TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE ÇİN’DEN DÜNYANIN EN ETKİLİ SİLAHINI ALALIM

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin silah alım envanterinde neler vardır bilemiyorum. Avrupa’dan, Rusya’dan, kısacası dünyanın dört bir yanından Genel Kurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı’nın kapılarını aşındırarak “muhteşem” silah gelişimlerini sunan, ihale dosyalarına şartname kriterleri ile dahil edilmeye çalışılan nice silahın olduğunu tahmin edebiliyorum.


Türk Silahlı Kuvvetleri’nin cihanşümul duruşunu taçlandıracak silahlarla donatılmasını nicedir arzuladığımı bilen bilir. Nükleer Güç olduğumuz açıklandığında kurban keseceğimi bu yazıda bir kere daha teyit etmek isterim.


İngilizler ile münasebetlerimizi okurken bir ayrıntı dikkatimi çekti. Zira Çanakkale zaferini bir hezimet olarak görüyor ve intikamının mutlaka alınması gerektiğini haykırıyorum….


Dünya tarihinde ilk uçak gemisini İngilizler kullanmışlar. 1914 senesinde hizmete alınan HMS Ark Royal adlı uçal gemisinin ilk vazifesi üzerinden havalanan uçakların ülkemizi bombalaması olmuş…


İngilizleri kömür taşımasında kullanılan bir gemiyi uçak gemisine dönüştürmek sureti ile yüzer bir askeri pist sahibi olan Amerikalılar takip etmişler. Jupiter (AC-3) adlı kömür gemisi uçak gemisi olduktan sonra Longley CV-1 adını almış.


Çin de uçak gemisi sevdasına 1998 yılında kapılmış. Rusya’dan aldığı uçak gemisini Ukrayna üzerinden ülkesinin Dalian Limanı’na getirirken dünya kamuoyuna da bu gemiyi yüzer bir kumarhane olarak kullanacağını duyurmuş. Ancak görünen o ki Çin gerekli yenilemeler ile sıfır model bir uçak gemisini önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde denize indireceğe benziyor.


Çin’in Pasifik Okyanusu’nda deniz sahasında uluslar arası stratejistlerin beklentisi ve öngörüsünün aksine çok daha önceden varlık iddia etmesi Amerika’yı ziyadesi ile endişelendiriyor.


Türk Silahlı Kuvvetleri’ni milyarlarca dolar masraftan kurtaracak silahın ne olduğu konusunda açıklama yapmadan bölgenin stratejik derinliklerine dalarak şöyle bir ufuk turu yapalım.


Malezya, Endonezya, Papua Yeni Gine, biraz aşağılarda Avustralya, Çin’in hemen yanı başında Tayland, Vietnam, Malezya-Singapur, öte tarafında, Bangladeş, Hindistan, denizi olmayan coğrafyada Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Moğolistan ile birlikte Rusya,


Denize açılan diğer yüzünde Kuzey Kore, Güney Kore, Tayvan, Japonya doğrudan olmasa da Hong Kong.


Çin ekonomideki varlığını diplomasi ve politika da tam olarak hissettirmezken askeri varlığını doğrudan oyuna sokmaya başlayacak gibi. Amerika’nın alışılagelmiş global dengelerini hiç dikkate almaksızın. Burada Çin’in elinde öylesine bir koz var ki, ABD Deniz kuvvetlerinin adeta uykusunu kaçırıyor.


Peki ABD Deniz Kuvvetleri’nin, özellikle de US Pasific Command Admiral Admiral Robert Willard’ı böylesine endişelendiren gelişme nedir? Çin’in 1 tanecik Uçak Gemisi mi?


Bu sorunun cevabını vermeden önce dünyadaki Uçak Gemisi dengelerine bir bakalım.


Dünyada 11 ülke güçlü bir devlet olmanın keyfini bir ayrı sürüyor. Başta Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Brezilya, Çin, Fransa, İngiltere, Hindistan, İtalya, Japonya, Rusya, İspanya, Güney Kore ve Tayland…


Dünyada 37 tane aktif uçak gemisi sahibi bu 11 ülkenin içerisindeki en bahtiyar devlet Amerika Birleşik Devletleri. Tam19 tane uçak gemisi var.


Bunlardan 9 tanesi Nimmitz Sınıfı nükleer enerji ile hareket eden, 85 uçak kapasiteli. 6 Milyar dolara mal oluyor ve yapımı 5 yılda tamamlanabiliyor. Bu gemilerin işletme maliyeti 11.677 milyar Dolar. Dolaylı işletme maliyetleri ise 3,2 milyar dolar. Nükleer atıkların depolanması ise 13 milyon Doları buluyor. Hizmet dışı olduğunda, ömrünü tamamladığında kızağa alınmasının maliyeti ise 900 milyon dolar.


ABD’nin 1 tane Tarawa Sınıfı Uçak Gemisi bulunuyor. Aslında bir yüzer uçak pisti olarak da nitelendirilebilir. Liman olmadan karaya yanaşabilen destek yük gemileri, helikopterler ve uçaklar taşıyabiliyor.


ABD’nin Wasp Sınıfı gemilerden 8 tanesine sahip. 40 savaş uçağı taşıyabilen bu gemiler helikopter de taşıyor. Wasp’lar da destek yük gemileri taşıyabiliyorlar.


ABD’nin General R –Ford Sınıfı gemileri 3 adet olup 2015 yılında yelkenler fora diyecekler. Bu gemiler Nimmetz sınıfı nükleer enerji ile çalışan 85 uçak kapasiteli gemilerin yerini alması için planlanmış. Üç tanesinin maliyeti 22,4 milyar dolar. General R – Ford’un her birinde 4.500 Amerikan Askeri görev yapıyor olacak.


ABD’nin America Sınıfı gemileri ise Tarawa Sınıfı Uçak Gemileri’nin yerini alacak yeni nesil uçak gemileri olarak planlanmış.


Amerika Birleşik Devletleri’nin temel stratejisi nedir “Dünya’nın neresinde bir sorun varsa, oranın en yakınında hangi uçak gemimiz var diye bakarız” tezi üzerine kurgulamıştır dış askeri politikasını.


Kimi zaman da uçak gemilerini kimi ülkelerin kara sınırlarına havadan harekat düzenleyecek kadar yakına götürür ki gerekli kabadayılığı yakinen gösterebilsin.


İşte burada ÇİN’in yeni geliştirdiği bir silah, bu stratejik dengeleri alt-üst etmişe benziyor.


Uçak gemileri kamikaze saldırıları dahi yapılsa, vurulamaz, batırılamaz unsurlar olarak algılanıyordu. Etrafında onlarca takip – koruma gemileri ve denizaltıları ile seyreden bu gemiler deniz savaşlarında sahibi olduğu ülkeye muazzam bir üstünlük sağlıyordu.


Çin şimdi karadan ateşlenebilen, isabet ettiğinde bir uçak gemisini batırabilen muazzam füzeler geliştirdi. Ve bunu da dünya kamuoyuna duyurdu. Pasifikteki dengelerde en aktif şekle yer alacağını lisan-ı roket ile beyan etti anlayacağınız.


Amerika Birleşik Devletleri açısından konunun ne kadar ciddiye alındığını Amerikan Deniz Kuvvetleri Pasific Kuvvetleri Komutanı Oramiral Robert Willard’ın açıklamasında saklı. Willard “Bu silah özellikle Uçak Gemileri’nin vurulması için geliştirilmiş” diyor.


Uçak Gemisi sahibi olması için Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, bu vesile ile de Genel Kurmay Başkanlığı’na yazılarım vesilesi ile arz da bulunmuştum.


Ama stratejik üstünlük açısından Uçak Gemileri’nin korkulu rüyası olacak bu roketlerin sahil şeritlerimize miktarı kafi konuşlandırıldığında Amerikan Uçak Gemileri’nin ister ülkemize yönelik, ister Ortadoğu’daki aktiviteleri açısından atacakları adımları iki defa değil en az 10 defa düşünecekleri kanaatindeyim.


Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Çin’in geliştirdiği bu yeni sistem, uçak gemilerini vurabilecek roketler ne güzel de yakışır…


Şöyle 1.500 tane alsak. Canım fazla oldu diyenlere, birkaç tanesini Pakistan’a hediye ederiz. Mesela nükleer başlıklı füzeler karşılığında…


İsterse Amerika’ya da satabiliriz…


Çin, Amerika’nın Pasifik politikasına görünmez müdahil olduğunda neler olur dersiniz… Gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir