Türkiye Bu Romanı Çok Tartışacak!

Hıristiyan ve Yahudi aleminin peşinden koştuğu Ahit Sandığı ve Hz. Musa’nın Asası’nı bir Türk Paşası ele geçirse neler olur, dünya nasıl şekillenir? Mahdix çok ses getirecek!

Bugüne dek Türk roman dünyası ülkenin iç sorunları ile uğraşmak ve geçmişle hesaplaşmaktan başını kaldırıp geleceğe dair düşler kurmayı pek beceremedi. Mükemmel köy romanları ve romatizmle yoğrulmuş kusursuz siyasi destanlar üretmeyi başaran yazarlarımız, ne yazık ki yüzlerini geleceğe çevirmeye kalkıştıklarında, sudan çıkan bir balık kadar çaresiz ve zavallı çırpınışlar üretmekten ileri gidemediler. Bilim kurgu girişimlerimizde bile düşlerimizin ne kadar kısır, sığ ve yerlilikten uzak olduğu gün gibi sırıttı.

GELECEĞE BAKAN İLK YAZAR ALATLI OLDU

Alev Alatlı, tüm muhafazakar görüntüsüne rağmen bu alanda ciddi bir adım atarak, Schrödinger’in Kedisi ile okuyan herkesi sarmayı başaran ilk gelecek kurgusunu üretmeyi başardı. Romanın, Kabus adlı ilk ciddi kusursuz bir anti ütopya idi. Eser yüzde yüz yerli bir Türk edebi anıtı olarak, Yevgeni Zamyatin, Geoge Orwel ve Aldous Huxley gibi ünlü yazarların ölümsüz anti ütopyalarının yanında yerini aldı. Ancak, Alatlı da Rüya adlı ikinci cilde geldiğinde tüm zorlamalarına rağmen ayakları yere basan, karanlık güçlerden bağımsız, aydınlık ve temiz insanların oluşturduğu bir ütopya çizmeyi başaramadı….

Derken kitap dünyası bir Metal Fırtına ile karşı karşıya geldi. Çift (Kuvvetli deliller gösteren bazı iddia sahiplerine göre daha fazla sayıda) yazar tarafından kaleme alınan bu eserle ilgili tartışmalar sürüyor. Ama gerek kahramanların davranış şekilleri, gerek savaş aşamalarının kurgusu, gerekse çözümün ordu içinde varlığı tartışmalı bir ekipçe yetiştirimiş bir süper kahramana (!) indirgenmesi gibi Hollywood filmlerinden apartma olgular, romanı yerli olmaktan çıkartmaya yetiyordu.

VE BİR YAZAR OLUMLU BİR DÜŞ GÖRDÜ

Ancak özgürce hayal kurabilenler, hatalı ve eksik de olsa kendilerine ait düşler görebilirler. Ve düşler, ayakları yere bastığında geleceği şekillendiren bir sistem olurlar… Düşlerin ilk safhaları hep alacakaranlıktır ve o sahada detaylarda netlik aranmaz. Olumlu bir düş görmek ve bir gelecek hayali tasarlamak başlı başına takdire şayan bir girişimdir. Bu alanda öncü olan Mahdix’in yazarı Turgay Güler’i de sadece bunun için bile tebrik etmek gerekmektedir…

Görülen düşün tutarlılığı ve sağlıklı olup olmadığı tabi ki tartışmaya açık. Ama bir yazarın kendi yerel imge ve inançlarıyla ördüğü bir gelecek hayali de yabana atılmamalı.

BU ROMAN ÇOK OKUNACAK ÇOK TARTIŞILACAK

Ümit dolu tablolar çizen bir gelecek kurgusu olarak Mehdix alnında yüzde yüz yerli ilk Türk romanı dersek abartmış olmayız. Romanın edebiyat değeri tartışmaya açık. Ama bir Stefan King romanından daha uçuk değil. Bu kitabın çok satan fantastik romanlardan tek farkı, Batının değil Doğunun kendi öz inançlarını kullanmış olması….

Roman kurgusundaki post modern göndermeler sanki Matrix’ten esinlenme var izlenimi uyandıyor. Ama yazar bunun bilinçli bir kurgu olduğunu Mehdi imgesini Mehdix şeklinde kitaba ad olarak vermekle göstermiş oluyor.

Adından yola çıkarak Matrix gibi mitolojik göndermeler gizlenmiş, felsefik ve bilim kurgu ağırlıklı bir eser okuyacağınızı asla düşünmeyin. Tersine Mehdix, bir gazetecinin kaleminden ortaya çıktığı için daha hafif ve oldukça anlaşılır bir içeriğe sahip. Kanal 7 muhabiri olarak yıllarca haberlerini seyrettiğiniz Turgay Güler, sizleri kitabını okuyup tartışmaya davet ediyor.

Hayal edilen dünyayı da kendi coğrafyasının mitolojik ve manevi imgeleri yalın bir şekilde okuyana aksettirmeyi başarıyor. Mehdix’in herkese söyleyeceği çok şey var. Tıpkı herkesin Mehdix’i okuduktan sonra yazara söylecek çok sözü olduğu gibi….

Bu romanı herkesin büyük bir merak ve heyecanla okuyacağı kesin. Okuduktan sonra verilecek tepkilerin birbirinden çok farklı olacağı ve büyük tartışmalar doğuracağını da tahmin etmek kehanet değil. Özellikle bu romandaki olayların gelişim tarzı ve manevi imgelerin yüklendiği kişilerin alışıldık kalıpların dışında olmasını Türkiye nasıl karşılayacak sorusu her okurun kafasını meşgul edecek. Bunun yanıtının da gecikeceğini sanmıyoruz..

ROMAN NE ANLATIYOR?

Mehdix

Yayınevi: Popüler
Yazarı: Turgay Güler
Türü: Fantastik Kurgu
Sayfa Sayısı: 240

Tarih 19 Ağustos 2020, Cuma… Herkes o ânı sabırsızlıkla bekliyor. Neredeyse altı asır sonra Ayasofya Camii’nin minaresinden ilk ezan okunmak üzere… Türkler, Ayasofya’yı yeniden ibadete açıyor.

Dünyaya bir şeyler oluyor…
Dünyanın hâkimi olan Amerika, kendi başının çaresine bakmaktan aciz…
Üretilen büyük bir yapay depremin ardından, Amerika yerle bir oluyor ve bu ülkenin ekonomisini elinde tutan Yahudi tüccarlar Avrupa’ya yöneliyor.

Bütün dünyayı idare etmek üzere politikalar geliştiren İsrail, en büyük müttefiki Amerika’yı saf dışı bırakmak için planlar yapıyor ve bu planlarını başarıyla uyguluyor.

Bir Türk Paşası, Hristiyan ve Yahudi dünyasının peşinden koştuğu Ahit Sandığı’nı ve Hazreti Musa’nın Asası’nı ele geçiriyor.

Üçüncü Dünya Savaşı başlıyor…

Özel ve “seçilmiş” biri olarak, kendine yöneltilen bütün tehlikelerden sıyrılan MEHDİX Paşa, dünyanın umut bağladığı bir kurtarıcı olarak yola çıkıyor…

Kitabın tanıtım sitesine buradan ulaşabilirsiniz

http://www.mehdixpasa.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir