Savaşların Yeni Hedefi: Elektronik Ortam

Askeri mikrosensörler ve herşeyi bilen video ekranları pahalı olabilir. Ancak, bilgi sistemlerine saldırmak için ihtiyaç duyulan teknolojinin çoğu düşük maliyetlidir, yaygın olarak bulunabilir ve etkilidir. Alvin Toffler bilgi savaşının denge sağlayıcı özelliğine dikkati çekmektedir. Toffler “Bilgi savaşında ihtiyaç duyacağınız savaş tekniğini uygulayabilmek için büyük ve zengin olmanız gerekmez. İşte bu nedenle, fakir ülkeler, teknolojik olarak gelişmiş ülkelerden daha hızlı bir şekilde bilgi savaşını benimsemektedir.” demektedir.

Günümüzde ileri memleket orduları geleceğin bilgi savaşları için yoğun hazırlıklar yapmaktadır. Gelecekte, Amerika müttefiklerinin “Körfez Savaşı”nda olduğu gibi saldırıya uğraması durumunda, Amerika müttefikine askerlerle ve savaş gemileriyle yardım göndermek yerine, önce saldırgan tarafa mouse, video ekranları ve klavyelerle müdahale etmeyi planlamaktadır.
  Önce saldırgan ülkenin telefon şebekesine, bütün telefon sistemini çökertecek bir bilgisayar virüsü sokulacaktır. Daha sonra, önceden belirlenmiş bir zamanda harekete geçmesi için programlanmış olan bilgisayar lojik bombaları demiryolu hatlarını ve askeri konvoyları kontrol eden elektronik yönlendiricileri işlemez hale getirecektir. Bu sırada düşman kuvvetlerinin komutanları, telsizlerinden aldıkları emirleri sahte olduklarını bilmeden uygulayacaktır.
Özellikle psikolojik harekat için donatılmış olan A.B.D. uçakları, halkı ülkenin başındaki yöneticiye karşı ayaklandıracak propaganda mesajları ile düşmanın televizyon yayınlarını altüst edecektir. Bütün bunların tek kurşun atılmadan yapılacağı kabul edilmektedir. Virginia`da ve Pentagon`da “Bilgi Savaşı”nın konsept çalışmaları ve diğer hazırlıklar yapılmaktadır. Bilginin savaş hedefi olarak kullanılması savaşın şeklini değiştirecektir.
Amaç, 20.yüzyılın sonlarındaki teknolojik mucizeleri, düşmanın askeri ve sivil altyapısına hızlı, gizli, yaygın ve yıkıcı saldırılar başlatmak için kullanmaktır. TIME dergisinin yaptığı röportajlar sonucunda, Pentagon`un savaş alanını bilgi teknolojisi ile yenileyip, tankların I. Dünya Savaşı`ndaki ve atom bombasının II. Dünya Savaşı`ndaki et-kinliği gibi bir etkinliği gelecek savaşlarda bilgiyi kullanarak yapmayı planladığı anlaşılmaktadır.
Amerikan ordusunda, donanmasında ve hava kuvvetlerinde bilgi savaşı karargahları oluşturulmaktadır. Geçtiğimiz Haziran ayında Washington`daki “National Defen-ce University”, bilgisayar saldırılarına karşı savunmadan, savaş manevralarının sanal gerçeklikle planlanmasına kadar birçok alanda özel olarak yetiştirilmiş 16 “bilgi savaşı subayını” mezun etmiştir. Temmuz ayında da Newport`taki Deniz Harp Okulu`nda “bilgi savaşı uzmanları” tarafından, düşmanın bilgisayar sistemlerini felce uğratan küresel bir savaş oyunu oynanmıştır. Bu yıl sonunda Pentagon subayları, son iki yılda gerçekleştirilen bir düzine gizli bilgi savaşı oyunundan alınan sonuçları, gelecekte askeri taktiklerin nasıl değiştirilmesi gerektiğini belirlemek için inceleyecektir.
ABD Milli İstihbarat Örgütü (The National Security Agency); ordu, donanma ve hava kuvvetlerindeki çok gizli istihbarat birlikleri ile birlikte, halihazırda ev ve işyerlerindeki bilgisayarlara bulaşan virüs tipleri ile düşmanın bilgisayar sistemlerine zarar verme yollarını araştırmaktadır. “Lojik bomba” adı verilen bir başka virüs de, düşman sistemine yerleştirildikten sonra, önceden belirlenmiş bir zamana kadar cansız ve hareketsiz kalıp, harekete geçtiğinde verileri yoketmeye başlayacaktır. Bu tip bombalar ile bir ülkenin hava savunma sistemine ya da merkez bankası bilgisayar sistemine saldırılabilir. CIA` in, yabancı bir silah üreticisinin, potansiyel bir düşman ülkeye sevkedeceği silah sistemlerinin içerisine bubi tuzaklı bilgisayar çipleri yerleştirecek gizli bir programı vardır. Bu teknik “chipping” olarak adlandırılmaktadır. Bir diğer programda ise ABD Milli İstihbarat Örgütü, silah sistemlerine yazılım hazırlamaları için silah üreticileri tarafından sözleşmeye bağlanan bağımsız müteahhit firmalarının, hazırladıkları yazılımlara virüs bulaştırmanın nasıl sağlanacağının yollarını aramaktadır. Bilgi teknolojisi uzmanı olan bir CIA kaynağı şöyle söylemektedir: “Silah satıcısının şebekesine giriyorsunuz. Silah üreticisinin ikmal sistemine girerek virüs yerleştirilecek parçayı seçersiniz, parçayı ele geçirip içine virüsü yerleştirirsiniz. Silah üreticisi silahı tamamlayıp yabancı ülkeye yolladığında, silahın içinde aktif olmayan virüs vardır. Silahı alan ülke ileride hasım konumuna geçerse uzaktan göndereceğiniz bir kodla silahı işlemez hale getirirsiniz. Her şey çalışıyor gibi görünse de, örneğin savaş başlığı patlamaz.
Bilgi savaşı silahları, bilgisayar virüslerinden çok daha değişik, alışılmamış olabilir. New Mexico` daki Los Alamos Milli Laboratuvarında yüksek güçlü elektromanyetik puls (EMP) üretebilen çanta büyüklüğünde bir aygıt geliştirilmiştir. Komandolar yabancı bir başkente gizlice girebilir, EMP çantasını bir bankanın yanına yerleştirebilir ve sistemi çalıştırabilirler. Sonuçta ortaya çıkan pulslar binadaki bütün elektronik parçaları yakacaktır. Diğer öneriler, biyoloji ile elektroniği birleştirmektir. Örneğin, Pentagon görevlileri, mikroorganizmaların çöpleri yoketmesi gibi, mikropların da bilgisayarların içindeki elektroniği ve yalıtkan malzemeyi yoketmek için yetiştirilebileceklerine inanmaktadır.
Bilgi savaşları haber alma tekniklerinin geliştirilmesini teşvik etmektedir. Pentagon halihazırda uydulara, ajan uçaklara ve yerdeki düşmanı izlemek için içine kameralar yerleştirilmiş insansız uçaklara sahiptir. Gelecekte binlerce minik sensör havaya gönderilebilir. Massachussetts Teknoloji Enstitüsü Lincoln Laboratuvarı` nda, fotoğraf çekebilen, sigara paketi büyüklüğünde bir insansız hava aracı yapılmaya çalışılmaktadır.
Bilgi savaşı, sıcak savaşı muhtemelen önleyebilir. Bunun yanı sıra, kullanılan teknikler ve teknoloji gerçek bir sıcak savaşın yönetimini kolaylaştırabilir ve konvansiyonel silahlı kuvvetlerdeki eksikleri telafi edebilir. Yüksek rütbeli subaylar, gelecekteki savaşlarda savaşabilmek için bilgi işleme ve komünikasyon konularında Amerika`nın teknolojik önderliğinden yararlanmaları gerektiğine inanmaktadır.
Geçen Mayıs ayında Kansas, Fort Leavenworth`de yapılan bir savaş tatbikatında, bilgi işlem cihazları ve 2010 yılına kadar Amerikan ordusunun hizmete almayı planladığı yüksek teknolojili silahlarla donatılmış olan 20.000 kişilik bir Amerikan piyade tümeni, üç misli büyüklüğündeki Kuzey Kore ordusuyla çarpıştırılmıştır. Savaş emirlerini hızla ileten bilgisayarlar ve savaş alanında düşmanı çok daha iyi gösteren sensörler sayesinde Amerikan ordusu üstünlük sağlamıştır.
Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı`ndaki bilim adamları “Force Threat Evaluation and Weapon Assignment” adı verilen, herşeyi bilen bir bilgisayar sistemi üzerinde testler yapmaktadır. Bu sistem, bir donanma grubunun radar sinyallerini alıp, bunları amiralin ekranda izleyebileceği şekilde üç boyutlu görüntü haline çevirir. Amiral, ekranda karmaşık semboller yerine düşman ve dost uçakların grafiklerini görür. Bir “mouse” kullanarak, tehdide herhangi başka bir açıdan bakmak için görüntüye müdahale edebilir. Bilgisayar, saldırılması gereken hedefleri gösterir ve hatta ekranın başından uzaklaşıldığı sırada dahi gökyüzünü taramaya devam eder.
Amerika, 2010 yılına kadar, her askerin ve silah sisteminin elektronik olarak birbirine bağlanmasıyla savaş alanlarını sayısallaştırmayı hedeflemektedir.
Geleceğin savaşlarının, günümüzün bilimkurgu gerilim filmlerine benzeme ihtimali vardır. Günün birinde liderler, gerçek bir savaşa girmeye karar vermeden önce, aralarında sanal savaş yapacaklardır. Bazı bilimkurgucular, kimin kazanacağına karar vermek için ülkelerin, gerçek savaş yapmak yerine bilgisayar savaşlarına yöneleceğini söylemektedir.
Bütün bunlar, askeri kuvvetlerin büyük çapta yeniden yapılanmasını gerektirebilir. İçlerine yerleştirilmiş mikroişlemciler sayesinde elektronik olarak kumanda edilebilen insansız uçak ve gemilerle, hedefleri takip ederek isabet kaydeden küçük boyutlu akıllı silah sistemlerinin kullanılmasıyla, uçak gemileri ve insanlı bomba uçakları gelecekteki savaşlarda kullanılmaz hale gelebilirler.

Askeri mikrosensörler ve herşeyi bilen video ekranları pahalı olabilir. Ancak, bilgi sistemlerine saldırmak için ihtiyaç duyulan teknolojinin çoğu düşük maliyetlidir, yaygın olarak bulunabilir ve etkilidir. Alvin Toffler bilgi savaşının denge sağlayıcı özelliğine dikkati çekmektedir. Toffler “Bilgi savaşında ihtiyaç duyacağınız savaş tekniğini uygulayabilmek için büyük ve zengin olmanız gerekmez. İşte bu nedenle, fakir ülkeler, teknolojik olarak gelişmiş ülkelerden daha hızlı bir şekilde bilgi savaşını benimsemektedirler.” demektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir