Türban, Türbülans, Tür-balans…

Erdem Başçı asla Merkez Bankası Başkanı olamayacak… Sebebi gayet açık: Kurulu Düzen, Ahmet Necdet Sezer eliyle bir süre önce Başçı’nın “türban takan bir ekonomi bürokratı” olduğuna karar verdi!

Hayır: Erdem Bey, Hindistan’ın Laik Başbakanı Manmohan Singh gibi başını türbanla örtmüyor…

Kendisinin başı açık! Ama, olsun eşinin başı bağlı ya…

O yüzden yandı. Hayatı karardı. Girdiği ‘kara liste’de bakalım kaç yıl yatacak?

Başçı’nın liyakati falan göz önünde bulundurulmadı; eşinin türbanına bakıldı ve anında tedavülden kaldırıldı…

Adı Merkez Bankası Başkanlığı için önerildiğinde Başçı ve türbanlı eşinin fotoğrafları yayınlanmıştı, basında…

Tümüyle “Wanted: Aranıyor” kıvamında bir yayındı, bu…

Anında bulundular: Yakalandıkları yerde de çizildiler!

***

Kurulu Düzen için, Cumhurbaşkanı Sezer için Erdem Başçı’nın eşinin başındaki türban bir sembol…

Başörtüsü sembolü üzerinden yürütülen bir ‘devlet siyaseti’ bu…

AKP’nin iktidara gelmesiyle birebir bağlantılı bir ‘karşı siyaset’ten söz ediyoruz…

Çankaya Köşkü’ndeki yasak kesmiyor, Sezer’i…

Eşlerinin başı açık mı değil mi diye bakıyor, atanacak bürokratlara…

Bu tavrında tutarlı olabilmesi için bir adım daha atması gerekiyor, Cumhurbaşkanı’nın…

Çankaya Köşkü’ndeki resepsiyonlara eşinin başı bağlı olan ne kadar politikacı varsa -en başta Başbakan’ın tabii ki- hiçbirini almamalı!

Türkiye’deki Gizli İktidar, 28 Şubat’la birlikte üniversitelerdeki türban yasağını kemikleştirdi…

Türbanın serbest olmasının laiklik adına fazlasıyla menfi çağrışımlar yaptıracağını, muhtemel bir serbestlikte başını bağlayan kadın sayısının artacağını hesapladıkları için yasağı tahkim ettiler!

Buna mukabil, AKP iktidarı ile birlikte siyasi liderlerin, milletvekillerinin, bürokratların türbanlı eşleri -bugüne kadar hiç olmadığı kadar- sosyal hayatta, kamusal alanda, özetle vitrinde yer aldılar, almaya da devam ediyorlar…

Kurulu Düzen’in ‘toplum mühendisliği’ bir kere daha ters tepti, yani…

Statüko, haliyle bu “vitrine çıkma” hadisesinden müthiş rahatsız oldu…

Türban yasağında kamusal alan dogmatizminin zirvesine çıkmaları, bundan…

AKP hükümetini türban üzerinden sıkıntıya sokma girişimleri de bu hususla alakalı…

İktidar olan fakat muktedir olamayan AKP’nin tavrı ise Kurulu Düzen’in bu atraksiyonlarının ekmeğine yağ sürüyor!

AKP iktidarının üniversitelerdeki türban yasağını kaldırma ihtimalinin kalmadığı çoktan belli oldu…

Türban meselesi ancak üniversitedeki yasak ekseninde tartışılarak çözülebilecek bir konu: Ne var ki, bu noktadan epeyce uzaklaşılmış durumda…

Statüko’nun yasakçılığı kavileştirme taktiği tuttu; AKP hükümeti de sözünü ettiğim eksen kaymasına ‘hiçbir şey yapmamak’ suretiyle katkıda bulunmuş oldu…

Kurulu Düzen, -Danıştay’ın son dönemdeki kararından Cumhurbaşkanı’nın uygulamalarına kadar- kamusal alanı acayip genişleten yorumlar vasıtasıyla hükümetin üzerine üzerine gidiyor…

Merve Kavakçı’nın Yeni Asya’daki röportajda söylediği gibi, statükoyu korumak isteyenler, türban konusunu AKP hükümetinin yumuşak karnı olarak görüyorlar…

Hükümetin bundan sonra türban meselesinde herhangi bir inisiyatif alabilmesi mümkün görünmüyor…

AKP türban yasağına dokunamayacak…

Paradoks tam da burada: Sezer’in türban konusundaki müthiş katı tavrı AKP’ye yarıyor!

TAMER KORKMAZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir