TARİFİ BENDE

Nasreddin Hoca’yı tanımayanımız yoktur. Sadece Türkiye’de değil, Nasreddin Hoca’nın ünü Orta Asya’ya, Arabistan’a, hatta Balkanlar’a kadar ulaşmıştır. Fıkraları bilinir ama kendisini ne kadar tanırız? Aslında yeterince tanıdığımızı söyleyemeyiz. Zira onun adını ve fıkralarını duyduğumuzda sadece güleriz. Oysa mizah sadece gülme ihtiyacını karşılamak için üretilmez. İnsan zekâsının en değerli üretimi olan mizah, zeka sahiplerini düşündürmeyi ve bu yolla onlara belli mesajları vermeyi de amaçlar. Son asırlarda biz aklımızı kullanmayı bir kenara bıraktığımız için Nasreddin Hoca’nın o güzelim fıkralarına sadece güler geçeriz. Oysa oralardaki derin manalara ne kadar da çok ihtiyacımız var? İşte Şaban Abak bunun kapısını aralamış.



“Tarifi Bende:Bir İslam Aydını olarak Nasreddin Hoca” adlı kitabı kaleme alan şair Şaban Abak, çok önemli bir adım atmış. Vadi Yayınları tarafından basılan bu kitapta, Nasreddin Hoca’nın kişiliğini, yaşadığı dönemin şartlarını ve onun ilmi derinliğini görüyoruz.



Karanlıkta kaybolan iğneyi aydınlık yerde arama fıkrasını hepimiz defalarca duymuşuzdur. Ama burada nice derin manalar olduğunu pek düşünememişizdir. Abak kitabında bu konuda şu yorumlara yer veriyor.



“Kaybettiğimiz her ne ise, onu artık kaybediş şartlarında bulamayız. Çünkü tarihi, tabii ve toplumsal (sosyolojik) şartlar sebebiyle kaybettiğimiz o şey artık kaybedilen yerde değildir! Zaman olarak geriye; kaybettiğimiz zamana gitmemiz nasıl mümkün değilse, mekân olarak da (burada en geniş manada çevre ve şartlar) artık eski mekan ve eski konum söz konusu değildir. Filozofun, ‘aynı nehirde iki kere yıkanmak mümkün değildir’ veciz sözü de bu kesintisiz değişime işaret eder. Onu kaybettiğimiz yeri ve zamanı sabitlersek, aslında kendimizi sabitlemiş oluruz ki bu durumda kaybımız gittikçe uzaklaşacak ve kaybolmuşluk hali derinleşecektir….”



Sadece bu fıkrada bile görüyoruz ki Nasreddin Hoca’nın fıkraları iç içe birçok mesajlar taşıyorlar. Nitekim bu fıkrayı kuantum fiziğine bağlamak bile mümkün.



Abak, Nasreddin Hoca latifelerini ele aldığı bu kitabında birbirinden güzel, şaşırtıcı ve aydınlatıcı yorumlarını sürdürüyor.”Tarifi Bende”, bize yalnızca Nasreddin Hoca’yı gerçek kimliğiyle; bir İslam aydını ve toplum önderi olarak yeniden kazandırmakla kalmıyor; medeniyetimizin geçmiş parlak devirlerinin kişi, kavram ve olaylarını nasıl okuyup yorumlayacağımız alanında da örnek bir şema sunuyor.


Şaban Abak’ı bu çalışmasından dolayı tebrik ediyor, bu güzel adımın devamını bekliyoruz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir