SOSYAL MEDYA BİZİ ESİR Mİ ALDI?

Bilgisayar, internet ve akıllı telefon teknolojilerinde
yaşanan baş döndürücü gelişmeler, insana ait tüm ürünlerin dijitalleşmesine
neden olan yeni bir süreci doğurdu. “Yeni medya”, “sosyal medya” gibi kavramlar
bu yeni süreçte ortaya çıktı. Henüz çok başında olduğumuz ve yeni yeni
tartışmaya başladığımız bu süreci ilerleyen zamanlarda daha çok konuşacağız.
Gün geçmiyor ki yeni bir iletişim türü ortaya çıkmasın ve bu iletişim türü
hemen yayılmasın.

İletişim ve bilgi teknolojisindeki hızlı gelişmeler,
bilgisayar ve internetin yaygınlaşması, ulusal ve uluslararası ticaret
ağlarının genişlemesi, yabancı yatırımların ve uluslararası şirketlerin artması
gibi birçok faktör, bütün dünyanın tek bir yere, bütün insanların evrensel insan haline
dönüşmesine yani küreselleşmesine neden olmaktadır
(1) (Deniz,
Nevin. (1999). Global Eğitim. İstanbul: Türkmen Kitabevi).

Küreselleşmenin en tipik göstergelerinden biri olan dünyanın
tek pazar haline gelmesi ve bilginin maliyetinin düşmesi, yetişen insan tipinin de farklılaşmasına neden
olmuştur
. Bilgiye herkes
kolayca ulaştığı için ona sahip olma değil, bilgiyi yorumlama önem kazanmıştır.
Küreselleşme ile eğitim anlayışlarında, yapılanmalarında ve uygulamalarında
büyük değişimler meydana gelmektedir (2) (Akçay,
Cengiz. (2003). Küreselleşme, Eğitimsel Yoksunluk ve Yetişkin Eğitimi. Milli
Eğitim Dergisi,159.)

Dünyada en fazla
facebook kullanan ülkeyiz

Son yapılan araştırmalara göre, dünyada en fazla facebook
kullanan toplumlar arasında yer alıyoruz. Dünyanın en çok facebook kullanan
dördüncü ülkesi Türkiye. Bu veri, gerçekten düşündürücüdür. Bu sadece faceebook
için geçerli değil elbette. Twitter hesabı olanların sayısı da giderek artıyor.
Türkiye 30 milyon Facebook ve 4 milyon Twitter üyesine sahip bir ülke. Bu
rakamlar tabii bu satırların yazıldığı zamandı. Şu anda bu veriler daha da
artmıştır.

Türkiye’de, bugün
internet kullanıcı sayısı 35 milyonu aşmış durumda. Bilgi Teknolojileri ve
İletişim Kurulu’nun (BTK) verilerine göre, Türkiye’nin ADSL ile tanıştığı
2003 sonunda geniş bant internet abone sayısı 18 bin 604’tü. Bu rakam, 2012’nin
birinci çeyreğinde 16,7 milyon kişiye ulaştı. Bu da abone sayısının dokuz yılda
897 kat arttığına işaret ediyor.

Günümüzde temel ses veri iletişimin yaklaşık yüzde 40’ının
internet üzerinden yapıldığına dikkat çekmek istiyorum. Bu oranın 2023 yılında
yüzde 90’a çıkması bekleniyor. Türk
kullanıcıların internet kullanımları, bugüne kadar bu beklentiyi doğrulayacak
şekilde arttı. Aralık 2008’de kişi başı internet kullanımı ortalama 4 GB iken,
Mayıs 2012’de bu rakam altı kat artarak 24 GB’a ulaştı. Limitsiz internet
paketi kullanım tercihi ise 2008’de yüzde 19 iken, 2012’de yüzde 67’ye fırladı.

Ne düşünmemiz
gerektiğini söyleyen medya

Medya halka ne hakkında düşünmesi gerektiğini değil, ne düşünmesi gerektiğini söylüyor. …(6) Medya
Emperyalizmin Küreselleşmesi Sadi Özdemir.
Medya sadece önce
çıkardığı konularla değil, bunu yaparken ihmal ettiği ya da küçümsediği konular,
başlıklar bazında da izleyenleri biçimlendirir…

Filmlerde ürün yerleştirme modeline bunu örnek verebiliriz.
Bugün dizi ve filmlere baktığımız zaman bizim neyi almamız gerektiğine dair
yönlendirmeci bilgiyi rahatlıkla görebiliriz. Yine film/dizilerde sanal reklam
uygulaması yapılmaktadır yazısını artık daha sıkça görmeye başladık.

Medyadan etkilenmemek
mümkün mü?

Clinton, 1996 yılında yaklaşan tehlikeyi sezerek TV’lerdeki
şiddet sorununa el koydu. Hazırlanan yeni kanun tasarısı ile TV alıcılarına
“V çip” (Violence Chip) adlı aletin takılmasını zorunlu kılıyor. Bu
cihazın en büyük özelliği şiddet veya cinsel içerikli yayınlar olduğunda anında
kesmesi…1996 yılında yürürlüğe girmesine rağmen Türkiye’de bu konu daha yeni
yeni gündeme getiriliyor.

İnternet Medyası Federasyonu
(İMF) Kurucu Genel Başkanı Talat Atilla ne güzel söylemiş… Eski nesil
avuçlarıyla koşuşturup hayata sıkı sarılırken, stres nedir bilmezken yeni nesil
kendini maskeleyerek hayata dokunuyor…

Melih Arat’ın Sıra Dışı Yaşam Becerileri isminde güzel bir kitabı var, bu
kitabı okuduğunuz zaman aslında ne kadar az düşündüğümüzü veya aslında
düşündüğümüzü sandığınızı anlıyorsunuz? Düşüneceğiz hem de farklı düşüneceğiz.
Zaten Yüce Allah’ta Kuran-ı Kerim’in 822 yerinde düşünmez misiniz,
akletmez misiniz, aklınızı ne zaman çalıştıracaksınız diye hep ikaz ediyor…
Düşünen bir toplum ve topluluk olmamız için bizleri uyarıyor Allah. C.C.

İşte sosyal medyanın en büyük tehlikesi DÜŞÜN-ME-MEYİ TELKİN ETMESİDİR…
SOSYAL MEDYA DÜŞÜNME BEN SENİN ADINA DÜŞÜNÜYORUM…

Not: Şimdilik fazla uzun olmasın diye bu kadarla iktifa
ediyorum. Konu ile ilgili olarak örnekler vererek yazımızı devam ettireceğim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir