ŞEHİR TİYATROLARI KİMİN?

Son günlerde Şehir Tiyatroları üzerinden bir patırtı koparılıyor.
Zannedersiniz ki, devlet birilerinin malını gasp ediyor. Oysa işgal altındaki
bir kurum sağlıklı bir zemine oturtuluyor. Bir başka ifadeyle, İstanbul
halkının malı olan Şehir Tiyatroları gerçek sahibine iade ediliyor.

Aslında ortada çok ciddi bir değişiklik de yok. Ufak-tefek
pürüzler düzeltiliyor. İşte olayın gerçek yüzü: 12 Nisan 2012 Perşembe günü
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından Şehir Tiyatroları Müdürlüğünün
Görev ve Çalışma Yönetmeliği kabul edildi. Böylece 1980 yılından beri
uygulamada olan eski Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış oldu. Zira kendini
yenileyemeyen ve çağın gerisinde kalan Şehir Tiyatroları, bu yüzden önemli ölçüde
seyirci kaybına uğramıştı. Yeni Yönetmeliğin gelişen şartlara ve yeni
ihtiyaçlara cevap verecek şekilde düzenlendiği anlaşılıyor.

Eski
Yönetmelikte neredeyse tek başına Genel Sanat Yönetmeninin uhdesine bırakılan
repertuar oluşturma görevi, Edebi Kurul’a devredilmiş bulunuyor.

Eski
haliyle Repertuar Kurulu’nda Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı’nın yanı sıra
Genel Sanat Yönetmeni, Şehir Tiyatroları sanatçılarından bir temsilci ve
üniversite ve dernekler ile vakıflardan Başkan tarafından atanan 4 üye toplam 7
üye bulunmaktaydı. Yeni Yönetmelikte ise bu tabloya sadece Müdür ilave
edilmiştir.

Eski
Yönetmelikte Repertuar Kurulu kuruma gönderilen metinlerin oynanmaya değer olup
olmadıklarına karar vermekteydi. Yeni Yönetmelikte “Edebi Kurul” sezon
repertuarını belirleyen bir kurula dönüştürülmüştür. Gelen metinlerle ilgili
değerlendirme ve raporlama safhası Dramaturgi Bürosuna verilmiştir.

Eski
Yönetmelikte Yönetim Kurulu 7 kişiden oluşmaktaydı, yeni yönetmelikte de bu
sayı muhafaza edilmiştir. Eski Yönetmelikte Yönetim Kurulunda Genel Sanat
Yönetmeni, Müdür, Genel Sanat Yönetmeni’nin önerdikleri arasından Başkan
tarafından atanan 1, sanatçılar arasından 2, İBB personeli arasından 1 ve İBB
Meclisin üyelerinden 1 olmak üzere, toplam 7 üye bulunmaktaydı. Yeni Yönetmelikteki
tablo ise şöyle: Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanı, Genel Sanat
Yönetmeni, Müdür, sözleşmeli personel arasından 2 ve İBB Meclis temsilcisi
olarak 1 kişi toplam 7 üye olarak tespit edilmiştir. Böylelikle, halktan yetki
alan Belediye Başkanlığı karar süreçlerini yakından takip etme imkânına sahip
olacak, alınan kararların uygulanması sürecindeki sıkıntılar da giderilmiş
olacaktır.

Disiplin
Kurulu’nun eski ve yeni yönetmelikte üye sayıları ile temsil durumunda bir
değişiklik olmamış; eski yönetmelikte sanatçı belirleme kriteri 15 yıl iken,
yeni yönetmelikte bu süre 10 yıl olarak belirlenmiştir

Teknik
Kurul’un kuruluş ve yapısı genel hatlarıyla her iki yönetmelikte de aynıdır.

Yeni
yönetmelikte Müdürlüğün genel teşkilat yapısı bir bütün olarak göz önünde
bulundurulmuştur. Eski yönetmelikte Başkanlık, dolaysıyla da Müdürlük teşkilat
yapısında bir ayrıntı olarak zikredilmiştir. Yeni mevzuat gereği yeni
yönetmelikte Müdürlük teşkilat yapısı ayrıntılı olarak ifade edilmiş;
Müdürlük’te görev yapmakta olan başta sözleşmeli personel (A, B ve C
kadrolarında görev yapan personel) olmak üzere bütün çalışanlar tanımlanmış, görev ve sorumlulukları ifade edilmiştir.

Müdürlük
teşkilat şemasında ifade edilen sözleşmeli kadroların her biri tek tek
tanımlanmış, her kadroya atanacak personelin atanma şartları ve ne suretle
atanacakları zikredilmiştir.

Teşkilat
şemasında idari ve sanatsal birimler kendi içinde gruplandırılarak tanımlanmış
ve her iki yapıda tanımlanan birimlerin yatay ve dikey bağlılıkları ifade
edilmiştir. Yeni yönetmelik kurumda görev yapmakta olan sözleşmeli personelin
mevcut yasal haklarını güvence altına almış, bundan sonra yapılacak
uygulamaları tarif etmiştir.

Esas
itibariyle sanatsal alanlarda idarenin süreçlerde bulunması dışında aktif bir
görev tanımlaması yapılmamıştır. Belediye Meclisince kabul edilen yeni
yönetmelikte, eski yönetmelikte olduğu gibi, sanatsal alanın takip, kontrol ve
karar verme süreçleri sanatsal birimlere; dolayısıyla Genel Sanat
Yönetmenliğine bırakılmıştır.

İdari
iş ve işlemler ile sanatsal alanda takip edilmesi gerekli iş ve işlemler
ayrıntılı olarak tanımlanmıştır.

Netice
itibariyle 1980 yılından buyana yasalarda meydana gelen değişiklikleri de
içeren, İstanbul halkının beklentilerine cevap vermeyi hedeflemiş, çağdaş
yönetim normlarını dikkate alan yeni bir Yönetmelik düzenlenmiştir.

Bu düzenleme kimleri, neden rahatsız etsin? Halkın imkânlarıyla halka hizmet eden
bir kurum bundan zarar görmez; bilakis daha sağlıklı bir yapıya ulaşır. Ama
“üzüm yemek” yerine, “bağcıyı dövmek” niyetinde olanlar bu durumdan vazife
çıkarmaya çalışacaklardır. Akıl ve izan sahipleri ise asla bu yaygaraya prim
vermeyeceklerdir. Zira Şehir Tiyatroları hepimizindir; bir grup seçkin zümrenin
çiftliği olarak kalamazdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir