstanbul’un kapılarına dayandı.


İttihatçıların Balkan konferansı tertipleyerek “kiliseler meselesini” çözmeye çalıştığını öğrenen Sultan II. Abdülhamit merhum, “Eyvah ne yaptılar! Ben onların aralarındaki ihtilafı mahsus muhafaza ediyordum” demişti. Günümüzde kimin Sultan Abdülhamid gibi, kimin İttihatçılar gibi davrandığını gören görmekte, bilen bilmektedir. O ayrı mevzudur. Sözü tekrar ziyarete getirelim: Papa ile Patrik görüşmesi çok çok mühimdir. Bu tarihten sonraki gelişmeler de çok iyi değerlendirilmelidir. Müslümanların ve bu ülkenin aleyhindeki her gelişmede nazarlar haklı olarak bu görüşmeye çevrilecektir.





Burhan Bozgeyik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir