ŞEMDİNLİ AKTÜTÜN KARAKOLU’NA ÜÇÜNCÜ SALDIRININ ŞİFRELERİ

ŞEMDİNLİ AKTÜTÜN KARAKOLU’NA ÜÇÜNCÜ SALDIRININ ŞİFRELERİ

Genelkurmay Başkanı Sn. İlker Başbuğ’a Şemdinli’nin Aktütün
Karakolu’nda Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yapılan menfur saldırı sonrasında şehit
olan askerlerimiz için başsağlığı, yaralılar için de acil şifalar diliyorum.

Olay çok sıcak, ortalık toz duman…. Hafızam beni yanıltmıyor
ise, Aktütün Karakolu’na 16 sene önce de benzeri bir saldırı yapılmış ve 22 asker
hayatını kaybetmişti.

Çok yakın bir süreçte, geçtiğimiz Mayıs ayında mezkûr
karakola düzenlenen saldırıda 6 askerimizi kaybetmiştik.

Bugün ajanslara ve internet sitelerine düşen haberlerde 15
askerimizin şehit olduğu 2 askerimizden de haber alınamadığı ifade ediliyor.

Kimi gazete haberleri ve ajans bilgilerine göre Karakolda
400 asker var. 22 erimizi kaybettiğimiz 16 sene öncesinde ise karakolda 100
askerin varlığından bahsediliyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kışın en zor şartlarında 50 bin
askeri sınır ötesi harekât kapsamında Irak’a şöyle bir götürüp geri getirme
kabiliyeti, planlaması ve stratejisine karşın neden ve nasıl oluyor da böylesi
bir baskını Şemdinli Aktütün Karakolu yiyebiliyor?

Osman Pamukoğlu’nun Tempo dergisinde çıkan “Amerika’ya karşı
mukavemet asla düşünülemez” mealindeki sözleri nedeni ile ondan keyifle
bahsetmesem de askerlik anılarını içerir, dağda taşda yaptığı operasyonları
anlatan, karakol mantığına getirdiği yaklaşımları içeren kitabındaki bilgiler
geldi aklıma.

Sürekli tahrik edilen bir askeri bünye bu kapsamda da
Türkiye Cumhuriyeti Devleti itidali binlerce yıllık devlet geleneği medeniyet
mirası sayesinde muhafaza edebiliyor olsa gerek. Yoksa tez canlı, heyecanlı
kararlarla nice canlar yanar, gönüller kırılırdı.

Genelkurmay Başkanı Sn. Orgeneral İlker Başbuğ’un terörü
besleyen temelleri iyi tespit edip mücadele yöntemlerini bu kapsamda
değerlendirmeliyiz şeklinde yorumlanabilecek açılımını en büyük tehdit olarak
görenlerin cevabı niteliğinde bir tahrik bu saldırı.

Her olayı da aman bu tür tahriklere kapılmayalım şeklinde değerlendirilmesini
de beklemiyoruz.

Çok gerilere gitmiyorum. Önce Çanakkale’nin intikamını almalı,
sonra Deniz Kuvvetlerimize Muavenet Gemisi üzerinden yapılan o edebsiz saldırının
bedelini ödetmeli, ardından Başbağları da unutmamalıyız. Adalet ve vakarımıza gölge
düşürmeden.

Elhamdülillah
binlerce yıldır millet olarak hiçbir toplum elinizde, ekmeğinizde bizim kanımız
var diyemiyor.

Kendi aralarında ana dilleri Arapça ile anlaşamayan
milletlerin şıkır şıkır Fransızca konuşarak iletişim kurabilmelerini örnek
vererek ne demek istediğimi az üstü kapalı anlatabildiğimi sanıyorum

Yapılacak çok iş var çok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir