TÜRK SİYASETİNE DÜŞEN CEMRELER

Şubat ayının ikinci haftasına geldik yakında cemreler düşmeye başlayacak havalar ısınacak ama bu sene Cemreler erken düştü… Daha doğrusu düşmeye de devam ediyor. Bizim bildiğimiz Cemreler 3 tanedir değil mi? Önce Sıcaklık artışının göstergesi olduğuna inanılan cemre, birer hafta arayla havaya, suya ve toprağa düşecek. 20 Şubat birinci cemrenin havaya, 27 Şubat ikinci cemrenin suya, 6 Mart-Şubatın 29 çektiği dört senede bir 5 Martta üçüncü cemrenin toprağa düştüğü ve buna göre de önce havanın, sonra suyun, sonra da yerin ısındığı kabul ediliyor. Ama Türkiye siyasetinde cemreler arka arka gelmeye devam ediyor…



İlk cemremiz hatırlar mısınız bilmem Susurlukta düşmüştü… Ama maalesef o zaman SİYASİ BASİRETSİZLİK diyelim veya adına siz ne derseniz deyin dönemin hükümeti olayın üzerine gitmek yerine FASA FİSO demişti… Sonra diğer ikinci Cemre düştü yani 28 Şubat oldu. Havalar iyice ısınmaya başladı. Sonra Üçüncü Cemrenin toprağa düşmesiyle yani 27 Nisan Genel Kurmay bildirisi ile daha doğrusu bazılarının “muhtıra” diye nitelendirdiğimiz olayın ardından artık ok yaydan çıkmış oldu.



Sonra yaşananları hepimiz biliyoruz ıslak imzalar, balyoz hareketleri, EMASYA’nın kaldırılması… Peki, 3 Kasım 1996’da saat 19.25 sularında meydana gelen Susurluk olayından sonra 14 sene geçti… NEDEN 14 SENE BEKLEDİK sizce… Çünkü kamuoyu bilmiyordu. Bildirilmesi gerekenler de bildirmiyor hatta görevi halkı bilgilendirmek olan MEDYA MENSUPLARI bile bana göre bilgilendirme ihaneti yaparak kamuoyundan haber saklamıştır. Sonuç 14 senemiz boşa gitti…Sonuç batan bankalar, işsizlik, milyarlarca dolar zarar..



Bütün iş kamuoyuna düşüyor. Yani vatandaşa düşüyor. Vatandaş soracak, ne oluyor, neler oluyor diye soracak. Ya internet olmasaydı, ya teknoloji olmasaydı dinlemeler olmasaydı kamuoyumuz nereden öğrenecekti kandırıldığını… Aslında bütün yapılanların kendi iyiliği için değil birilerinin çıkarı için yapıldığını… Evet, sormaya başladık cevaplarda verilmemeye başlanınca homurtular ardından da hesaplar sorulmaya başlandı… Hiçbir iktidar arkasında halk desteği olmazsa hesap soramaz. Bunun için de ilk önce halkın bilgilendirilmesi, halkla karşı karşıya değil halkla beraber gidilmesi lazım…EMASYA’nın kaldırılması sadece 2 saatte oldu..Neden, günler öncesinden halk desteği alındı da ondan…Evet, sormaya başladık cevaplarda verilmemeye başlanınca homurtular ardından da hesaplar sorulmaya başlandı…Hiçbir iktidar arkasında halk desteği olmazsa hesap soramaz. Bunun için de ilk önce halkın bilgilendirilmesi, halkla karşı karşıya değil halkla beraber gidilmesi lazım…EMASYA’nın kaldırılması sadece 2 saatte oldu..Neden, günler öncesinden halk desteği alındı da ondan…Yoksa vatan millet Sakarya muhabbetleri ile EMASYA zor kalkardı…




Sadece Türkiye demiyorum, tüm insanlık özgürlüğü hak ediyor. Yeryüzünde nerede bir özgürlüğü kısıtlama varsa hepsinin yanında olmamız lazım. Bize düşen görev SORU SORMAK… Neler oluyor demek… İki satırla da olsa mail atmak, dilekçe vermek yani elimizden ne geliyorsa uyumadığımızı belli etmek…




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir