ŞEFFAF BİR YÖNETİM ÖZLEMİ İLE

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Beyazıt ile geçtiğimiz günlerde bir toplantı vesilesi ile beraberdik. Beyazıt, Türkiye’de her alanda bir güven bunalımı yaşandığına dikkat çekerek, toplumun kurumlara olan güvenini tazelemesi için herkesin yönetim kalitesini geliştirmesi gerektiğini belirtti. Kurumsal Yönetimin “Adillik, Şeffaflık, Hesap Verilebilirlik ve Sorumluluk” ilkelerinin Türkiye’de tüm kurumlar için geçerli olduğunun altını çizen Bayazıt, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkesinin TSK içinde geçerli olup olmadığına ilişkin sorumuza bu ilkelerin tüm kurumlar için geçerli olduğunu, kurumlar arasında fark gözetilmediğini ve gözetilmemesi gerektiğini belirtti.



Türkiye’de yaşananlara bakın Ergenekon dosyası bir türlü kapanmadı. Türkiye’de neler olmuş neler haberimiz yok. Haberimiz olan da buz dağının görünün yüzü. Peki, bugüne nasıl gelindi dersek. Cevap basit .”Devlet Sırrı” söylenmez… Veya şu kadar harcama yapılmış nereye yapıldı? Cevap basit yine “Örtülü ödenekten” açıklama yapılmaz. Oldu mu şimdi? Gizli olan veya insanların zihninde şüphe uyandıran en ufak bir nokta bile olsa o nokta büyür büyür kocaman bir kaya olur ve toplumun başına düşer.



Her yıl kurbanlar kesiliyor değil mi? Birçok dernek veya vakıf güvenerek parasını yatırıyor. Vekâletle kurban kestiriyor. Bugüne kadar da bir kimse sanırım çıkıp da arkadaş benim kurbanım nerede, kim kesti, kime dağıtıldı dedi mi? Demedi… Sağolsun Cumhuriyet Savcısından ki o ortaya çıkardı. Meğerse yüzlerce kurban kesilmemiş, kesilmiş gibi yapmış. Peki, bundan kim zarar gördü. Sivil Toplum Örgütleri zarar gördü. Toplumda şimdi bu tür derneklere karşı bir zan oluştu. Buna sebep nedir? ŞEFFAF OLMAYIŞIMIZ…


Şeffaflık her alanda geçerlidir. Devlet yönetiminde, ticaret hayatında ve evlilik müessesenin devamında da geçerlidir. Düşünün çiftler evleniyor ama birbirlerinden sakladıkları neler var neler var? Oldu mu şimdi bu evlilik…



Yardımcı Dr. Ramazan Şengü’ün Bilişim Çağında Şeffaf Yönetim adlı bir araştırma kitabı var. Şengül, kitabın önsözünde şöyle diyor: “Devlet/yönetim faaliyetleri kamu gücü icra edilerek toplum adına yerine getirildiğinden vatandaşların ilgi alanındadır… Demokrasinin gelişimine paralel olarak günümüz bilgi-iletişim çağında geleneksel yönetimin gizlilik anlayışı güçlü şekilde eleştirilmektedir. Bu süreçte kamu yönetimlerinin şeffaflaşması gereği daha vurgulu şekilde dile getirilirken şeffaflık üzerine kurulu yeni yönetim kültürü yükselen değer olmaktadır.” İnternet çağındayız daha fazla şeffaf olmamız gerekirken sakladığımız bir şey mi var ki bu gizlilik bu kayıt dışılık… A firması bankaya başvuruyor kredi almak için. Banka soruyor bilançonu getir. Gelen bilançoya bakıyor, mevcut mal varlığına bakıyor. Haklı olarak şaşırıyor. Bilançoda 3 lira görünüyor ama siz bana 5 liralık mal varlığımız var diyorsunuz. Şeffaf olmayan, kayıtdışı olan bir şirkete kredi vermeyiz. Ama maalesef Türkiye’de böyle. İki defter tutuyoruz .Bir şirket içi defter bir de resmi defter…Buyurun şimdi şeffaf olun….



İslâm dini şeffaflığı emreder… Üzerine basa basa aman ha ZANDAN kaçının der. Zan oluşturacak, başkasının da size karşı zan oluşturacak hareketlerden kaçının der. Şu meşhur hadiseyi duymuş olmalısınız; Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) hanımı ile beraber giderlerken bazı sahabelerin yanından geçtiler.Efendimiz ileride durdu, hanımına ”sen burada az bekle” diyerek az önce yanından geçtikleri sahabelerin yanına geldiler ve ”bu hanımım Safiyye’dir” buyurdular.Sahabeler ”Ya Resulallah senin hakkında da sui zan mı edecektik!” dediler.Efendimiz;”Şeytan, insanın kan damarlarında gezer!” buyurdular.



Evet, evde, işyerinde, arkadaşlıkta, dostlukta her yerde şeffaf olmamız dileği ile… Tabii bunun sonu yok olabildiğince şeffaf olmaya çalışalım.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir