Seçmen Efendi’yi Sorgulama



-Ayağa kalk bakalım Seçmen Efendi,
-Buyrun…
-Ne bu 29 Mart hallerin?
-Ne varmış halimde efendim?
-Daha ne olsun, Sevr’i geri getirdin!
-Nasıl yapabilmişim bunu?
-Ülkeyi üçe böldün, sahiller CHP’ye, Güneydoğu DTP’ye, İç bölgeleri AKP-MHP’ye verdin? Sevr’in çizdiği harita ile, senin 29 Mart’ta ortaya koyduğun harita aynı…
-Ne varmış bunda?
-Ne demek ne var bunda? AKP galip sayılır bu yolda mağlup oldu. DTP’nin eli güçlendi ve Ermenistan sınırına kadar dayandı!
-Elimden gelen budur efendim.
-Lan bidon kafalı!, Senin kaprislerine tahammül etmek zorunda mıyız?
-Hayır efendim, beş yılda bir söz veriyorsunuz, onu da eğri anlamak için yeteneklisiniz maşaallah!
-Kinaye mi yapıyorsun lan,
-“Don paça soyunup geviş getiren, kalın, kısa bacaklı, kıllı kara Seçmen Efendi, her yerde sahilde yaptığını yapsana. Sahil şeridi insanları bir çuval kömüre oyunu satmaz, çünkü sahilde kara kış, iki metre kar olmaz. İki kilo pirince oyunu satmaz, çünkü hiçbir şey bulamazsa iki balık tutar, karnını doyurur.” Ne bu İçanadolu’da, Doğuda kar karşısında çaresizliğin!
-O sizin yorumunuz
– Neyse bunu geçelim. Sayın Seçmen Efendi, Antalya’da yaptığın müthişti, İzmir de öyle. Balıkesir, Manisa tadından yenmiyor.
-Teveccühünüz efendim.
-Karnını kaşıyan adam! Aldın beyaz eşyaları, yine de eğilmedin Tunceli’de, bravo! Tebrikler. Fakat bu İçanadolu’daki yaptığını nasıl savunacaksın? Niğde’de mesela?
-Savunmak zorunda mıyım?
-Sen her zaman savunmadasın zaten.
-Batı sahillerini CHP’ye verdin, nihayet bir isyana başladın ve Cumhuriyet Savaşları çıkardın. Bu kıyamına saygı duyuyoruz.
-O sizin yorumunuz.
-Bak bir daha 22 Temmuz hallerinde görmeyeyim seni Seçmen Efendi!
-Onu benim paşa gönlüm bilir!
-Ne demek Paşa gönlüm bilir, yoksa bidon kafalı olmaktan, karnını kaşıyan adam olmaktan, kara kıllı olmaktan kurtulamazsın…
-?
-Bak 29 mart halini başlangıç sayıyoruz.
-Neyin başlangıcı?
-Bütün sahiller CHP’de kaldı! Hem de Cumhurbaşkanı Gül’ün rektör seçmediği Akaydın gibi adaylarla!
-Hatay, Samsun, İstanbul, Rize AKP’de ama.
-Geç bunları, geç! Arada kalan birkaç şehirle ortaya çıkanı düzeltemezsin.
-Bu AKP’nin %39 oyunu değiştiriyor mu?
-Bu aşağı doğru inen bir sürecin başlangıcı.
-Eee, n’olmuş?
-Buradaki gücü, sen de gizli olan “gizil gücü”nü idrak ettin mi?
-Kem, küm.
-İşte biz seni böyle seviyoruz. Bu “gizil gücü” harekete geçirmeye devam et!Yoksa darbe marbe gelir mazaallah.
-Hık mık.
-Seçmen Efendi! Gelecek seçimlere kadar cezalısın, ev hapsi veriyorum sana! Yeni bir seçime kadar söz hakkını alıyorum elinden!
-Canınız sağolsun, hep öyle yapmıyor musunuz zaten?
-Hadi hadi şımarma, efendi efendi, ev hapsine….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir