PATRON MU CEO MU?

Türkiye’de kayıtlı şirketlerin yüzde 95’i aile şirketi olduğunu biliyoruz. Aile şirketlerinde beklenen uzun ömürlü olması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. Amaç böyle olmasına rağmen bu güne kadar bu konuda henüz istenilen seviyeye ulaşılamadı. Ancak tabii bu çok kolay bir süreç de değil. ABD’de faaliyet gösteren ilk aile şirketi 1623 yılında İstanbul’da kurulduğunu biliyor muydunuz? Evet, İstanbul’da kuruldu ve şuana kadar Türkiye’de kurulmuş olan en uzun süreli devam eden aile şirketi unvanını koruyor. Zilciyan adlı şirket, 14 kuşak önce çok kaliteli ve dayanaklı ziller yapmaya yarayan bir alaşım keşfeden Avedis adlı bir simyacı tarafından kuruldu. Bu başarısından dolayı Avedis’e Zilciyan adı verildi. Uzun yıllar İstanbul’da faaliyet gösteren aile 1929 yılında ABD’ye göç etti. ABD’de üçüncü Avedis Zilciyan başkanlığında ticarete başlayan Zilciyan şirketi, dönemin caz davulcuları için ziller üretti. Oğlu Armand, şirketin ilk modern fabrikasını kurdu. Bugün ise Armand’ın kızları Craigie ve Debbie Zilciyan, ABD’nin en eski aile şirketi olarak İstanbul’da başlayan geleneği sürdürüyor.


John Ward, aile şirketleri konusunda uzman isimlerden biri. Bu alandaki gelişmeleri izliyor, şirket uygulamaları üzerinde çalışmalar yapıyor. “Perpetuating the Family Business” (Aile Şirketi Yapısını Sürdürmek) isimli son kitabında bu çalışmaları toplayan Ward, başarılı aile şirketlerinin modelleriyle ilgili bilgiler veriyor. Ward’a göre aile şirketlerinde en fazla plansızlık sorunu yaşanıyor. İşte şirketlerin bu sorunları önceden öngörüp, planlarını buna göre yapması gerektiğine dikkat çekiliyor.


Türkiye’de aile şirketlerinin ömrü kısa olduğu için buna bir çözüm olması için bir zamanlar neredeyse bir moda haline gelen CEO bularak sorunu çözmenin gayreti içerisine girildi. Ama görüyoruz ki bu da çare olmadı. Çeşitli holdinglerin başına getirilen CEO’lar ya uzun süreli



Hazım Kantarcı, Türkiye’nin ilk CEO’su unvanını taşıyor. Kantarcı, 2000’de Türkiye’de henüz CEO’luk kavramı kullanılmadan önce Sabancı Holding’de CEO’luk pozisyonuna gelen ilk profesyonel yönetici oldu. Sabancı gibi çok güçlü bir ailenin hakim olduğu bir grupta, yönetimin profesyonellere devredilmesi ilk onunla başladı. Bu kritik sorumluluğu holdingin kurumsallaşma sancıları yaşadığı bir dönemde taşıdı. Kantarcı, bir profesyonelin gelebileceği son koltukta 3 yıl kaldı. 2003’te 58 yaşındayken emekliliğini isteyerek ayrıldı. Kantarcı kendi dilinden o günleri ve neden ayrıldığını şöyle anlatıyor: “…..Bunu tenkit olsun diye değil, o gün yapılanı anlatmak üzere belirtiyorum. Üçüncü ve en önemli çalışmamız, yönetimin CEO’ya devredilmesi, yani icraatın tamamen profesyonellere bırakılması ve ailenin icradan çekilerek yönetim kurulu seviyesinde olmasıydı. Bu kaideleri ve alt detayları ile çok güzel bir çalışmaydı. Büyük ölçüde kabul gördü. Ama daha sonra bu süreç tıkandı. Belirlenenler pek olamadı. Süreç tıkanınca benim Sabancı’daki en önemli misyonumda kopukluk oldu. 2003’te yollarımızı ayırdık…”



Peki, şirketlerin uzun ömürlü olması için patron mu yoksa CEO’mu daha doğru. Konu ile ilgili olarak İTO Meclis üyeleriyle ve MÜSİAD üyeleriyle yaptığım görüşmelerde ne CEO ne de sadece tek başına patronluğun yeterli olduğu görüşünü savunuyorlar. Artık günümüzde CEO devrini çoktan tamamladı. Tek başına patronluk da yürümedi. Yeni yönetim şekli ortak yönetim. Nasıl diyecek olursanız eğer. Yöneten-çalışan ortak… Ne yukarıdan aşağıya ne de aşağıdan yukarıya akan bir yönetim şekli değil bu. Ortak bilgi akışı içerisinde hem hızlı karar veriliyor hem de görüş alışverişi olduğu için alınan kararlar itiraz edilmeden seve seve uygulamaya konuluyor… Son karar mı? Son karar hep birlikte veriliyor ve taşın altına hep birlikte el konuluyor. Peki, Türkiye’de yürür mü? Yürütenler var görüyoruz. Kurdukları kalite çemberleri sayesinde çalışanı yönetime katarak, ortak ederek, hep birlikte şirketi çok güzel yöneten örnekler var…İleri ki yazılarımda bu firmalardan da canlı örnekler de vereceğim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir