Sezer’den Tarihi Açıklama

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, görev süresinin bitimine yaklaşırken, tarihi bir çıkış yaptı. İşte ayrıntılar;

Cumhurbaşkanı Sezer, yeni eğitim yılı nedeniyle yayımladığı mesajda, tarikat ve cemaatlerin etkisi altındaki okullar ve Kuran kursları konusunda uyarıda bulunarak, “Gençleri dogmaya sürükleyen okul ve kurslar kapatılsın” dedi


Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer “eğitimin devlet denetiminde ve laiklikten ödün verilmeden yürütülmesi gerektiğini” vurgularken “dogmalar ve boş inançlarla öğrencileri etkileme amacı güden kurs ve okulların kapatılmasını” istedi.



Sezer, 2006-2007 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla yayımladığı mesajda, tarikat ve cemaatlerin etkisi altındaki okullar ve Kuran kursları konusunda uyarıda bulundu.



“Toplumların, yetenekleri gelişmiş, karşılaştığı yeni durumlara uyum sağlayabilen, karşısına çıkabilecek her türlü engele karşı savaşım verme gücüne sahip, kendini geliştirmesini, düzeltmesini bilen, dengeli, disiplinli, öz denetimi güçlü bireylerle geleceğe güvenle bakabileceklerini” vurgulayan Sezer, şu görüşleri dile getirdi:


“Nitelik ayrıcalık olmamalı”



“Ekonomik ve toplumsal kalkınmamızı gerçekleştirerek, çağdaş dünyanın etkin ve saygın üyesi durumuna gelebilmek, ilerlemeye ve geleceğe yönelmiş, aklın ve bilimin öncülüğünü kabul etmiş, sistemli düşünen, tartışan, üreten, barışa, emeğe, insan haklarına inanan, demokratik değerleri her şeyin üzerinde tutan insanı var etmekle olanaklıdır. Bunun için gereken düşünce değişimi, ancak nitelikli eğitimin bir ayrıcalık olmaktan çıkarılması, başarısı kanıtlanmış eğitim programlarının benimsenmesi ve yaygın biçimde yurdun dört bir yanında uygulanmasıyla sağlanabilir.”
Sezer, cumhuriyetin çağdaş değerlerine bağlı, hak ve sorumluluklarının bilincinde, Türkçe’yi doğru biçimde kullanan, üretken ve çağdaş becerilerle donatılmış özgür bireyin, toplumsal gelişmenin öncüsü ve itici gücü olduğunu vurguladı.


Kitap seçiminde özen



“Eğitimin, kesinlikle devlet denetiminde ve gözetiminde, Atatürkçü düşünceden ve laiklik temelinden ödün verilmeden yürütülmesi gerektiğini” vurgulayan Sezer, şu ifadeleri kullandı:



“Bu bağlamda, dogmalarla ve boş inançlarla çocukları ve gençleri etkileme amacı güden okulların ve kursların varlıklarını sürdürmeleri engellenmeli, çocuk ve gençlerimizin çağdaş bir eğitim alarak geleceğe hazırlanmaları konusunda toplum doğru bilgilerle yönlendirilmelidir.”
Sezer, mesajında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın tavsiye ettiği kitapların bazı versiyonlarında ortaya çıkan çarpıtmalarla gündeme gelen kitap ve kaynak seçimi konusuna da değindi. “Çocukların dilini, yaşama bakışını, ilgilerini, kısaca geleceklerini önemli ölçüde belirleyen kitapların seçiminde özenli olunması” gerektiğini vurgulayan Sezer, ders kitapları ile öğrencilere önerilen kaynak yayınların uygunluğunun yetkin kişi ve kurumlarca belirlenmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Sezer, şöyle devam etti:



“Bireyler ve toplumlar için yaşamsal yönü bulunan eğitim konusunda yapılan yanlışların özürü olamaz ve giderilmesi olanaksızdır. 2006-2007 eğitim-öğretim yılında tüm öğrencilerimize, onlara erdemli birer yurttaş olma niteliği kazandıran, kişiliklerinin gelişmesinde belirleyici olan, yurdumuzun dört bir yanında özveriyle çalışan değerli öğretmenlerimize ve eğitim kadromuza başarılar ve esenlikler diliyorum.”


Sezer’e CHP’den destek


CHP Denizli Milletvekili TBMM Milli Eğitim Komisyonu üyesi Mustafa Gazalcı, AKP hükümetinin “dinselleştirdiğini” vurguladığı eğitimin laikliğe dayanan temel ilkelerinin yara aldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Sezer’in bu duruma dikkat çektiğini kaydeden Gazalcı, “Ne yazık ki 4 yıllık AKP iktidarı boyunca eğitim birliğini ortadan kaldıracak uygulamalar yapıldı” dedi. Gazalcı, şunları söyledi:



“Kaçak Kuran kurslarını açanlara hapis cezası öngörülürken bu iktidar bu cezayı kaldırdı. Kuran kurslarının denetimi ilköğretim müfettişlerinin sorumluluğundaydı. Milli Eğitim Bakanlığı bunu kaldırdı, Danıştay bu uygulamayı iptal etti. Bu kez de, ’yaz Kuran kurslarını denetlesinler’ denildi. Diğerleri bırakıldı. Bu ortamda Cumhurbaşkanı en doğru ve yerinde uyarılarda bulunmuş. Bu Anayasa’nın ’Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi’ni düzenleyen 42. maddesi çervesinde yapılmış bir uyarıdır ve iktidar tarafından dikkate alınmalıdır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir