Sizi nutuk atarken değil, uçak gemilerimizi idare ederken görmek isteriz!

Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlarımız konuştular. Genelkurmay Başkanı’mız da bugün konuşacak. Genelkurmay Başkanı ne konuşacak? Kimilerine göre “patlayacak”

Kime?

Hükümet’e, Avrupa Birliği’ne, bölücülere, yıkıcılara, irticacılara…

Başbakan Tayyip Erdoğan ne diyor bu işe:

“Konuşun ama germeyin. Bu ülkeye zarar veriyor, piyasalara zarar veriyor.”

Peki Süleyman Demirel’e ne oluyor da hep “konuşan askerden yana” oluyor?

Güya “arabulucu” rolüne soyunuyor. Oysa yaptığı arabulucuk değil “kara kedi”liktir.

Bazıları soruyor: Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanı konuştu. Jandarma Genel Komutanı nerede? O niye konuşmuyor?

Oysa bu işlerin “Beşibiryerde” olması gerekirmiş. Geçmişten beri bu işler hep böyle cereyan etmiştir! İlla konuşması mı lazım. Askerin görevi konuşmak mı?

Görev alanı ile ilgili konularda konuşsun. Proje geliştirsin, yeniliklere imza atsın, ama ülkenin genel siyasetini belirlemeye kalkmasın, hele hele toplum mühendisliğine soyunmak askerin görevleri arasında hiç değildir.

Ülkenin genel siyaseti demokrasilerde seçilmiş sivil otorite tarafından belirlenir. “Karşı devrim”, “Ezanın Türkçe okunması” vs. konular Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın görev alanına mı giriyor?

Bu görevi ona yasalar ve anayasa mı veriyor? Eğer öyleyse bu ülkede demokrasi filan yok! Böyleyse adını koyalım. Nedir, nasıl bir rejimdir, neye dayanır, kuralları var mıdır?

Hangi çağda yaşıyoruz… Deniz Kuvvetleri Komutanımız hâlâ “karşı devrim” diyor. Ezanın Türkçe okunması karşı devrimcilere verilen bir kozmuş?

Sizin işiniz bu mu?

İrtica, türban, ezan… Türkiye bu tartışmaları geçmeli değil mi artık? Niçin 1950’ye demir atıyorsunuz ki?

Ezan konusu namaz kılanları ilgilendiren bir konudur. Namaz kılmayanın kulağı ezanda olmaz. Dolayısıyla ezan Türkçe mi okunuyor, Arapça mı okunmalı yoksa İngilizce mi okunmalı bu durumun Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile ne alakası olabilir?

Mesela Türkiye’nin niçin bir uçak gemisi yok, niçin ikinci dünya savaşından kalma gemilerle Türkiye denizlerini koruyor? Sizin bu sorularla ve sorunlarla uğraşmanız gerekir. Bu soruların cevabını halkın seçtiklerine ve halka vermeniz gerekir.

Oldu olacak, ezanı Türkçe yapalım, bir de Türk peygamber bulalım kendimize!

İrtica irtica diyerek bu milletin kahir ekseriyetini sürekli küçümseyen, aşağılayan bir tavır var bu konuşmalarda. Yok biz yobazları kastediyoruz! Yobaz kim, tanımı ne, ne yer ne içer. Yobazlık nedir?

Vatandaş soruyor: Ezanı Türkçeleştirmeyen Osman Gazi Türk değil miydi? Fatih Sultan Mehmet Han Türk değil miydi, Yavuz Sultan Selim, Alparslan, Kanuni Sultan Süleyman Türk değil miydi?

Aramızda bunlar kadar Türk milletine hizmet etmiş bir insan olduğunu pek sanmıyorum.

Bırakın da ezanın nasıl okunacağına namaz kılanlar karar versin!

Müslümanlığı, dindarlığı, İslamiyet’i Deniz Kuvvetleri Komutanı’ndan mı öğreneceğiz.

Herkes asıl işini yapmalı… Nasıl uçak gemisi sahibi oluruz, nasıl nükleer denizaltılar yaparız diye kafa yormalı.

Yıllarımızı niçin gerekli olduğu tartışılır tehdit değerlendirmeleri ile heba ediyoruz.

Üç tarafı denizlerle çevrili Anadolu yarımadası geçmişe değil geleceğe bakmak zorunda.

Ezanın dilini tartışmak ile üç tarafımızın denizlerle çevrili olması arasında nasıl bir bağ var acaba?

Ya da sadece yanaşık düzen eğitimiyle PKK’lı canilerin kurşunlarına hedef olan askerlerimizle ezanın Türkçe okunması arasında nasıl bir bağ var?


Nuh Gönültaş


Komutan Ne Demişti ?

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu, Türkçe ezandan vazgeçmenin karşı devrimcilere karşı verilmiş bir ödün olduğunu savundu


Deniz Harp Okulu’nun eğitim yılı açılışında Oramiral Karahanoğlu ilginç açıklamalarda bulundu. Karahanoğlu, Müslüman Türk halkının Kur’an’ı kendi diliyle okuyup anlama olanağına ancak Atatürk ve laik Cumhuriyet rejimi sayesinde kavuştuğunu söyleyerek, “Türkçe ezan, gene aynı ortamda gerçekleşti. Ama çok partili siyasal sisteme geçildikten sonra karşı devrimcilere verilen bir ödün olarak ortadan kalktı.” dedi.


Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Avrupa Birliği’nin kendisinden istenilen tavizleri vermeyeceğini söyleyen Karahanoğlu, Türkiye’nin üzerinde emelleri olan iç ve dış mihraklar bulunduğunu ve bunların TSK’yı yıpratmaya çalıştığını söyledi. Karahanoğlu, “Sonlarını kendileri hazırlayan bu zavallılara acıyorum. Bu mihraklar ya Türkiye’yi terk edecek ya da Anadolu denizinde boğulacak.” dedi. Laiklik konusunda da uyarılarda bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’de laiklik karşıtı akımların arttığını savundu. Irkçılığı reddeden Atatürk milliyetçiliğinin bütünleştirici, birleştirici ve milli birliği sağlayıcı olduğunu söyleyen Oramiral Karahanoğlu, “Bu ilkenin karşıtı ise ümmetçilik, şeriat taraftarlığı, emperyalizm ve evrensel kapitalizmdir.” iddiasını dile getirdi. Oramiral Yener Karahanoğlu, intibak eğitimlerini tamamlayan 208 öğrencinin and içmesi ve meç kuşanmasının ardından geçen eğitim ve öğretim döneminde sınıflarında dereceye giren öğrencilere “Üstün Başarı Şerit Rozeti” verdi ve beratlarını taktı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir