Rektör Alıcı: Ben Hıristiyan’ım

Rektör Alıcı, kendisini arayan gazete yönetimine, “Ben Hıristiyan’ım ve bu sözler Papa’nın Müslümanlara sarf ettiği sözler kadar etkili olur ve sonuçları da benim için çok kötü olur.” karşılığını vermiş

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı, “Keşke Anadolu Müslüman olmasaydı” şeklindeki sözlerin kendisine ait olmadığını iddia etti.


Ancak haberi yapan Anka Ajansı, rektörün ses kaydını yayınladı. Buna rağmen konuşmasını inkar eden Alıcı, “Toplantıda kayıt cihazı yoktu, böyle bir şey yok, imkansız.” dedi. Rektör’ün sözlerini manşetine taşıyan Vatan gazetesi ise haberde ilginç bir bilgiye yer verdi. Alıcı, kendisini arayan gazete yönetimine, “Ben Hıristiyan’ım ve bu sözler Papa’nın Müslümanlara sarf ettiği sözler kadar etkili olur ve sonuçları da benim için çok kötü olur.” karşılığını vermiş. Dün, üniversitenin 2006-2007 akademik yılı açılış töreninde hakkındaki iddiaları cevaplayan Emin Alıcı’ya, Hıristiyan olduğuna yönelik açıklaması da hatırlatıldı. Rektör, soruları şöyle cevapladı: “Türkiye laik bir ülke. Herkes her istediğini olabilir. Ben sizin ne olduğunuzu soruyor muyum? Ben başkasının inançlarını sorgulamıyorum. Kimsenin de benim inançlarımı sorgulamasını doğru bulmuyorum.”


Rektör sözlerini reddetti; ama Anka Ajansı kayıtları yayınladı

Sabancı Kültür Sarayı’nda gazetecilerin sorularını cevaplayan Alıcı, söz konusu toplantıda 75 kişinin bulunduğunu dile getirerek, “Tamamı, böyle bir konuşmanın olmadığına şahitlik yapacaklarını ifade ettiler.” diye konuştu. Olayı yargıya taşıcağını kaydeden Alıcı, “Bugün mahkemeye vereceğiz. Benim bütün istediğim, adaletin çabuk sonuçlanması, olayın aydınlanmasıdır. Ben böyle bir şey konuşmadım, söylemedim, söylemem de. Konuştuğum, aydınlanma, Anadolu aydınlanması, Atatürk’ün Anadolu’ya getirdiği şeyler, bundan sonra neler olabilir, nasıl kalkınabiliriz, bununla ilgili şeyler.” şeklinde konuştu. ‘Bu olay size karşı bir komplo mu?’ sorusuna Prof. Dr. Emin Alıcı, “Ne olduğunu bilemeyeceğim. Komplo mu, bir haber ortaya koyabilmek için mi yapıldı, bilemeyeceğim. Ama bunun içinde olanlar bu sürecin sonunda bunun cezasını çekecekler.” diye konuştu. Prof. Dr. Alıcı, Hıristiyan olduğu yönündeki iddialar içinse şunları söyledi: “Türkiye laik bir ülke. Herkes her istediğini olabilir, özgür bir ülke. Ben sizin ne olduğunuzu soruyor muyum, sorguluyor muyum? Beni de ilgilendirmiyor üstelik. Bir insanın inançlarının sorgulanmasını doğru bulmuyorum. Ben başka bir insanın inançlarını sorgulamıyorum. Kimsenin de benim inançlarımı sorgulamasını doğru bulmuyorum.” İzmir, Zaman

Ben Hıristiyan’ım, bu sözler Papa’nın sözlerinden etkili olur

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı ‘Keşke Anadolu Müslüman olmasaydı.’ sözlerinin Papa’nın Müslümanlara sarf ettiği sözler kadar etkili olacağını söyledi. ‘Karşıkaya Toplantıları’nda Anadolu’nun Müslüman olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Emin Alıcı, Vatan Gazetesi’ne Hıristiyan olduğunu açıkladı. Haberin Anka Ajansı tarafından önceki gün servis edilmesinden sonra gazetenin görüştüğü Rektör Alıcı, önce sözleri inkar ederek ses kaydığının bulunmadığını savundu. Ajansın ses kaydının bulunduğunu açıklaması üzerine ise Alıcı’nın tepkisi farklı oldu: “Ben Hıristiyan’ım ve bu sözler Papa’nın Müslümanlara sarf ettiği sözler kadar etkili olur ve sonuçları da benim için çok kötü olur.” İstanbul, Zaman

‘Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor’

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Emin Alıcı’nın, ‘Keşke Anadolu Müslüman olmasaydı.’ sözlerine toplumun her kesiminden tepki yağıyor. Konuşmaların Zaman’da yer almasının ardından gazete merkezini arayan vatandaşlar, Anadolu’nun Müslüman olmaktan gurur duyduğunu dile getirerek, rektörün haddini aştığını kaydettiler.

Hıristiyan olduğunu açıklayan Rektör Alıcı’nın başkasının dinine karışma hakkı bulunmadığını söyleyen Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, “Anadolu, Müslüman olmaktan rahatsızlık duymuyor, gurur duyuyor. Hıristiyan olduğunu söyleyen rektör, Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor. Onun inancı ona, bu milletinki de kendine.” ifadelerini kullandı. Gündoğdu, Papa’nın ‘zırva tevil götürmez’ denilebilecek açıklamasından sonra rektörün konuşmasının ‘Papa’nın danışmanının bir açıklaması gibi’ olduğunu savundu. Rektör Alıcı’nın ‘bir eğitimci gibi konuşmadığına’ işaret eden Gündoğdu şunları söyledi: “Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede, İslam’ın ana kaynağı olan Kur’an’da ilim, teknoloji ve kalkınma alabildiğine teşvik ediliyorken, rektörün matbaa gibi olumsuz örnekleri sanki İslam bunu emrediyormuş gibi konuşmasını yadırgadık. Rektör rektörlüğünü yapsın. Bilimle, üniversitesindeki sorunların çözümüyle, öğrenci ve akademisyenlerin önünü açmakla uğraşsın. İnsanların inançlarıyla uğraşmasın, ekmek yediği yere ihanet etmesin, işine baksın.”

Fatih Üniversitesi Sosyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Yard. Doç. Dr. Ali Murat Yel ise rektörlüğe kadar yükselmiş bir kişinin toplumun maneviyatıyla ilgili düşüncesizce açıklamalar yapmaması gerektiğini söyledi. Papa’nın açıklamalarından sonra tüm İslam dünyasının gerildiğini hatırlatan Yel, “Emin Alıcı’nın sözleri Papa’nın açıklamalarından daha da sert.” yorumunu yaptı. Toplumun, maneviyatına yönelen saldırılarda tepki vermeye açık olduğunu hatırlatan sosyolog Yel, “Bu konularda en ufak kışkırtmalar bile karşılık buluyor. Ülke olarak zaten zor bir dönemden geçiyoruz. Tüm toplumu sakin olmaya çağırıyorum.” şeklinde konuştu.

Üniversite Öğretim Elemanları Dayanışma Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Şefik Dursun da, Alıcı’nın sözlerinin geçtiğimiz günlerde İstamiyete hakaret eden Papa’nın sözlerinden daha ağır olduğunu söyledi. Rektörün Alparslan’dan itibaren Anadolu’yu İslamlaştıran ve bu uğurda şehit düşen Müslümanların kemiklerini sızlattığını söyleyen Dursun, “Bu millet Anadolu’da vatanı, dini için yüz binlerce şehit verdi. Rektörün bu konuşması bu vatanın evlatlarına saygısızlıktır.” dedi. Ankara, İstanbul, Zaman


function galerises() { window.open(’http://www.zaman.com.tr/extentions/multimedia/seslihaber/2006-09-27-emin-alici/index.php’,’10×10’, ’toolbar=no,status=no,scrollbars=no,location=no,menubar=no,directories=no,width=545,height=425’) } ●İşte rektörün inkar ettiği ses kaydı

Molla Süleyman’dan Rektör Emin Alıcı’ya Anadolu’nun Kriptoları


Herkes O’nu Molla Süleyman diye tanımıştı. 1760 yılında doğdu. 1843 yılında öldü. Hayatı bir çok kitaba, makaleye konu oldu. Çünkü O gündüz Müslüman görünüp gece gerçek dini Hristiyanlığa dönen bir Kripto’ydu. İki katlı konağında gizli bir kapı vardı. Kapı, üzeri tesbih ve seccade ile kapatılarak gizleniyordu. Gece oldu mu Molla Süleyman bu gizli kapıdan içeriye süzülür ikon ve şamdanlarla dolu şapelde (Küçük kilise) cübbeyi çıkarıp Papaz kıyafetini giyerdi. Yörenin Çocuklar gizlice bu şapelde Molla Süleyman tarafından vaftiz edilirdi.


1839’da Gülhane Hattı Humayunu’nun getirdiği yeni dönemle birlikte Molla Süleyman “Aslında gizli Hristiyan olduğunu ve gerçek adının Hristo olduğunu” açıklayacaktı.


Kripto Hristiyanlık gerçeğinin boyutu ise 15 temmuz 1857 tarihinde bir heyetin İstanbul’daki İngiliz Büyekelçiliği’ne giderek “Biz gizli Hristiyanız. Kendimizi açıklamak istiyoruz. Bize yardımcı olun” demesiyle ortaya çıkmıştır. Osmanlı dönemindeki İngiliz sefaretinin kayıtlarına göre Molla Süleyman gibi çift inançlı yaşayan 17 bin gizli Hristiyandan bahsedilir.


Peki kripto Hristiyanlık Osmanlı döneminde mi kalmıştır? Bugün var mıdır? Varsa hangi boyutlardadır?


Şimdi Türkiye Dedesinin adı Ohannis, Babası’nın adı Manufer olan 9 Eylül Üniversitesi Rektörü, Profesör Emin Alıcı’nın, Hristiyanlığını konuşuyor. Peki yıllardır dedesinin papazlığı dilden dile dolaşan ama kendisi irticaya karşı verdiği mücadele ile ünlü profesör kimdir?


Cumhuriyet’in ilk ordinaryus ünvanlı profesörlerinden biri olan ve yine Cumhuriyet’in çok önemli bir kurumunun başında uzun yıllar başkanlık yapan Profesör aslında hangi dine mensuptur? Türkiye’nin en güçlü ve zengin isimlerinden biri olan, işadamımızın dedelerinin Molla Süleyman’la ne tür bir ortak benzerliği vardır?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir