SU KASİDESİ

Kameri takvime göre 12 Rebiulevvel 571 günü miladi takvimde 20 Nisan 571 e tekabül etmekte…Yarın kameri takvime göre Hatem’ül- Enbiya Hz. Muhammed Mustafa’nın doğum günü yani Mevlid Kandilidir.Miladi takvime göre doğum günü ise Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri ile kutlanmaktır.Bu özel ve önemli gün vesilesi ile Fuzuli’nin Peygamberimizi kendine ulaşılmak istenen bir sevgili, kendisini de ona ulaşmak arzusuyla yol alan su olarak tasvir ettiği,redifleri su olduğu için “Su Kasidesi”olarak adlandırılan meşhur na’tını ve açıklamasını sizlerle paylaşmak istiyorum.İlahi aşkı böyle derin ve içten anlatabilen,okurken de gerçekten su gibi ahenkli akan,alıp götüren bir eser daha bilmiyorum;bu benzetmeleri bu derin tahayyülü gerçekten yanıp tutuşmayan, hissetmeyen kimse aktaramaz diye düşünürken kendimi suçlamaktan da geri kalamıyorum;acaba bağrımda “gönül” diye taşıdığım şeyin yerinde ne var da aynı derin hissiyatı yakalayamıyorum? Sözü fazla uzatmadan kasidenin ahenkli dünyasına buyur ediyorum sizleri;buyurunuz efendim!
1-Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
Ey gözüm,gönlümdeki ateşlere gözyaşımdan su saçma,zira bu denli tutuşmuş ateşe su çare değildir.(Hem gönül ateşi başkadır ,bu manevi bir ateştir suyun faydası olmaz,zaten ben bu ateşten de kurtulmak istemiyorum ki:Aşk derdiyle hoşem,el çek ilacımdan tabib!)

2-Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su
Bilmiyorum ki şu dönüp duran gökkubbenin rengi su rengi mi yahut gözümden akan yaşlar gökkubbeyi mı kapladı (O denli ağladım ki ayrılık ateşiyle…gözyaşım gökkubbeyi kapladı…)

3-Zevk-ı tîğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâra su
Kılıç misali keskin bakışının zevkinden gönlüm olsa parça parça,şaşılmaz ki buna,ki su da aka aka izler bırakır duvara(Su yumuşak olmasına rağmen böyle duvara bile izler bırakırsa sevgilinin zevk veren keskin bakışları gönlümü parçalasa buna şaşılır mı ?)

4-Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin
İhtiyât ilen içer her kimde olsa yara su
peykan:okun ucundaki sivri demir(sevgilinin kirpiklerine benzetilir)…çekinerek söyler yaralı gönül bakışlarını anlatırken,aynı şekilde yaralı kimse de suyu ihtiyatla içer(kanamalı durumlarda kanamayı arttırabilir)bir şeyin ızdırabını tadan hassas olur , o ızdıraptan çekinerek bahseder

5-Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su
Suya versin bahçıvan gül bahçesini boşa zahmet çekmesin,uğraşmasın;bin gülbahçesine su verse bile senin yüzün gibi bir gül açılmaz senin gibi bir gül daha yetişmez.Beşeriyet ne yaparsa yapsın Gül-i Muhammedi gelmeyecek bir daha(son peygamber olduğuna telmih)

6-Ohşadabilmez gubârını muharrir hattuna
Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su
Yazı yazan kimse gubari yazısına(gözle görülemeyecek kadar ince yazı türü) benzetemez çehreni,kalem gibi,bakmaktan inse gözlerine kara su…kör olana dek uğraşsa,kalem mürekkebi akıttığı gibi(kamış kalem iyi yarılmazsa mürekkebi akıtır) gözlerine kara su inse senin yüzünün inceliğini güzelliğini kendi hattına benzetemez

7-Ârızun yâdıyla nem-nâk olsa müjgânum n’ola
Zayi olmaz gül temennâsıyla virmek hâra su
Yanağını hatırlamakla kirpiklerim ıslansa ne ola,gül yetiştirmek temennisiyle dikene su vermek suyu ziyan etmek değildir.(yanaklar güle,kirpikler dikene,gözyaşı suya benzetilerel leffü neşr sanatı uygulanıyor)

8-Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîğ
Hayrdur virmek karanu gicede bîmâra su
Gam günü yaralı gönlümden bakışlarını esirgeme,karanlık gecede hastaya su vermek hayırdır(Kıyamet gününde şefaatini esirgeme,nazar-ı Muhammed değenin dünyası da ahireti de mamur olur)

9-İste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it
Susuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara su
İste sevgilinin bakışını gönül,ayrılığında hasretimi teskin etmeye çalış,susuzum bir kez bu çölde benim için ara su…(Sevgiliden ayrı olduğum zamanlarda ona olan aşkımı şevkimi gönlümde tut,aşkın gönülde bir sır gibi taşınması güzeldir,insanın kendine ait böyle bir sırrı gönlünde taşıması ona dehşetli bir olgunluk verir…Bu çölde,bu kesret dünyasında susuzum,sensizim,bu ilahi aşkın susuzluğudur,benim için burada bir damla su ara,bu halde iken bir damla su cihanı abad eder

10-Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su
Ben dudağının iştiyakındayım,zahidler Kevser ister;nitekim sarhoşa şarap içmak hoş gelir aklı başında olan kimse ise su…Dudak vahdeti temsil eder,ben senin tanıttığın bildirdiğin Yaratıcıyı,O’na kavuşmayı arzuluyorum(şefaat manasında da anlaşılabilir)Can ile dudak arasında ilgi vardır.Ben senin dudağından çıkacak sözü istiyorum.Oysa sofu kimseler (burada bildiğimiz zahid anlamında değil de daha çok işin derinine inememiş kimseler için zühhad kelimesi kullanılmış) kevserden başka şey düşünmüyor,sarhoşa nasıl içki hoş gelirse akıllı kimseye de su iyi gelir
11-Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr
Âşık olmış galibâ ol serv-i hoş-reftâra su
su, durmadan senin mahallendeki bahçeye doğru akıyor. galiba o, hoş yürüyüşlü sevgiliye âşık.

12-Su yolın ol kûydan toprağ olup dutsam gerek
Çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su
O (sevgilinin yaşadığı) mahalleden suyun yolunu topraktan bir set olup tutsam gerek,tutmalıyım ki rakibimdir,koymayın tutun onu ,O sevgilinin bulunduğu yere varmasın,benden önce gitmesin.

13-Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su
Elini öpme arzusuyla eğer ölürsem dostlar,toprağımdan bir testi yapın da sunun onunla yare su…Su içmek için dudağını testiye değdirdiğinde onu sudan önce öpmüş olurum;bir önceki beyitte suyu kıskanıp kendisinden önce sevgiliye varmasını istemiyordu olur da başaramaz ölürse sevgiliye su verilen tas olmayı istemekte

14-Serv ser-keşlük kılur kumrî niyâzından meger
Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su
servi serkeşlik yapıyor kumrunun niyazına,eteğini tuta,ayağına düşe yalvara su…servi, kumrunun yalvarmalarına karşı dikbaşlılık ediyor,su gitsin de onun eteğine sarılıp ayağına düşsün yalvarsın. “servi”, vahdeti (Allah’ı) “su”, peygamberi, “kumru” kulu temsil eder…Yine şefaat isteniyor böylece
15-İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
Gül budağınun mizâcına gire kurtara su
İçmek ister bülbülün kanını bir hile ile (gül dalı),gül budağının mizacına girip (bülbülü) kurtara su…Gül kendisine kırmızı rengi sağlamak maksadıyla bülbülün kanını içmek istiyor,su gülün damarları yoluyla içine girip mizacını değiştirsin de bülbülü kurtarsın

16-Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktidâ kılmış târîk-i Ahmed-i Muhtâr’a su
Temiz yaratılışını açıkça göstermiş ehl-i aleme,iktida kılmış yoluna Ahmed-i Muhtar`ın (seçilmiş övülmüş,Hz Muhammed’in) su
Su temiz tabiatını âleme aydınlık (berrak) kılmış ve Hazret-i Muhammed`in, yoluna girmiştir.
Fuzuli “bu beytinde su ile Hazret-i Muhammed`e uyan, onun yolunda giden mümin arasında bir münasebet buluyor. Temizlik dolayısıyle islâmiyet suya büyük önem verir. Su maddî ve manevî temizliğin sembolüdür. Suyun vasıflarından biri berrak oluşudur,iyi mümin de öyledir;onun gönlü de su gibi aydınlık, herkese açıktır.”

Su kasidesinin ve açıklamalarının diğer yarısını bir dahaki yazımıza bırakarak,bu ilk kısmının tekrar be tekrar okunması ile gönüllerimizin pasının silinmesine vesile olmasını umuyoruz.Hem sanatı ,hem derin manaları ile coşturan bir şaheser bu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir