Talat`ın Çankaya talihsizliği

Cumhurbaşkanı Sezer,KKTC Cumhurbaşkanı Talat`ın 2 Haziran`da görüşme isteğini `Ankara`da olmayacağım` diye reddetti; ama programı yoktu ve Ankara`daydı…

Ankara`nın diplomasi koridorlarında epeydir konuşulan Kıbrıs`la ilgili bir mevzu, tam da KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat`ın Ankara`ya `çalışma ziyareti` yapacağı geçen perşembe günü İstanbul`daki yazıişleri masalarına da yansıdı: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Talat`a randevu vermiyordu…
İsmet Berkan duruma dikkatimi çekince birkaç telefon görüşmesi yaptım. Ortaya çıkan durum şuydu:
Talat, 18 Nisan 2005 tarihinde cumhurbaşkanı seçildikten sonra gayet tabii olarak Türkiye`ye resmi ziyarette bulunmak istediğini, yine gayet tabii olarak bu ziyaretinde Sezer`le de bir araya gelmek istediğini Ankara`ya iletmişti. Bu istek her zamanki gibi Türkiye`nin Lefkoşa Büyükelçiliği`ne, oradan da Türkiye Dışişleri`ne bildirilmişti.
Talat cumhurbaşkanı seçildiğinde, Sezer`den yazılı bir tebrik mesajı almış, onun dışında iki lider arasında hiçbir temas olmamıştı. Durumu şöyle özetlemek mümkündü: Arada sıcaklık zaten yoktu, ama ilişki ya da diyalog da yoktu…
Yine de Talat`ın beklediği mesaj nihayet mayısın ikinci yarısında Lefkoşa`ya ulaştı.
Türk Dışişleri, ziyaret için 2 Haziran tarihinin uygun olduğunu bildiriyordu Talat`a. KKTC lideri, Sezer`le de, Genelkurmay Başkanı`yla da görüşebilecekti. Talat ve heyeti buna göre hazırlığını yapmaya başladı.
Gelgelelim ziyarete iki gün kala, yeni bir mesaj iletildi Talat`a. Sezer, kendisiyle görüşemeyecekti, çünkü 2 Haziran`da Ankara`da olmayacaktı. Aynı mesajda, Sezer`in Talat`ı `önümüzdeki günlerde` bizzat davet etmeyi ve ağırlamayı düşündüğü de belirtiliyordu. Bunun üzerine resmi bir ziyaret olarak, hatta Genelkurmay Başkanı`nın da katılacağı bir zirveye de sahne olacak biçimde tasarlanan Talat`ın cumhurbaşkanı sıfatlı ilk Ankara randevusu, çalışma ziyaretine çevrildi. Talat`ın tabii ki keyfi kaçmıştı ancak yapacak bir şey de yoktu. Ne de olsa Sezer Ankara`da olmayacaktı…Ayrıca `önümüzdeki günlerde` Sezer kendisini davet edecekti…
Gelgelelim durum bildikleri gibi değildi.
Her şey bir yana, Sezer, 2 Haziran günü Ankara`daydı. Sabah açıklanmış bir programı yoktu. Öğleden sonra Başbakan ve Genelkurmay Başkanı`yla rutin görüşmeleri vardı. Yani Çankaya`daydı…Akşam da açıklanmış bir programı yoktu…
Ve KKTC heyeti bunları, o gün kendilerini Lefkoşa`dan Ankara`ya götürecek uçağa binerken, İstanbul`dan kendilerini arayan bir gazeteciden öğrendi.
Evet durum buydu. Sonrası malum…
Talat geldi, Erdoğan, Gül ve Arınç`la görüşüp ertesi gün Lefkoşa`ya döndü. Ne Sezer`le ne Genelkurmay Başkanı`yla görüşebildi.
Talat, Lefkoşa`dan havalanmadan az önce öğrendiği durumu, Ankara`ya ayak bastığında bilmezden geldi. Belli ki anlaşılır biçimde Türkiye`ye cumhurbaşkanı olarak yaptığı ilk ziyarete gölge düşmesini istememişti.
Talat cumhurbaşkanı seçildiğinde tarih 18 Nisan 2005`ti. Dolayısıyla bugün itibarıyla işbaşına geleli iki aya yakın bir süre geçmiş…Merak ettim, Sezer bu süre zarfında neler yapmış, kimleri ağırlamış da Talat`a, KKTC Cummhurbaşkanı`na ayıracak birkaç saat bulamamış diye…Küçük bir araştırma yaptım. İşte Sezer`in 18 Nisan-

10 Haziran 2005

tarihi randevu defterinin `dış` yapraklarından seçmeler:
19 Nisan: Letonya Cumhurbaşkanı`yla görüşme
25 Nisan: Moldova`nın Ankara Büyükelçisi`nin veda ziyareti
26 Nisan: Yeni Zelanda Başbakanı ile görüşme
28 Nisan: Bosna-Hersek Temsilciler Meclis Başkanı`yla görüşme
3 Mayıs: Bulgaristan Cumhurbaşkanı ile görüşme
4 Mayıs: BM Türk Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ile görüşme
18 Mayıs: Kongo Demokratik Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı`yla görüşme
1 Haziran: Kırgızistan`ın Ankara Büyükelçisi`nin veda ziyareti
7 Haziran: Ukrayna Cumhurbaşkanı`yla görüşme
Konumuz bağlamında randevuların en ilgincini en sona sakladım: Sezer`in 23 Mayıs`taki konuğu kim dersiniz?
Rauf Denktaş. Hangi sıfatla mı? KKTC Birinci Cumhurbaşkanı sıfatıyla. Sezer, Denktaş`ı Çankaya`da ağırlıyor, 14.30`dan itibaren… Devamı var: Sezer ertesi gün de kahvaltıda bir araya geliyor Denktaş`la…
Üşenmeyip bir de 18 Nisan`dan 10 Haziran`a kadar geçen dönemde Sezer`in basına açıklanmış herhangi bir kabul ya da görüşmesinin bulunmadığı günleri saydım: Cumartesi-pazar hariç (ki bazı cumartesi günleri Sezer resmi görüşme yapıyor) tam tamına 14 gün. Resmi programsız günlerden biri de Talat`ın ziyaretinin gerçekleştiği günü izleyen 3 Haziran 2005 cuma… Hafta içine denk gelip kısmen ya da büyük ölçüde resmi programsız günleri hiç hesaba katmadım.
Elbette Sezer`in programına Sezer karar verir. Kimi ne zaman ağırlayacağına, ne kadar vakit geçireceğine de. Ama yukarıdaki bilgiler ışığında insanın aklına ister istemez şu sorular da gelmiyor değil: Bunca süre geçip bir randevu lütfetmediğine göre yoksa Sezer, daha doğrusu Sezer`in temsilcisi olduğu devlet, hâlâ Talat`a alışamadı mı? Alışamadıysa acaba neden?
Bilinen bir şey varsa o da Talat`ın hâlâ Sezer`in davetini beklediği… Bakalım `önümüzdeki günler` ne zaman gelecek?

Erdal Güven /RADİKAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir