Rical-i gayp orduları her yerde

Bu sayfalarda çok fazla yerde duymadığınız bilgileri ver vermeye çalışan bir avuç yazan düşünür kesim bildiği bilgilerin sadakası sayılabilecek bilgileri sizin için vermeye gayret ediyor.

Netpano.com o yüzden dikkatlice tavsiye etmenizi öneririm.

Şunu bilin ki bu sayfanın yazarlarının hiçbir çıkarı yoktur aynen siteninde olmadığı gibi

Efendim sitemize o kadar sorular geliyor ki bizde sizin sayenizde araştırıp öğrenmeye çalışıyor veya bilenlere sizin adınıza soruyoruz.

Netpano.com da duyan bir çok okur bu sitede daha önce geçen kavramlardan biri olan Rical-i gayp orduları hakkında sorular soruyorlar.Bizde bildiğimiz kadarını sizinle paylaşalım istedik. Bu konular hakkında birçok eserde bulunmaktadır. Biz sadece yüzeysel bir bilgi vererek bu unutturulan kavramları tekrar ortaya çıkarmak için yazıyoruz.Daha ayrıntılı bilgi almak isteyen kişilere uzman kitaplara bakmasını öneriyoruz

Rical-i gayp Arapça yetişkin erkek anlamına gelen ‘racul’ kelimesinin çoğulu ile gözden saklı olan ,görülüp bilinmeyen şeyler hakkında kullanılan ‘gayp’ kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur.

Rical-gayp tabiri tasavvuf terimi olarak üçler,yediler,kırklar diye bilinen saklı ermişleri ifade eder.

Sufilerin başlarında Kutb’un bulunduğu ve kainattaki bazı şeylerin sevk ve idaresinden sorumlu olduğuna inandıkları evliya hakkında kullanılan bir tabiridir.

Sufilere göre bunlar Nüceba, Budela, Evtad, imameyn ve kutbu Azam olan Gavs’dan oluşurlar.

Nüceba adı verilen veliler kırk kişidirler.

Bunlar izn-i ilahi ile tüm yaratıkların yüklerini taşır, sıkıntılarını gidermeye çalışırlar Haktan gayrısına bakmazlar. Bu Allah dostları ahlakı kerime sahibi ,irfanlı kimselerdir.

Budela denilen veliler yedi kişidir.Bunlardan biri kendilerinin imamıdır. Bulunduğu yerde cisim ve suretini bırakarak sefere çıkmak aynı zamanda muhtelif yerlerde gözükmek ,Budelanın özelliklerindendir.

Budela kavramı gördüğünüz gibi sıfat olarak ne kadar bir mübarek kavram.Fakat özellikle günümüzde Budala ve Aptal anlamına bilerek neden sokulmuştur.Bir düşünelim. Çünkü bu kavramların olabildiğince bilinmesini istemeyen kişiler hala var.

Evtad denilen Allah dostları ise dört tanedir. Yerleri;doğu batı, güney ve kuzey olmak üzere kainatın dört ayrı köşesidir.Bunların içinden biriside kendilerinin imamıdır. Çivi ve kazık anlamına gelen kelimenin çoğulu olan Evtad’a bu adın verilişi evreni ayakta tutan dört direk mesabesinde oluşlarındandır.

İmameyn, birisi kutbun sağında ve diğeride solunda bulunan iki şahıstır.Sağda bulunan imam, melakut alemine yani ruhani alema bakar ve onun vücudu kutbiyyet merkezinden ruhaniyetyet alemine yönelen bir aynadır. Soldaki imam ise mülk(madde) alemine bakar.Onun vucududa cisimler dünyasına aynadır.

Gavs’a gelince; o kutbu azamdır. Mühim ve esrarlı işleri halletmek isteyenler ona muhtaç olurlar.Teberrüken vasıta kılınarak duası alınır. Zira onun duası asla reddedilmez

Gayp erenleri olarak tanımlanan mübareklerde on kişidir.Huşu ve Huzui Rabbani sıfatıyla mevsuf ve Rabbani tecellilerin tesiri altında olduklarından dolayı ne halk onları tanır nede onlar halkı tanırlar.Bunlar her asırda mevcuttur. Şu anda bile çevrenizde küçümsediğiniz biri belki manevi dünyanın önemli bir velisidir.

Peki bu yazılanlar sizce uydurma ve safsatamıdır. Kimi için olabilir ama inanan insanlar için bunlar olağan işlerdir.

Bakın Bediüzzam said nursi 10’uncu Lem’a adlı eserinde Abdülkadir Geylani’nin iman ve kuran hizmetindeki vazifesini anlatırken ‘Hizmet-i kur’aniye’nin bir silsile-i kerameti ve o hizmet-i kudsiyenin etrafında ‘izni-ilahi ile nezaret eden ve himmet ve duasıyla yardım eden Gavs-ı azam’ın bir nevi kerameti beyan edilecek’ ifadesi kullanılıyor.Bu kerametin üç türlü olduğu açıklandıktan sonra da şu ifadelere yer veriliyor.
’Birinci nevi o hizmeti ihzar etmek (hazırlamak) hadimleri (hizmetkarları) o hizmete sevk etmek cihetidir. İkinci kısım : Manileri bertaraf etmek ve muzırların şerrini def’edip onları tokatlamaktır.
Üçüncü kısım Hizmette halisen çalışanlara futur(gevşeklik ) geldiği vakit şefkatle tokatlamak… (Lem’alar 10 Lem’a)

Tabii ki kainat tümüyle Allah’ın kudret ve iradesi ile yönetilir. Ve Allah ‘ın bu kullara asla ihtiyacı yoktur. Bunda şüphe yoktur.

Gelecek yazımızda da Rical-i gayp’ın görevlerini inşallah anlatalım

Selam ve hürmetle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir