Sigara ‘Kaçak’ Tütüyor

Türkiye’de sigara kaçaklığının boyutları son yıllarda giderek daha organize ve daha büyük çaplara ulaştı. Öyle ki, PKK gibi terör örgütleri ile uluslar arası uyuşturucu kartelleri sigara kaçakçılığından elde edilen parayı keşfettikten sonra neredeyse sektör değiştirdi.

Önceleri Çin’de üretilip Türkiye’ye kaçak yollardan sokulan sahte sigaralar artık Kuzey Irak’ın Dohuk ve Süleymaniye şehirlerinde kurulan iki fabrikada üretiliyor. Kuzey Irak’tan gelen sahte sigaraların ilk durağı ise Mersin Serbest Bölgesi oluyor. Örneğin birkaç yıl önce serbest bölgede 20 milyon dolarlık sahte sigara kaçakçılığını ortaya çıkarmıştı. Tabi ki, bu sadece tespit edilebilen miktar.

15 YTL’YE ALIP, 40 YTL’YE SATIYORLAR
Yurtdışından gelen her yolcu beraberinde vergiden muaf olarak bir karton sigara getirebiliyor. Fakat pratikte bu üç karton olarak uygulanıyor. Gürbulak Sınır Kapısı’ndan bunun için her gün 2 bin kişi İran’a gidip geliyor. Ve beraberinde altı bin karton sigarayla dönüyor. İran’da kartonunu 15 YTL’ye alıp, Türkiye’de aynı ürünü 40 YTL’ye aynı gün satıyorlar.

BİR KONTEYNIRDA 1 MİLYON DOLAR

Bir konteynır kaçak sigaranın yaklaşık olarak 90 bin dolarlık bir üretim ve taşıma maliyeti var. Bu maliyet sınıra gelişe kadar. Fakat Türkiye’ye sokulup piyasaya dağıtıldığı zaman 1 milyon 600 bin dolar ediyor. Başka bir ifadeyle her konteynırda 1 milyon dolar net para kazanılıyor.

Türkiye’ye her yıl 25 bin ton kaçak sigara giriyor. Yani her altı sigaradan biri kaçak.
Bundan dolayı resmi kurumlara göre yılda 1 milyar dolar, Tütün Eksperlerine göre ise 2 milyar dolar zarara uğruyoruz. Aslında bu durum Tütün Piyasası Dairesi’nin Mart 2005 tarihli raporunda açıkça görülebiliyor. Rapora göre kaçak sigara girişleri sebebiyle Tekel, Pazar payını ülke genelinde yüzde 40 kaybederken, doğu illerinde bu oran yüzde 70’e kadar çıkıyor.
Buna karşılık sigara kaçakçıları ise konteynır başına 1 milyon dolar para kazanıyorlar. Ve bu rakamlar her geçen gün artıyor. Çünkü sigara kaçakçılığı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kaçakçılık sektörünün en gözde dallarından biri haline geliyor. Peki, Türkiye, organize sigara kaçakçılığı ile ilk kez ne zaman ve nasıl tanıştı?
Gümrükler eski Genel Müdür Yardımcısı Yunus Nadi Kural, Türkiye’nin 1976’lı yıllarda kendine yeten bir ülke olmasına rağmen büyük sigara kartelleri tarafından kendi sigaralarını alma yönünde büyük bir baskıya uğradığını anlatıyor: “Gümrük ve Tekel Bakanlığı bu talebe çok ciddi tepki gösterdi. Yabancı sigara kartelleri de bunun üzerine Türk hükümeti üzerinde ciddi baskılara giriştiler. Bu baskılar sonunda tehdite kadar vardı. ‘Siz almazsanız, biz zorla sokarız’ dediler. Sonunda ne olduysa oldu ve yurtdışından gemilerle sigaralar Karadeniz açıklarına geldi. Oradan Türk tekneleri, Türkiye’ye kaçak sigara sokmaya başladılar”

BİR DÖNEM AVRUPA ÜLKELERİ BİLE AMBORGA UYGULADI

Kural, bu gelişmeler yaşanırken sigara fabrikalarında arızalar başladığını belirterek, “Öyle arızalar başladı ki, gideremedik. Avrupa’ya başvurduk; ‘bize yeni sigara makineleri satarmısınız?’ diye. Satmadılar. ‘O zaman bozulan makinelerin aksamını gönderir misiniz?’ dedik. Göndermediler. Aksine, ‘yabancı sigaraya ambargo koydunuz’ diyerek tepki gösterdiler. Bu, çok ciddi kriz yaşattı, Türkiye’ye. Halk sigara kuyruklarına girdi. Sigara çok zor bulunan bir meta haline dönüştü. Bu arada Bulgaristan üzerinden yoğun bir sigara kaçakçılığı başladı. Hatta, bir sigara karteli Bulgaristan’da Türkiye’ye yönelik sigara üretmek üzere fabrika kurdu.” şeklinde konuşuyor.
Körfez Savaşı sırasında ‘transit taşımacılık’ adı altında İskenderun veya Mersin’den giren kamyonların bir kısmı Türkiye’de kaybolduğunu söyleyen Kural, “1978 yılında İskenderun Gümrükleri Başmüdürü olduğum dönemlerde el koyduğum birçok kaçakçılık olayı vardı. İran’a ya da Irak’a transit amacıyla getirilen sigara konteynırlarının büyük bir kısmının Türkiye’ye bırakıldığını tespit ettim” diyor.

İSPANYA’DAN, KIBRIS’A ORADAN TÜRKİYE’YE
Peki, dünyada ve Türkiye’de sigara kaçakçıları hangi rotayı izliyor? Sigaralar kaçak yollarda Türkiye’ye nasıl giriyor? Ve uluslar arası kaçakçılık güzergahında Türkiye üzerinden Avrupa’ya nasıl transfer ediliyor?
İki türlü sigara kaçakçılığı söz konusu. Birincisi, gümrüksüz olarak yurda sokulan orijinal sigaralar. Yani gümrüklerde vergi ödemeden, ya rüşvet vererek ya da gizli-saklı sınırdan geçirilen sigaralar yoluyla yapılan kaçakçılık. İkincisi ise kaçak olarak kurulan fabrikalarda üretilen sahte sigaraların büyük konteynırlarla ya da gemilerle, yani çeşitli yollarla Türkiye’ye sokulması.
Sigara kaçakçılığında birinci yönteme ilişkin Avrupa Birliği’nin hazırladığı bir rapor var. Rapora göre, orijinal Amerikan sigaralarının ilk durağı İspanya’nın Valensia Limanı oluyor. Sigaralar, buradan gemilerle Kıbrıs Rum Kesimi’ne getiriliyor. Kıbrıs’ta markaları üzerinde bazı değişiklikler yapılan sigaraların bir kısmı Türkiye’nin Mersin Limanı’na aktarılıyor. Bir kısmı ise Beyrut’a gönderiliyor. Belgelerde sigaraların bulunduğu konteynırların son teslim yeri Rusya olarak gösteriliyor. Ve bu nedenle de yol boyunca sigaralar için hiçbir vergi ödenmiyor. Ve Mersin’den Rusya’ya gitmek üzere Türk-İran sınırına getirilen konteynırlar bu aşamada kayboluveriyorlar. Yani, kaçak sigaralar Türkiye’ye girmiş oluyor ve iç piyasada böylece dağıtılmış oluyor.

GÜMRÜKLER YOL GEÇEN HANINA DÖNDÜ

Bu kadar organize olmayan bir diğer yolsa yine Gümrükler üzerinden işliyor. Sistem aslında basit. Bakanlar Kurulu kararına göre yurtdışından gelen her yolcu beraberinde bir karton sigarayı vergiden muaf olarak Türkiye’ye getiriyor. Fakat pratikte bu üç karton olarak uygulanıyor. Bu durumdan istifade etmek isteyenler minibüslerle her gün İran’a ya da Irak’a sınır ticareti kapsamında giriş-çıkış yapıyor. Sadece Gürbülak Sınır Kapısı’ndan her gün 2 bin kişi İran’a gidip geliyor. Bu 2 bin kişi beraberinde altı bin karton sigarayla dönüyor. İran’da kartonunu 15 YTL’ye alıp, Türkiye’de aynı ürünü 40 YTL’ye aynı gün satıyorlar. Bu sistemle sadece Habur ve Gürbulak Sınır Kapıları’ndan yılda 50 milyon paket sigaranın ülkeye girdiği tespit edildi. Aslında bu yöntem sadece Güneydoğu’daki sınır kapılarında değil batıdaki sınır kapılarında da uygulanıyor. Geçtiğimiz günlerde Edirne Emniyet Müdürlüğü’nün Kapıkule Sınır Kapısı’nda gerçekleştirdiği rüşvet operasyonunda sigara kaçakçılığı iddiasıyla 44 memur gözaltına alınmıştı.

YILLIK 500 MİLYON PAKET KAÇAK GİRİYOR

Resmi kayıtlar dışında araçların zula tabir edilen bölgelerine yerleştirilmiş kaçak sigaranın bildirilenin on katı olduğu tahmin ediliyor. Yani bu yöntemle Türkiye’ye sokulan sigara miktarı yılda 500 milyon paketi buluyor. Bu rakam da satılan sigara miktarının yüzde 10’u demek. Ülkeye sokulan sigaralar özellikle polis ve jandarma denetiminin seyrek olduğu kırsal alanda satışa sunuluyor. Tütün Piyasası Kurulu uzmanlarından Bülent Sanlı tarafından hazırlanan rapora göre, sigara kaçakçılığının önlenmesi için limanlardan giriş yapan konteynerlerin X-Ray cihazlarından geçirilmesi, tütün kaçakçılığının mali suçlar kapsamından çıkartılarak ağır ceza kapsamına dahil edilmesi, bir başka ifadeyle hapis cezasının uygulanması gerekiyor.

PİYASA ULUSLAR ARASI TÜTÜN TEKELLERİNİN ELİNDE

Türkiye’deki kaçak sigara piyasası uluslar arası tütün tekelleri tarafından işletiliyor. Ülkenin en ücra yerlerinde dahi, insanların elinde yabancı sigarayı daha fazla görürken, vergi bildirimi oranlarına gelince yüzde 50 TEKEL, yüzde 50 diğerlerini görülüyor. TEKEL İstanbul Yaprak Tütün İşletmesi Tütün Eksperi Metin Sarıçam , “Örneğin reklamlı satış yasak ama marketlerde öyle raflar diziyorlar ki reklam panosundan daha etkili bir görüntü oluşturuyor. Bu raflara TEKEL ürünü alınmıyor çünkü şirketler tarafından para ödenerek kiralanıyor” diyor. Sarıçam, sigara üretim ve pazarlamasıyla uğraşan firmaların, satış fiyatının yüzde 70- 75’ine varan devletin vergi payından rahatsızlık duyduklarını ifade ederek,”İngiltere’de gümrüksüz kaçak sigara sokmaktan yargılanan yabancı tekellerin Türkiye’de sadece yasal bir kâr payı ile çalışacaklarını sanmak saflık olur. Nüfus-sigara tüketimi grafiklerini çizdiğimizde 2004 yılında 73 milyon nüfus, 145-150 milyon kilo sigara tüketimi rakamlarını buluyoruz. Resmi satış rakamları bunun 35-40 milyon kilo altındadır. Tüketilen sigaranın yaklaşık 1/4’ü kaçak olarak satılmaktadır. 1 kilo sigara = 50 paketten, 40 milyon kilo sigara 2 milyar paket eder. Devletin vergi payı satış fiyatının 65-70’i kadardır. Kaçak satılan sigaraların ortalama resmi fiyatını 2 milyon ve devletin payını 1 milyon 380 bin TL= 1 Dolar hesaplarsak 2 milyar paketin vergisi yaklaşık 2 milyar dolar eder” ifadelerini kullanıyor.

ÇİN’İN YERİNİ ARTIK KUZEY IRAK ALDI

Sigara kaçakçılığındaki ikinci yöntem ise yurtdışında ya da yurtiçinde kaçak olarak üretilen sigaraların piyasaya sürülmesi. Her ne kadar Türkiye’de kaçak sigara imalathaneleri bulunsa da zaman zaman yapılan operasyonlarda ortaya çıkarılısda bu işin son yıllardaki asıl merkezi Kuzey Irak. Yakın zamana kadar Çin’de üretilen sigaralar Kuzey Irak’a gelir, oradan da kaçak yollarla Türkiye’ye sokulurdu. Tütün Eksperleri Derneği’nin araştırmasına göre, Çin’de üretilerek kaçak yolla yurda sokulan sahte Samsun 216, Tekel 2000 ve 2001 sigaralarının ülke ekonomisine yıllık zararı 2 milyar doları (2 milyar 350 YTL) bulurken, kaçak her paket sigaradan Maliye ortalama 1.5 – 2 YTL vergi kaybına uğruyordu. Son zamanlarda ise sahte sigaralar Çin’de değil yanı başımızda Dohuk ve Süleymaniye’de kurulan iki sigara fabrikasında üretiliyor. Derneğin çalışmasına göre, Kuzey Irak’tan da yılda 1 milyar 250 milyon paket kaçak sigara Türkiye’ye sokularak tezgâhlarda 50 kuruş – 1 YTL arası fiyatlardan; Tekel bayilerinde ise ‘Samsun 216’ 160 Yeni Kuruş, ‘Tekel 2000’ 215 Yeni Kuruş, 2001 ise 3 YTL’den satılıyor. Tütün Eksperleri Derneği Başkanı Yılmaz Tekay, “Günde 3.5 milyon paket kaçak sigara satılıyor. Araştırmalara göre Tekel’in ürettiklerinden 10 kat daha zararlı oldukları ortaya çıktı” diye konuştu.

SAHTE SİGARALARIN İLK DURAĞI MERSİN SERBEST BÖLGESİ

Kuzey Irak’tan gelen sahte sigaraların ilk durağı ise Mersin Serbest Bölgesi oluyor. Örneğin birkaç yıl önce serbest bölgede 20 milyon dolarlık sahte sigara kaçakçılığını ortaya çıkarmıştı. Tabi bu sadece tespit edilebilen miktar.
Gümrük Müfettişi Mehmet Eryılmaz tarafından hazırlanıp İçişleri Bakanlığı’na gönderilen ‘gizli’ ibareli bir rapora göre, Mersin Serbest Bölgesi’nde faaliyet gösteren bazı şirketlerin Dohuk’ta bulunan Kany Company adına sigara kağıdı, filtre ve karton yolladıkları ortaya çıktı. Yine aynı rapora göre Mersin Serbest Bölgesi’nde kurulu birtakım şirketler aracılığı ile sigara üretiminde kullanılan teknik malzemeler Dohuk kentindeki bir başka şirkete, Fahir İbrahim Muhammed firması’na gönderiliyor. Bölgede üretilen kaçak ve sahte sigaralar değişik yöntemlerle Türkiye pazarına sunuluyor.

PKK CİDDİ PARALAR KAZANIYOR

Sigara kaçakçılığını kimler yapıyor? Yani bu işten kimler kazanıyor. Uyuşturucu ticaretinden büyük paralar kazanan uluslar arası suç örgütleri bile bu işin içinde. İddialara göre, Kuzey Irak’taki aşiret reisleri ve PKK’da bu işten ciddi paralar kazanıyor.
Çünkü uyuşturucuya göre, daha risksiz ve daha kolay. Gerek maliyetinin ucuz, getirisinin silah ya da uyuşturucuya oranla çok daha fazla olması gerekse mevcut kanunlara göre cezasının yok denecek kadar az olması kaçak ve sahte sigaraya olan ilgiyi artırıyor. Öyle ki konu giderek bir milli güvenlik meselesi haline gelmiş durumda. Bir yandan devlet her yıl 2,5 milyar dolar vergi kaybına uğruyor, bir yandan da terör örgütü PKK bu yöntemle ciddi lojistik destek sağlıyor. Güvenlik birimlerinin hazırladığı istihbarat raporları ise Türkiye pazarına sokulan sahte sigaranın Kuzey Irak’ta kurulan sigara fabrikalarında üretildiği, ülkeye sokulması ve dağıtılmasında ise PKK’nın aktif rol oynadığı yönünde.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir