SÜPER FARE VE DR. FRANKEŞTAYN

Amerikalı bilim adamları, çok farklı özellikleri olan bir fare türü ortaya çıkardılar. Satte 1200 metre koşabiliyor. Üstelik bu hızla 5-6 saat boyunca yorulmadan aralıksız koşmaya devam edebiliyor. Bir insan için bu, bisikletle Alp dağlarının tepesine tırmanmak gibi bir şey. Dahası, normal farelere göre çok daha uzun ömürlü ve daha hızlı yavruluyor. Çok yediği halde kilo almıyor. Dört yıl önce ortaya çıkan süper farelerin sayısı daha şimiden 500’ü geçti.

Genetik müdahale ile elde edilen bu tür olağanüstü özellikler insana da kazandırılabilir mi? Elbette istenirse çok şey yapılabilir. Hatta ucube insanların ortaya çıkması bile ihtimal dahilinde…

Araştırmacılar, öncelikle bu çalışmadan yararlanarak yeni ilaçlar geliştirmeyi düşünüyorlar. Böylece sporcuların çok daha hızlı koşmalarına imkan hazırlanmış olacak.

15 kişilik araştırma ekibinin yöneticisi, Case Western Reserve Üniversitesinden profesör Richard Hanson’a göre genetik müdahale sonucu glukoz metabolizması değişiyor ve böylece vücuttaki yağlar daha verimli kullanılıyor. Ayrıca vücutta laktik asit birikmesi sözkonusu olmuyor. Böylece kaslarda kramp oluşumu engellenmiş olacak.

Genetik müdahalenin sağladığı en büyük avantajı bilim adamları şöyle özetliyor: Yağ asitleri çok daha verimli bir şekilde kullanıldığı için benzerlerine göre iki misli yedikleri halde kilo almıyorlar. Fakat çok saldırgan davranıyorlar. Bunun sebebi ise henüz bilinmiyor.

Bu müdahaleyi insanlara uygulamak teorik olarak mümkün, ama etik değil. Ancak ilaç firmaları bundan yararlanıp kas geliştirme ilaçları elde edebilirler. Fakat sporcuların bunu gizlice kullanıp haksız rekabete girmeleri de ihtimal dahilinde.

Fareler üzerindeki bu araştırmaların daha ileri aşamalarında yeni bilgiler de elde edilebilir: Mesela yüksek kalorili diyet ile kanser arasındaki ilişkinin araştırılması var gündemde.

Benzer araştırmalardan biri de geçmiş yıllarda domuzlar üzerinde yapılmıştı. İnsan büyüme hormonu enjekte edilen domuzlar daha hızlı büyümüşlerdi. Fakat bir süre sonra kemik ve eklem ağrıları ortaya çıkmıştı. Ve bu yüzden yürürken şiddetli ağrı çekilmekteydi. Böylece bu çalışma sonuçsuz kaldı.
Genetik araştırmalar sonucu ortaya çıkan bilgiler son derece önemli. İstenirse insanlığiın hayrıca kullanılabileceği gibi, kötü niyetli, insanların elinde tehlikeli silahlara dönüşme riski de yabana atılacak bir ihtimal değil. Bütün mesele, sözkonusu teknolojinin hangi ellerde kullanıldığı ve hangi değerler sisteminin etkili olduğu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir