SN. BAKAN NİMET ÇUBUKÇU KÜÇÜK KEVİN’İN RUHUNA FATİHA OKUR MU?

SN. BAKAN NİMET ÇUBUKÇU
KÜÇÜK KEVİN’İN RUHUNA FATİHA OKUR MU?

Kevin Almanya’da doğmuş. 2004 yılında. Esrarkeş bir Anne ve uyuşturucu müptelası bir babanın çocuğu olan KEVİN aids hastası annesini geçtiğimiz günlerde kaybetti.

Bizse Kevin’den bi haber yaşadık durduk. Kevin’in minik bedeni babasının buzdolabında ölü bulunduğunda tam 24 kırık kemik içeriyormuş,

Ve bu kırıkların 5 tanesi vefatından önce olmuş.

Babasına dönem dönem uyuşturucuya alternatif olarak methanol ve anestezi içerikli maddeler yazan doktor bile fark etmemiş KEVİN’in maruz kaldığı o dehşet verici aile içi şiddete.

KEVİN artık yok. Aramızdan ayrıldı. Yani minik bedeni ruhuna daha fazla sahip çıkamadı.

Almanya’daki KÜÇÜK KEVİN’in cenazesine doğru dürüst katılan da olmadı. Zira o bir toplum mühendisliği hesabının kurbanı olmamıştı.

Ama KEVİN bir toplum mühendisliğinin hatasının kurbanı oldu.

Kevin için ağlıyorum.

Adli İlahi’nin vasıtası olamamanın acısını da içimde yaşıyorum.

Şişli’nin göbeğindeki o perişan ailenin halini televizyonda gördüğümde ağladığım gibi.

Akıl hastası anne, zihinsel özürlü iki evladı ve down sendromlu olmayan iki çocuğundan televizyonlar sayesinde haberdar olduk. Ne Şişli Kaymakamı, ne Şişli Belediye Başkanı, ne Şişli Başsavcısı, ne Şişli Müftüsü, ne bölgedeki karakol, ne de hamiyetperver bir insan,

Ne bölge milletvekili, ne bölgenin meclis üyesi, ne de mahallenin muhtarı.

Şimdi herkes bir şeyler yaptığını ama bu alinenin halini televizyonların çarpıttığını, hatta ailenin sırf haber yapılması için bu eve getirildiğini, aslında bakım altında odlularını söyleyenler bile çıkacaktır.

Sonuç evet sonuç, mağduriyet devam ediyor mu?

Bu garib –gurebanın elinden tutacak tek bir hamiyetperver insan yok muydu?

Ben dahil, ailem dahil, dostlarım dahil, arkadaş bildiklerim dahil, yokmuş.

Bende aynanın karşısına geçip kendime söylendim. Ayna dediysem sanmayın bildik cam ayna.

Gönül dilimle akıl kalbimi kınadım. Sonra da tam aksini yaptım

Bu yavrulara Rotary sahip çıkana kadar. Hadi, onlarda: kar bu işte, isimleri böylelikle daha da parlayacak, fırsatçılık yaptı diyelim.

Karı kaptılar ya… Umarım aldıkları emanete iyi sahip çıkarlar. Onları da tebrik ediyorum.

KEVİN artık yok, gitti… Veda bile etmedi bana. Ruhuna fatiha okuyorum.

Devlet Bakanı Sn. Nimet ÇUBUKÇU’da Kevin’in ruhuna fatiha okur mu?

İyi olanı yapmakla sorumlu değiliz ki. Daha iyi yapmamanın ağır mesuliyeti altındayız.

Türkiye’deki çocuk esirgeme kurumundaki yavruların ihtiyaçları bitti de Kevin’in ruhuna fatiha okumak, mevlüt okutmak mı kaldı?

Sahi Milletvekili olsaydım Mevlise şu soru önergesini getirirdim: Çocuk esirgeme kurumlarından cumhuriyetin kuruluşundan günümüze yetişen çocuklara ne oldu.

Kaç tanesi evlendi. Kaç tanesi boşandı. Hangi meslekleri icra ediyorlar, reşit olduktan sonraki suç oranları ne…

Yine de Sayın Nimet ÇUBUKÇU’yu da KEVİN’in ruhuna fatiha okumaya davet ediyorum.

Üzerindeki sosyal sorumluluğun sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını, meslektaşları ile global bir el-aman zinciri çatısı altında KEVİN lere ulaşılması gerektiğini daha iyi idrak eder düşüncesi ile,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir