SİL BAŞTAN OLUR MU?

Gazetelerde
eğitim sisteminin “sil baştan” yenileneceğine dair haberler okuyoruz.
Haber başlıkları Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Nihat Ergün’ün
basın toplantısında anlattığı konulardan yola çıkılarak oluşturulmuş.

Sayın
Bakan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Bilim ve
Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) toplantısında alınan kararlarını
açıklıyor. Söz konusu yüksek kurul, Bilim Sanayi ve Teknoloji bakanlığı
bünyesinde ilgili tüm bakanların katılımı ile gerçekleştirilen bir üst
kurul niteliğinde. 1983 yılında Kanun Hükmünde Kararname ile kuruldu
ancak ilk toplantısını 1989 yılında yapabildi. Sekreteryasını TÜBİTAK
yürütüyor.

7
Ağustos 2012’de gerçekleştirilen toplantının ana gündemi “Yenilik ve
Girişimcilik Sisteminde İnsan Kaynakları ve Eğitimin Rolü” Konu dolaylı
olarak eğitimle ilgili olmasına rağmen alınan kararlar (basına yansıdığı
kadarıyla) eğitim sisteminde ciddi değişiklikler gerektirdiği için
kamuoyunu ve bizi oldukça yakından ilgilendiriyor.

FATİH
projesi kapsamında öğrencilere tablet bilgisayar kullanımı adım adım
yaygınlaştırılıyor. Bu projede şimdiye kadar daha çok teknolojik
altyapı, akıllı tahta, tablet bilgisayar, okullara internet gibi
hardware (donanım) temelli konular gündeme gelmişti. Bu kurul
kararlarında içerik oluşturmayla ilgili birçok konu gündeme getiriliyor
ve içerik ve müfredatların dijitalleştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Bir
süredir EBA (eba.gov.tr) tarafından altyapısı oluşturulan Z-Kitap,
E-Ders, E-Dergi konularında MEB ve TÜBİTAK tarafından ortak çalışma
yapılması kararı veriliyor.

Aynı şekilde lisans düzeyinde yani
üniversitelerde de dijital ders içeriklerinin oluşturulmasının teşvik
edilmesi karara bağlanmış.

Bütün
bunlar işin özüne doğru bir adım daha atıldığını ve içeriklerin
oluşturulmasına, video derslere, zenginleştirilmiş Z-Kitap’lar
oluşturulmasına başlandığını gösteriyor. Bütün bunlar çok sevindirici
konular.

İlgili birimlerde işinin ehli kadroların elinde eğitim sistemine büyük faydalar sağlayacak olan gelişmeler bunlar.

Üzerinde
en çok spekülasyon yapılacak konulardan biri de üniversiteye giriş
sistemi. Yıllardır üniversiteye giriş sistemi tüm eğitim sistemini
şekillendiren ve yönlendiren bir konu olmuştur. Eğitim sektörünü tümüyle
ilgilendiren bu konuda ne tür bir yapılanmanın olacağı, nasıl bir
değişim yaşanacağı henüz belli değil. Özellikle özel sektörü,
dersaneleri de etkileyeceği için fikirler tam olgunlaşmadan ortaya
atılması, tartışmaların olması birçok kişiyi etkileyecektir.

Belirsizlik
de hem öğrencileri hem öğretmenleri olumsuz etkileyecektir.
Bu
sebeple konunun ayrıntıları hemen belirlenmese de ana çerçevenin, ne
yönde bir değişim düşünüldüğünün ve nasıl bir yöntem izleneceğinin hızla
belirlenmesi gerekir.

Küçük
bir detay yine de aklıma takıldı. Konu eğitim sistemi ile ilgili
olmasına rağmen Milli Eğitim Bakanı’nın ön planda olmaması bana biraz
garip göründü. Bu şekilde kamuoyunun kafasını karıştıran bir mevzuda
asıl görev sahibi merci olan Milli Eğitimin hızla çerçeveyi belirleyip
kamuoyunu tatmin edecek bir bilgi vermesi gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir