SOKAĞIN DİLİ(3)

Bir ziyaret iki
niyet:
Hırka-i Şerif geçtiğimiz Cuma günü açıldı. Her ne kadar açılış
törenine yetişemesem de tören sonrasına yetiştim. Ortalık sakindi ama iki kadın
karşılıklı konuşmasına şahit oldum. Biri diğerine diyor ki, -İyi ki gelmişiz,
bir sürü çiçek topladım, gelen çelenklerin çiçeklerini kopardım. Şimdi bunları
götürür hırka-i şerif çiçekleri diye köşe başında satarım. …Öbürü şaşırıyor,
nasıl ya? Valla geçen sene bu çiçekleri topladım, ertesi gün açılış çiçekleri
diye gelen hanımlara bir sattım ki göreceksin peynir ekmek gibi… Evet, duyunca
ben de şaşırdım. Değerli okurlar. Vatandaşımızın zekâsı mı diyeyim,
girişimcilik ruhu mu diyelim yoksa istismar mı söyleyecek söz bulamadım
gerçekten…

Yine aynı gün ve aynı
saat, ziyaretten çıkan bir kadın iki gözü iki çeşme ağlıyor… Şükürler olsun
diyordu. Gördüm ya elhamdülillah… Medine’ye gidemedim ama onun kokusunu duydum
ya, diyor. Nereden geldin diye sordum yaşlı teyzeye. –Kuzum dedi, ben 10
senedir hacca gideyim diye uğraşıyorum, ama bir türlü olmadı gidemedim, taaa Adana’dan
geliyorum. 10 senedir de buraya geleyim diye de uğraşıyordum bu yaz para
biriktirdim, İstanbul’a geldim. İlk defa geliyorum İstanbul’a ve doğru buraya
geldim. Şükürler olsun gördüm ya artık Rabbime şükürler olsun… Şimdi
bekleyeceğim de imkân olursa bir daha ziyaret edip bir daha ziyaret etmek
istiyorum on yıllık hasret var içimde…

Evet, iki ziyaret ve iki farklı niyet…

Kaldırıma park edilen
araba:
Fatih’in ara sokaklarını İstanbul’u az çok tanıyanlar bilir. Dar ve
bir araba bile zor geçer. Bir de sokağa araba park edilirse bırakın arabaların
geçmesini yayalar bile geçemez. Akşemsettin caddesinin ara sokağına park eden
üstelik kaldırıma tam olarak park eden son model bir araba gördüm. Sokak zaten
dar, yayalar geçemiyor. Ama o son model araba kaldırımın üzerindeki araba park
edilmesini önlemek için konulan taşları kırmış ve son model arabasını yayaların
geçeceği yere park etmiş. Kaldırımdan yürüyen oraya gelince caddeye iniyor daha
sonra tekrar kaldırıma çıkıyor. Bu arada araba gelirse ne oluyor, bekliyor veya
Allah korusun dikkatsiz bir sürücüye denk gelirse canın tehlikeye girmesi bile
söz konusu… Son model arabanın sahibi acaba bunları düşünmüyor mu diyerek biraz
da üzülerek geçtim… Ertesi gün sokaktan geçerken baktım araba yine kaldırımın
üzerinde duruyor ama adeta hurda haline gelmiş… Şaşırdım, dayanamadım hemen
sokakta bulunan terziye sordum. Hayırdır, bu arabaya ne olmuş böyle… Abi sorma
gel de anlatayım dedi… Bu arabanın sahibi bu kaldırımın taşlarını sökerek
arabayı kaldırıma park ediyordu. Gerekçe olarak herkes karşı tarafa park
ediyor, bana yer kalmıyor. Benim evimde burada, evimin önüne pak ediyorum. Ne
var bunda diyordu? Ama çöp kamyonu dün geçe geçerken sokaktan geçememiş. İşte tam
o sırada, çöp kamyonunun şoförünün anlattığına göre, birden kaldırımda duran o
lüks araba kendiliğinden sokağa iniyor ve çöp kamyonu arabayı adeta altına
alıyor. Ve hurda haline geliyor… Sonuç, kullanılamaz durumda olan bir araba…
Allah kullarına zulmetmez. Kul kendi kendisine zulmeder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir