Siz Hiç İktidara Dua Ettiniz Mi ?

Devlet başkanına muaffakıyyeti için dua etmek, usuldendir, asıllardandır, kaidelerdendir ki, bütün ulema ve arifler bunu yapmışlardır. İslam da, taraftarlık yoktur, iktidardakine halkın selameti huzuru ve istikrarı için dua edilmelidir.

Bizim ailece düzenlediğimiz, İstanbul içi kültürel gezi faliyetleri esnasında, Fatih Çarşamba da, yerleşik halkın lisaniyle kırmızı kiliseye (Fener Patrikhanesine) sanki Onu tarassut eder gibi yukardan bakan, küçük bir caminin bahçesinde türbesi bulunan İsmet Garibullah Hz.lerini ziyaret ederek, epeyi bir zamandır kütüphanenin raflarından indirmediğimiz eseri, Risale-i Kudsiye yi tekrar okumak fırsatımız oldu. Hakkıyla istifade edemediğimiz, kültürel mirasımızın nadide eserlerinden biri olan bu risalede çoktan unuttuğumuz bir takım değerlerimiz nazım olarak çok hoş bir üslupla dile getirilmiş.
Tefehül açmış gibi, kitaba ilk uzandığımda, olmazsa olmaz bir kaideye dikkat çekiyordu:

“Devlet başkanına muaffakıyyeti için dua etmek, usuldendir, asıllardandır, kaidelerdendir ki, bütün ulema ve arifler bunu yapmışlardır. İslam da, taraftarlık yoktur, iktidardakine halkın selameti huzuru ve istikrarı için dua edilmelidir. Edep, adap budur.” Deniliyor.

“Duay-ı padişahla cümle ihvan

Bütün halk kardeşler devlet başkanına dua ederler.

Olurlar hep mudavim leyl-u ruzan

Gece ve gündüz sürekli devam ederler.

Zeval bulmaz cihan durdukça ey can

Ey kişi! Senin duanla yıkılma çözülme olmaz

Gönülle yardım et Hakk’a gidelim

Onun muaffakıyeti için duayla yardım et..

Cemali ba kemale seyr edelim

Kemal ile Cemale erişelim…

“Nasıl olursanız, öyle idare olunursunuz.” Hadis-i şerifi anılarak, iyi ve güzel olamaya davet ediyor. “Eğer siz emredildiğiniz gibi yardımlaşmazsanız, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesad olur.” Ayetine de atıf yapılarak, metodlar terk edilirse zafiyet olacağı anlatılıyor.

Kendi gelenek ve usullerimizden uzaklaştıkça, kaybeden maalesef biz oluyoruz. Bu yapıcı pozitif yaklaşım yerine, bardağın hep boş tarafına nazireler dizmeyi ihtiyar etmişiz.

Bir ara Osmanlıyı karalama kampanyası başlatmışlardı, bir takım plan ve projeler gereği yazılar yazıldı, kitaplar yayınlandı. Şimdi de sanki birileri düğmeye bastı ve hükümeti karalama kampanyası başlatıldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce, özellikle toplumun farklı kesimlerinden bir takım çatlak sesler ve bir gerilim ortamı yaratılmaya çalışılıyor. Öyle bir hava estiriliyor ki, sanki kim daha çok eleştirirse o kadar bilgili o kadar iyi adam ve entelektüel olunuyor. Bilende eleştiriyor, bilmeyende, haklı ya da haksız hiç fark etmez. Önemli olan eleştirmiş olmak.

Elbette hükümet ve kabinedekiler, sütten çıkmış ak kaşık değiller, elbette eleştirilmeliler, lakin eleştirinin yapıcı olanıyla kasıtlı olanını ayırt edebilmek gerekir. Ağzı olan konuşuyor kabilinden, sırf eleştirmiş olmak için, beklediği rantı elde edemediği için yapılan eleştiriler zaten sabun köpüğü misali sönüp gidiyorsa da, elbette ki hükümeti de yıpratıyor ve böylece maksat hasıl olmuş oluyor…

Mamafi hiç olmadık zamanda ve mekanda, hiç olmadık konularda maksat sansasyon olsun kabilinden bir takım, sen de mi Britüs, mizanseni durumlar yaratanların, maksatlı ve birilerinin güdümüyle hareket ettikleri çokta gözlerden kaçmıyor.

Eleştiri yapayım derken bazen dozunu öyle kaçırıyorlar ki, insanın aklına ister istemez “hırsızın hiç mi suçu yok” sorusu geliyor. Öyle bir gürültü koparıyorlar ki, acaba memlekette hiç mi iyi doğru bir şeyler yapılmıyor, oluyorsunuz. İktidara gelmekle, hükümet olmanın alanlarının çok farklı oranlarının olduğu bir ülkede, bir takım sınırların çoktan zaten çizili olduğu bir alanda, hata yapma haklarını da saklı tutarsanız ki, neticede ismet sıfatları olmayan, hatayla malul beşer olduklarını da göz önüne alırsanız, kimseden kusursuzluk zaten beklemezsiniz.

Oysa eskilerin, kelamı kibardan: “Marifet, iltifata tabidir.” Diye terennüm ettikleri bir vecize vardır. Eleştiri yapmayı bilmek kadar, takdir etmesini de bilmek lazım. Beğensek de beğenmesek de, sevip sevmesek de usulen kendi sulh-u salahımız için doğru ve faydalı işler yapabilmeye muktedir olmaları için dua etmemiz lazım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir