SOKAĞIN DİLİ (2)

Sokakta yürürken kulağımıza gelenleri sizinle paylaşmaya
devam ediyoruz.

Çocuk bezi mi?

Fatih Horhor’dan yukarıya doğru İtfaiye durağına doğru
gidiyorum ve hemen sağda yer alan parkta iki kişi hararetli hararetli konuşuyordu.
Orta yaşlı olan diğerine diyor ki hemen karşıdaki hastaneye bakarak, insan
diline çok dikkat etmeli. Bak bir hata yaptım, iki sene onun sıkıntısını
çektim. Ve başlıyor anlatmaya, (tabii bu satırların yazarı bendeniz de
dinliyorum.)- Dördüncü çocuğum için eşim doğumhaneye girmeden önce benden çocuk
bezi istediler. Bende dedim ki: – ya hele bir doğsun ne çocuk bezi, zaten bu
çocuk bezleri de ne kadar pahalı, kurtulamayacak mıyız bu çocuk bezinden çocuk
batırıyor, biz çöpe atıyoruz… Tabi bu lafımın o zaman Allah’ın gücüne
gideceğinden haberim yoktu, bilseydim hemen tövbe ederdim. Neyse, bir müddet
sonra doğumhaneye beni çağırdılar. Doktorun yüzü asık ve hanımın arkadaşları da
ağlıyor. Ne oldu dedim, sesim titreyerek? Doktor, sakince açıkladı. Çocuğunuzun
doğuştan makatı yok, yani dışkılama yapabilmesi için ameliyat yapılması lazım.
Nasıl diye kekeledim… Doktor anlatmaya devam etti: -Önce çocuğunuzun rahat
dışkılama yapabilmesi için karnından bir yer açıp bağırsağını buraya
yönlendireceğiz ve kakayı özel poşete yapacak. Sonra aradan bir süre geçtikten
sonra 6–8 ay gibi çocuğunuza yeni makat açılıp 5–6 ay sonrada buradaki
bağırsağı açılan makata bağlayacağız… Adam anlatırken ben dinlerken o kadar
şaşırmıştım ki… Bir den adamın sözlerini hatırladım. O çocuğa gidecek bez
parasını hesap ederken şimdi her bir özel poşeti düşünecekti. Aylık poşet
bedeli sadece 150 TL ve ayrıca ilave bez parası. Ayrıca çocuğun, kendinsin
annesinin çektiği sıkıntılar… Evet, adam bir taraftan bunları yanındaki
arkadaşına anlatıyor bir taraftan karşı hastaneye bakıyordu. Zira anlattığına
göre çocuk elhamdülillah bugün son ameliyatını olmuş şükürler olsun poşetten kurtulmuştu…
Adam hem dua ediyor hem de iki yıl önce yapmış olduğu o edepsiz sözlerden
dolayı hem utanıyor hem de tövbe ediyordu… Ne diyelim, bende etkilendim ve size
aktarıyorum galiba büyük lokma ye büyük söz söyleme bu olsa gerek…

Sizin telefon
paranızı ben ödedim.

Fatih’ten Edirnekapı yönüne doğru giderken, bir cep telefonu
bayii önündeki gürültü sokağa kadar taşıyordu. Bir bayan içerdeki görevli ile
tartışıyordu. —Kardeşim nasıl olur, buradan aradılar, ismini de söyledi.
Yanlışlıkla benim cep telefonumu paramı yatırmış, benden yanlışlıkla yatırdığı
bu paranın ödenmesini istedi, hatta bana cep tel numarası verdi bende oraya
kontör gönderdim diyordu. Görevli ise, hanımefendi bizim böyle bir elamanımız
yok siz dolandırılmışsınız diyordu… Neyse kadın hızını alamıyor bu sefer
yanındaki diğer müşteriye konuyu anlatıyordu. Dün gece evde oturuyordum, ev
telefonundan beni aradılar hanımefendi iyi günler ismim şu filan cep telefonu
operatöründen arıyorum. Şu anki görüşmelerimiz banda, kayıta alınıyor diye konuşuyor… Sonra ismimi
sordu. Ve kullandığım cep telefonu numarasını bana tekrar ettirdi. Peki, diyor
bu sırada iş yerindeki görevli, sizin cep telefonu numaranız bizim operatöre
ait değil ki, neden demediniz ki. Zira sizin numaranız Türkcell ama arayan AVEA’
dan aradığını söylüyor .Bunu anlayamadınız mı diyor. Kadın da şüphelendim ama o
kadar düzgün konuşuyordu ki yanlışlık olabileceğini aklıma bile getirmedim
diyor. Hikâyenin devamı ise şöyle gelişiyor: AVEA’ dan arıyorum diyen bayan,
mağdur olan kişinin ev telefonundan arıyor. Onun Türkcell cep telefonu
numarasını öğreniyor. Ben yanlışlıkla 44 TL sizin telefonunuzun faturasına ödemişim.
Bana geri öder misiniz diyor. Kadında şaşırıyor tabii. Ciddi bir kurumdan
arıyor, miktar da az tamam kızım diyor, verdiği numaraya 44 TL’lik kontur gönderiyor…
Evet, değerli okurlar bende duyunca şaşırdım bu da yeni bir dolandırma şekli
sanırım.

Haftaya tekrar sokağın dilinde buluşmak üzere, hoşça kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir