Tüpraş’ın ‘’Kemal Noktası“

Petrol konusunda ilk ciddi çalışmamız fazla ciddi bulunmuş, 1996 Yılında Zaman Gazetesi’nin gündüz baskısında ‘‘Petrolü Ele Verdik”, gece baskısında‘Petrolü Yabancılara Bıraktık” başlıklarıyla manşet olmuştu. O zamanlar Zaman’ın misyonu bu haberleri kaldrıyırdu Evelallah! Daha sonra bu çalışmamız Araştırmacı-Yazarlar Halil Nebiler-Suat Parlar’ın ikilisinin Sarmal Yayınlarında çıkardıkları kitaplarına da taşınmış; ve esere ‘‘Petrol Tekellerinin Son Durumu” başlığıyla Türk halkının faydası için uygun görülerek ilave edilmişti. Kitabı adı ‘’Petrolün Ekonomi Politiği/ PETROPOLİTİK” idi.


BP, Mobille kardeş oldu, devlete ait olduğu yıllarda 6000’e yakın bayisini kartal yuvası, kervan geçmez mıntıkılara konuşlandıran Petrol Ofisi, özelleşir özelleşmez tıpkı arkasındaki yabancı srmaya tekelleri gibi E5 ve E6 yollarına yuvalandı. Çünkü Rant çiftlikleri orası… Haa, Demiryolu, denizyolu Mars’a gideceğimizden şimdiye kadar ihmal edildi bunu da bir anda geniş düşünme moduna geçmenize ket vurayım diye söyledim – lütfen detay düşünmeyiniz… -Geçiniz…



Biliyorsunuz .. Gençliğimde (!) ‘‘Para-Petrol ve Son Perde”, ‘‘Bu Topraklarda Petrol Var’‘ kitaplarıyla Türkiye’deki petrol ve uluslar arası bağlantılarını anlatmaya çalıştım. Ve niye petrolümüzün kullandırılmadığına cevaplar aradık… Aradığımız yıllarda bu konuya 1960 yılından itibaren yıllarını vermiş Emekli Kıdemli Binbaşı, Jeolog, Hidroolog İhsan Güven Beyi bir suikast sonucu kaybetti. Konu Türk halkının gündemine yanlış girsin diye de ‘’Çelik’in Tarikat Lideri”, ‘‘Dost Tarikatı Lideri” şeklinde haberlerle manipüle edildi.



Şimdi bu seyri süluk ülkemizde ‘’Kemal bir nokta ”ya erişti.



Nedir bu kemal noktası bazı benzetmelerle de olsa kısaca izah edelim istiyorum:



TÜPRAŞ’ın yüzde 15’ine yakın bölümünün satışı hepimizim malumu. Oysa bu mevzuyu geçtiğimiz Mayıs aylarında şahsımın da katıldığı MESAJ TV’DEKİ bir programda tartışmıştık. Avukat-Araştırmacı-Yazar Suat Parlar Bey TÜPRAŞ’ın satışından sonra kullandırıImayan, DEĞERLENDİRİLMEYEN PETROL SAHALARIMIZIN BU SATIŞTAN SONRA KULLANDIRISA DA BİR ŞEY İFADE ETMEYECEĞİNİ GAYET MANTIKLI BİR ŞEKİLDE İZAH EDERKEN; BENDENİZ DE BU ANALİZE DESTEK OLMAK MAKSADIYLA BU AŞAMADAN SONRA YAPILACAK YERLİ ÜRETİMİN ‘‘SADECE AMELİYE HİZMETLERDEN” ÖTEYE GİDEMEYECEĞİNE VURGU YAPMIŞTIK.




Evet belki yüzde 51’i veya daha fazlası satılmadı ama birader öyle bir şirkete satıldı ki, ÇAKAL’A KIZ VERSEYDİK DAHA İYİYDİ. Dolaylı yoldan zaten bu adamlar kümesten çıkmıyordu; şimdi KÜMES’in PATRONU oldular YARIN İSE HAKİMİ İYİ Mİ?..




2010’LU YILLARDA…



Evet 2010’lu yıllarda TPAO’nun elinden alınacak bir sürü sahayı bekliyorlar şimdi bu ÇAKAL. Bunların arasında Karadeniz’deki Petrol sahaları da var. ‘’Karadeniz’deki Enerji Sahaları Dudağımı Uçuklatıyor, Uyuyamıyorum” diyen Sevgili Bakan Hilmi Güler’in ne dense kendi bakanlığıyla ilgili bu konularda cümle kurmasına müsaade edilmezken; Bakan Unakıtan onun yerine aylar evvelinden Hong Kong’da faaliyette bulunabiliyor sayın teba!..



Şimdi gelelim bu TÜPRAŞ’ın satışında 500 bin dolar verilerek elde edilen sözleşme metinlerine. Satış gerçekleştiğine göre niye bu metinler hala halka arz edilmiyor?. Hani ‘’açıklık”, hani ‘’şeffaflık”. Yoksa Türk halkının ahlaki yapısına sapkın-sadist- sefil format atmak gayesiyle birden bire Avrupa Birliği Fonlarıyla sayıları patlayan –yerli zehir tepkisiz ve iyi tutar- dizi ve programlar mı sadece bu iki kavramın kapsamı alanına girebildi.



ŞİMDİ KIRMIZI KİLİTLİ DOLAPLARDA AYRI AYRI NÜSHALAR HALİNDE TUTULAN BU SÖZLEŞME METİNLERİNDE YER ALAN MADDELERDE SATIN ALAN ŞİRKETE VE ORTAKLARINA 2010 YILINDAN SONRA TPAO’NUN ELİNDEKİ RUHSATLI SAHALARIN DA DAHİL OLMAK ÜZERE ÇIKARMA VE İŞLEME YETKİSİ VERİLDİĞİ İFADE EDİLİYOR BU KONUDA KAMUOYUNU AYDINLATICI BELGELİ BİR AÇIKLAMA YAPILMASI GEREKMEZ Mİ?



Bu sözleşme metinlerini 500 bin dolar versem saf halde bana verir misiniz?



Yoksa; –METNİ HAZIRLAYAN ARKADAŞLARIN YALANCISIYIM-



deyip Sevgili Milletime hala söz sanatlarıyla bir şeyleri ifade etmeye çalışacağım bilemiyorum…




Metni hazırlayan arkadaşlar… Neyse..



‘’Biliyorsunuz Halkının geleceği için, gelip geçici iktidarların, hükümetlerinin gafletine, hıyanetine, sulu getirilip susuz götürülmesine vs. bırakılmayacak kadar ehemmiyetlidir…”



Gelin bu zandan memleketi kurtarın. Eğer zannın altı dolmaya başlarsa hiç kimse 2008 (!) beklemeyecektir benden uyarması!..









EK …



Şimdi de yazımızın kemal noktasına; İstanbul Milletvekili Emin Şirin’in yaptığı çalışmayı ilave ederek boyut katalım istiyorum



(…)



Kemal Unakıtan, hanımı, Mehmet Kutman’ın kızkardeşi ve Özelleştirme İdaresi Başkanı özel, yabancı bayraklı bir uçakla Hong Kong’a gidip, Mehmet Kutman ile buluştular mı, buluşmadılar mı? Bu uçağın sahibi kimdi? Kiminle, “babalar gibi” ne konuştular? Kiminle, “babalar gibi” ne anlaşmaları yaptılar?”


Bundan bir hafta önce Kemal Unakıtan’a ve Başbakan Tayyip Erdoğan’a bir soru yönelttim:


“Kemal Unakıtan, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın Tüpraş’ın yüzde 14.76’lık payını yangından mal kaçırır gibi, “babalar gibi” sattıkları Mehmet Kutman ve Ofer ile geçen Ramazan Bayramı’nda Hong Kong’ta beraber miydi?”


Ne Başbakan’dan, ne de Kemal Unakıtan’dan çıt çıkmadı!


Bugün biraz daha ipucu verecek sorular soralım:


– Kutman, Hong Kong’a tarifeli uçak ile Kemal Unakıtan’dan 2 gün evvel gitti. Mehmet Kutman’ın yanında sonradan Tüpraş İdare Heyeti’nde görev alan bir yardımcısı vardı. Kutman’ın seyahatinden iki gün sonra, Kemal Unakıtan, hanımı, Mehmet Kutman’ın kızkardeşi ve Özelleştirme İdaresi Başkanı özel, yabancı bayraklı bir uçakla Hong Kong’a gidip, Mehmet Kutman ile buluştular mı, buluşmadılar mı? Bu uçağın sahibi kimdi?


– Kiminle, “babalar gibi” ne konuştular? Kiminle, “babalar gibi” ne anlaşmaları yaptılar?



Başbakan Tayyip Erdoğan’a soruyorum:



– Size dört ay evvel, Kutman-Ofer’in Tüpraş’ın 14.7’lik payını almasıyla ilgili sorduğum 9 soruyu neden zamanında ciddiye alıp tetkik etmediniz? Siz de işin içinde misiniz?



– Hong Kong seyahatinin detayları ortaya çıktığı zaman ÖİB Başkanı ile İstanbul 1. Bölgeden milletvekilliği adaylığınız düşünce yerinize seçtirdiğiniz, sonra Maliye Bakanı yaptığınız, arkasından da sözünüzü bazen dinlemeyen Abdüllatif Şener’den alarak Özelleştirmeyi bağladığınız “Kemal Ağabey”inizin istifasını mi isteyeceksiniz, görevden mi alacaksınız?



Bu hadise delilleri ile ortaya çıktığında Kemal Unakıtan’ı Yüce Divan’a sevk ettirecek misiniz?



– Bir ikinci konu daha var: Bugünkü gazetelerde ÖİB’nin akıl almaz bir beyanı var: Tüpraş’ın yüzde 14.7’sini kime sattıklarını bilmiyorlarmış! ÖİB, TÜPRAŞ, Telekom, Erdemir gibi stratejik şirketlerin satışından evvel, muhtemel alıcılar için MİT ve Emniyet’e güvenlik araştırması yapmıyor mu? Türkbank’ın bir Türk’e satışında bile aranılan güvenlik araştırması şartını şimdiki özelleştirmelerde aramayan ÖİB Başkanını ne zaman görevden alacaksınız?



– Başbakana bir üçüncü soru daha: TMSF’nin satışlarında, güvenlik araştırması şartını arıyor musunuz, aramıyor musunuz?








ÜLKE MENFAATİNE OLAN ÖZELLEŞTİRMELERE EVET! YAĞMAYA HORTUMA, HIRSIZLIĞA, PEŞKEŞE HAYIR!!! (Aziz Türk halkının ortak tavrı/HYÇEBİ)



Emin Şirin


Anvatan Partisi İstanbul Milletvekili


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir