SEYTANIN GERCEK YÜZÜ VE 2012

İnsanlık zihnine dünyanın 2012 yılından başlayarak bir nevi çağ kıyametine gireceğini üfleyenler kimler? Tabii ki meşhur küresel sihirbazlar. Medya ve film sektörünüde kullanarak insanlık bilincine küresel ısınma tabirini soktukları gibi şimdide foton kuşağı tabirini beyinlere montaj yapmaktadırlar. İnsanlıkta bu konuda yeni bir bilinç oluşturmak için dünya çapında oturumlar, sempozyumlar düzenlemektedirler.

Son günlerde ülkemizde de medyada bu konu ile ilgili programlara sıkça rastlanmaktadır.

Bu konuda bazı profesör ve yazarların foton kuşağını İslamî argümanlarla açıklama çabasında oldukları görülmektedir.

Netpano.com okurları değerli vaktinizden çalmamak için bu konu ile ilgili uzun uzadıya bilgiler aktarmayacağım.

Yalnız konuşmacılardan birinin şu cümlesine karşılık bir çift kelime edip hemen konunun içrek bilgisine gireceğim.

Şöyle diyordu bir konuşmacı: “Artık dünya karanlıklardan kurtulup aydınlık çağa girecektir.”

Oysa Hz. Muhammed (sallalahu aleyhi vessellem) Efendimiz’in dünyayı şereflendirmesi ile zaten karanlıklardan dünya çıkmış ve aydınlığa girmişti. Bunu hemen söyledikten sonra 2012 yılından başlayarak belli periyotlara göre dağılmış tarihler verilerek belli evreler anlatılmaktadır. Dinî ve bilimsel argümanlar harmanlanarak “2012 yılından sonra dünya şöyle olacak…böyle olacak.” “Işık çağı başlayacak.” diyerek yeni felsefi akımlar ve mistik kavramlar yüklenerek sahte bir dinin ayak sesleri insanlık bilincine duyurularak yavaş yavaş enjekte edilmektedir. Bu çağ sözde bildiğimiz çağlar gibi de değildir. Milyonlar sene zarfında gezegenlerin, yıldızların bir araya gelmesi ile başlayacağı iddia edilen bir çağdır söylediklerine göre. Takdir edilir ki, bu çağa ve bu yeni dine bir de peygamber gerekir. Tabii ki sahte bir peygamber. Senaryo böyle sürüp gitmekte. İnsanlık beynine bunları yerleştirmek için kullandıkları en güçlü silah, zamanın modası ‘Mistisizm’dir.

Mistisizmi bilimsel, dinî ve felsefi argümanlarla harmanlayıp insanların beynine reddedemeyecekleri bir şekilde senaryolaştırmışlardır.

Hemen burada bizim yazar, çizer ve bilim adamlarımıza da bir uyarıda bulunmak isterim.

Sakın, bu hiçbir bilimsel gerçekliği olmayan, dinî kaynaklarda delili bulunmayan senaryoya, bilimden ve dinî verilerden örnekler vererek alet olmasınlar. Bu akımın modalaştırılma ve yaygınlaştırılmasında bir payları olmasın.

Hitit, Sümer ve Eski Mısır kaynaklarında bulunan bazı bilgilerle yıldızlara bakıp, gök hareketlerinden bir sonuç çıkartarak bu plana katkıda bulunmasınlar.

Bu bir senaryo dedik. İnsanın aklının reddedemeyeceği delillerle(!) kurgulanan bu senaryo hakkında yazdıklarımıza, 2012’de kullanacakları bir düzenbazlık projesinin belgesini açıkladığımızda umarım hak vereceklerdir.

Tabii her zamanki gibi birileri de kızacaktır.

P=13 ( PLAN:13)

2012 yılına girildiğinde bütün dünya medyasında bir bomba haber “Flaş! Flaş! Flaş!” spotlarıyla yürürlüğe konacaktır. Konu başlığı: “İnsanlık bilinci, tüm gerçek diye bildiklerimizi, ezberlerimizi bozacak bir bilgi keşfetmiştir.”

Bazı eski uygarlıklar(!) şeytanı bugün olduğu gibi boynuzlu, sakallı, toynaklı, yarı hayvan biçiminde tasvir etmişlerdir.

Bunu rastgele yapmamışlardır. Meğerse şeytan yeryüzü coğrafyasının bir parçasında kendi suretini göstermişte, o zamanki uygarlıklar bu sureti ileri bilgileri ile nakşetmişlerdir.

Meğerse şeytan Hazar bölgesindeki bir kara parçasında bu sureti insanlığa gösteriyormuş. Tabii bu şeytanın suretini görebilmek için, uzaydan dünyaya bakmak gerekir.

Eski uygarlıklar dedikleri tabii ki seçilmişleri. Tabii seçilmişlerininde de seçilmişleri. Sözü uzatmayalım. Bu eski uygarlık neden İsrailoğulları olmasın ki?

Bu teknoloji ile uzaydan dünyaya bakıp şeytanın o suretini çekmişler.

Tabii buraya kadar olan düzenbaz kurgu için şu söylenebilinir: “Bu bir hikayedir.” Haklısınız; ama devamını okuyup öyle karar verin.

M.Ö. basılmış, bugün kataloglarda ve müzelerde bulunan bir paranın üzerinde bu resim nakşedilmiş ve bu bir delil olarak gösterilir. Senaryoları için, tarihsel bir belge sayılan bu eski paranın üzerindeki resmi örnek gösterip, “İşte o söylediğimiz şeytanın sureti bu.” derler. Hikayelerine müze ve kataloglarda eski çağlara ait olduğu bilinen bir paranın üzerinde bulunan resimden devam ederler

——————————————————————————–

186 Didrachm circa 490-475, AR 8.71 g. Horseman r., hurling javelin. Rev. Forepart of man-headed bull
swimming r.; below, CEΛΑΣ. Jameson 576 (these dies). SNG ANS 14 (these dies). Jenkins 71.
Iridescent tone, minor die-break on reverse, otherwise extremely fine 1’500

187 Tetradrachm circa 465-460, AR 17.35 g. Slow quadriga driven r. by charioteer holding reins and kentron; in
the foreground, column. Rev. CΕΛΑΣ Forepart of man-headed bull r. SNG ANS 50 (these dies). SNG
Ashmolean 1733 (these dies). Jenkins Gela 230.
Well centred and lightly toned, about extremely fine 6’000
Ex Kunker sale 115, 2006, 73.

———————————————————————————-

————————————————————————————

Sizde okumaya devam edin lütfen. Bir de bunlara son teknoloji ile uzaydan çekmiş oldukları Dünya fotoğrafında; Hazar’da bulunan o kara parçası, yani şeytanın sureti olduğunu iddia ettikleri, yani paranın üzerindeki o resmi gösterince, biraz bilgisiz ve inanç zaafı içerisinde olanlar için reddedemeyecekleri bir delil olacaktır.

M.Ö DÖNEMİNDEKİ MEDENİYETLERİN KULLANMIŞ OLDUGU YARI İNSAN YARI HAYVAN GÖRÜNÜMLÜ VARLIKLARIN RESİMLERİ. PARADAKİ SİLÜETLE HAZAR BÖLGESİNDEKİ SİLÜETİ KARŞILAŞTIRIN LÜTFEN

Şöyle diyecekleridir: “O para çok eski dönemlere ait bir para. Gösterdikleri kara parçası bugün son teknoloji ile çekilmiş bir resim. Nasıl oluyor da o zamanki çağlardan bu bilinebiliyor? Demek ki söylenenler doğru. İşte bilimsel veriler. İşte belgeler. Bu reddedilemez.” Bir de şöyle bir kurgu yapılsa: Suret Hazar’da; yani bütün enerji bölgelerinin kesişim yerinde. Savaşlarda enerji anlamında orada. Savaşın olduğu yerde de şeytan mevcuttur. Hadi çık işin içinden çıkabilirsen. Para ve Hazar bölgesinin son çekilmiş resimlerini örnek veriyoruz. Resimleri iyice incelediğiniz zaman bu şeytanî düzenbazlığın ne kadar tehlikeli olduğunu daha iyi anlayacaksınızdır. Doğal olarak aklı karışabilecekler için şu bilgiyi vermek istiyorum.

İŞTE DÜNYANIN UZAYDAN ÇEKİLEN EN NET FOTOGRAFI. HAZAR BÖLGESİNDEKİ SİLÜET GÖZLER ÖNÜNDE

Yukarıdaki fotograf internet’ten alınmıştır. Fotografın üzerinde teknik olarak hiç bir oynama yapılmamıştır.

Bu fotografa google ‘

Dünya’nın En Net Fotoğrafı’ yazıp arama yaparsanız farklı yerlerden aynı fotografa ulaşabilirsiniz.

işte bir kaç link

http://matrax.wordpress.com/2007/08/12/dunyanin-en-net-fotografi/

http://teknoloji.superonline.com/2007_08_01/haber__EDT20029_27.html

HTTP://WWW.generalforum.org/dunyanin-en-net-fotosu-t20416.html?s=dfb61ade13159fbc0d69d37e87fce6a7&;


Hani bizim bir meşhur Piri Reis haritamız vardır. Onunla alakalı da birçok tartışmalar yapılır. O zamanki teknik ile ancak uzaydan çekilebilecek bir haritadır diyerek ecdadımızıda mistisizmin bir parçası haline getireceklerine ecdadımızın ilimde ne kadar ileri gittiklerini araştırsalar birçok sır perdesi aralanacaktır. Buna örnek Takiyuddin’dir.

Ünlü bir gök bilimci ve astronomdur. Merak edenler araştırsınlar.

Bunları yazarak vaktinizi almayacağım.

TAKİYUDDİN’İN KIBRIS HARİTASININ ORJİNAL SAYFASI

Takiyuddin’i konu yapmamın sebebi, eylem ve boylam bilgilerini, tüm yerlerdeki saat farklılıklarını, matematiksel bilgisine sahip olarak çizdiği haritalarından dolayı. Mevcut bu ilmi ile tüm kara parçalarının girintilerini çıkıntılarını en ince ayrıntılarına kadar çizebiliecek kapasitededir ve bunları da çizmiştir.

Meraklıları araştırsınlar. En meşhurları Anadolu haritalarıdır. Geçenlerde bir TV programında Prof. Dr. Fuat Sezgin Hoca bu haritaların kendilerinde olduğunu beyan etmişlerdir.

Kendisi İslam tarihi üzerine ihtisas yapmış, müzeler kurmuş bir bilim adamıdır. Kendisinden bu haritaları deklare etmesini istirham ederiz.

Mevcut diğer haritalara konuya meraklılar rahatlıkla ulaşabilirler.

İşin sırrı olan “enlem ve boylam bilgisi” tamamen bilimseldir. Örneğin bu bilgiye dayanarak tasvir edilmiş Kıbrıs haritası, demek istediğimiz anlaşılsın diye örnek olarak gösterilmiştir. Anlatmak istediğimiz, insanlığın zihnini böyle kurgularla, foton kuşaklarıyla, ışık çağlarıyla yabancı olduğumuz birçok terimle kandırıp insanlığın beynine sözde devrim yapmak istemektedirler. Küresel sihirbazların senaryolarına alet olmayalım. Milenyumda da dijital kıyamet olacak diyenlerin yalanlarını hatırlayalım. Bu bilgilerden sonra P=13 suya düşmüştür. Ama diğer P=X’ lere dikkat edelim.

Çanakkale şehitlerimizide rahmetle anıyorum.

Ecdadımızın nice kara parçalarına nice şeytanlar gömdüğünü unutmayalım.

Saygılarımla Oktan Keleş/netpano.com

oktankeles@gmail.com

NOT: Bu yazımızda detaylı olarak 2012’nin ne olduğunu, ne önem taşıdığını ve bu tarih ile alakalı daha başka ne gibi projeler bulunduğunu yazmadık. Bu kadarlık bir bilgi eğer yeterli gelmez ve 2012 ile planlan diğer şarlatanlıkları öğrenmek isterseniz, internette kısa bir yolculukta size lazım olacak bazı argümanlar verelim. Bu argümanlar bu safsatanın diğer önemli aktör argümanlarıdır: Marduk-nibiru-nefilim-indigo ve kristal çocuklar-her zaman olduğu gibi bir çok şeytanî planın baş aletlerinden Sümerler ve Sümeroloji.

———————————————————————

MAKALEDE GEÇEN PARALAR AUCTION NUMISMATICA ARS CLASSICA AG ZÜRİCH ESERİNDEN ALINTILANMIŞTIR.

KİTABA www.arsclassicacoins.com ADRESİNDENDE ULAŞABİLİRSİNİZ.

PARA ALBÜMLERİNDE GEÇEN KAYNAKLARDAKİ DİPNOTLAR.

155- Tetradrachm, about 415-405, AR 16.48 g ΓEΛΩIΩN Nike deriving galloping quadriga r.. seen in three quarter view; above,eagle flying r. Rev.

ΓEΛA retrograde above protome of long-bearded androce phalous bull,the river-god Gelas walking I through reeds,ibis and altar before his mid- section;in field I..fish and above bull,ear of corn.Jenkins O.96 (same obv,die) the reverse die unknown to him Of the highest rarity, onlytwo specimens known, struck on a broad flan and goody very fine

Ex Swiss Bank Corporation Zürich, sale 1,1977.s 52

In the last two issues of the mint of Gela (our coin and Jenkins 485) instead of beging represented swimming as always hitherto, the god is now shown in one case standing still,in the other running.the modelling of the running bull contransts strongly with the rigidity of the standing one reflecting a further evolution of the style of this mint and suggesting the hypothesis that this must be the last tetradrachm struck at gela.Very seldom ıs it that we can say we have on the tondella of an ancient coin a glyptic achievement with perspective on three levels.first there is the heron with the altar.then the monumental bull whose powerful,charging figure dominates the secene with its finely engraved solemm face.finaly the third level with the reeds which show the central theme into greater relief and to complete the whole but beyond the other levels are the mullet fish, the barley grain and the legend

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir