SOKAĞIN DİLİ (4)

Sokakta neler oluyor, neler konuşuluyor işte bu hafta dikkat
çeken konuşmalardan bazıları

Türkiye’de Suriye
olabilirdi:
İkindi namazı kılındıktan sonra Fatih Camii avlusunda emekli
amcalar konuşuyorlar kendi aralarında hararetli bir şekilde. Bir amcamız diyor
ki minareleri göstererek. —Niye kızıyoruz ki Suriye’ye? Kendi halkına kurşun
sıkıyor diye eleştiriyoruz. Peki, şu balyoz mu çekiç mi ne var ya hani
televizyonlarda seyrediyoruz işte. Her gün şu kadar asker tutuklandı, şu kadar
subay şöyle oldu, böyle oldu diyor. Ya diyorum ki Allah muhafaza eğer
gerçekleşseydi bizde Suriye gibi olmayacak mıydık? Fatih camii bombalanmayacak
mıydı? Bak nerelerden nereye geldik… Şükür şimdi burada rahat rahat
konuşabiliyoruz. Bir başka emekli amca tasdik ediyor. O da fikir beyan etmek
için şöyle konuşuyor: “Ya ya doğru valla, bize uzaktan eleştirmek kolay, uyanık
olmak lazım azizim uyanık olmak lazım… Bir
diğer amca lafa giriyor, ben onu beşi anlamam arkadaş hiç ordu kendi halkına
kurşun sıkar mı ya bu Suriye’nin yaptığı zalimlik kardeşim ya… Evet, konuşmalar
bu şekilde devam edip gidiyor…

Camide cep telefonu
çalarsa:
Fatih –Akşemsettin Caddesi üzerinde bulunan Mimar Sinan’ın eseri
olan ve kendi adına yaptırdığı mini bir camii var. Adı Sinan Camii diye geçiyor
ki minaresini mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Çok ilginç ve nadir minareye
sahip bir camidir. Geçtiğimiz günlerde bu camide ikindi namazının sünnetini kılıyoruz.
Birden cemaatten birinin cep telefonu çalıyor ama nasıl çalıyor, 1980’lı 90’lı
yıllarda kullandığımız “zilli” telefonlar var ya onun gibi yani melodi değil…
Zırrrrrr zırrrrrrr zırrrr… Susmuyor bir türlü… Neyse arka taraftan gelen bir
cemaat namazı bozarak cep telefonu çalan adamın yanına geliyor, ceketin cebine
bakıyor, sağına soluna bakıyor… Kapatacak cep telefonu yani… Fakat adam bir
türlü namazını bozmadığı gibi adam ceplerine baktıkça sağa sola kaykılarak
telefonun cebinde olduğunu ima ediyor… Neyse adamcağız namaz kılan adamın yan cebinden
susmayan cep telefonunu çıkartıyor kapatıyor… Ama sünneti kılan tüm cemaat,
imam daha dâhil gülsünler mi kızsınlar mı baka baka kaldık… Yani değerli
okurlarım, lütfen cep telefonlarımızı kısalım veya kapatalım… Ve böyle gülünç
durumlara düşmeyelim ne olur…

Namaz mı kılıyoruz
dayak mı yiyoruz?
Sizde
anlamışınızdır bu hafta gözlemlerimiz camilerde oldu. Teravih namazı kılıyoruz
Fatih Akdeniz caddesine paralel küçük bir camisi var. İsim vereyim ki imam
kardeşimiz zor durumda kalmasın… Teravih kıldık iki rekâttan sonra imam
kardeşimiz sert ama gerçekten sert bir şekilde: “Cemaat benden önce secdeye
gitmeyin, önümde ardımda karaltılar görüyorum…” İyi dedik üstümüze alınmadık,
çünkü giden yok birkaç mini yavrumuz var biliyorsunuz camilerde olur, kendi kendilerine
takılırlar… Acaba bu çocuklara mı dedi, diye düşündüm. Aaa bir de baktım, teravihin ikinci dördünde
yine aynı ses yine aynı azar, cemaaaaaaaaaaaaat benden önce secdeye gitmeyi,
namazınız olmazzzzzzz…Aman yarabbi bu ne azar…Açıkçası bozuldum, bir kere
söylersin tamam, ikinci kez niye….Aman ben bitti zannetmiştim meğerse bu imam
kardeşimizde takıntı olmuş 10. rekattı bitirdik, tekrar yine aynı azar , yine
aynı üslup…Allah Allah nerden görüyor kimin erken secdeye gittiğini…Ama bu
sefer ki azardan sonra arka taraftan iki
saf olduğu gibi dışarı çıktı. Kaldı mı koca camide tek saf… Zaten topu topu 3
saftık… E yani lütfen imam kardeşler cemaati kaçırmanın yolları çok ama camiye çekmenin
yollarına bakalım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir