Türkiye Neden Entegre Olmamış Boşlukta?

Ben, Türkiye’yi küreselleşmenin Entegre Olmamış Boş­luğu tanımının ya da küresel ekonomiyle en az bağlantılı ve bu yüzden de kitlesel şiddet ve çatışma riskine en açık ülke­ler grubu içine dâhil ettim. Bunun üç nedeni var.

İşleyen Merkez ve Boşluk Teorisi, A.B.D’nin siyasi, askeri ve savaş analistlerinden olan Prof. Dr. Thomas P.M. Barnett tarafından, 2004 yılında ortaya atılmıştır. Barnett, A.B.D’de, Deniz Harp Okulu’nda kıdemli stratejik araştırmacı olarak çalışmaktadır. Ekim 2001-Haziran 2003 tarihleri arasında Savunma Bakanlığı’nda Güç Dönüşüm Birimi, Stratejik Gelecekler asistanı olarak çalışmıştır. Barnett, A.B.D’de Savunma Bakanlığına, Özel Harekat komutanlığına ve Birleşik Kuvvetler Komutanlığına danışmanlık yapmakta ve askeri kuvvet komutanlıklarında, istihbarat servislerinde ve Kongrede konferanslar vermektedir.

Barnett, temelde A.B.D’nin dünya hakimiyetini nasıl sağlayacağının yollarını gösteren teorisini, “The Pentagon’s New Map: War and Peace in the Twenty-First Century” (Petnagon’un Yeni Dünya Haritası: 21. Yüzyılda Savaş ve Barış) kitabında oluşturmuş ve daha sonra bu teorinin nasıl uygulama aşamasına konulacağı konusunda da “The Pentagon’s New Map: Blueprint For Action (Pentagon’un Yeni Haritası-2, Harekat planı: Yaratmaya Değer Bir Gelecek) adlı kitabında da ayrıntılı bilgiler vermiştir.

Barnett, kitabına Dünyada İşleyen Bir Teori önsözüyle giriş yapıyor ve şöyle diyor; “1990’lı yıllarda Amerika’nın krizlere her müdahale edişiyle bir model şekillendi. Bu müdahaleler, küreselleşmenin ’İşleyen Merkez’inin (Functioning Core) tümüyle dışındaki – yani Karayip Sahili, Afrika, Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya, Ortadoğu, Güneybatı Asya ve özelikle de Güneydoğu Asya’nın çoğu- bölgelerde baskın bir şekilde toplanarak sonuçlanmıştı. Bu bölgeler küreselleşmenin “ozon deliğini” ya da bağlantının (connectvity) çok zayıf kaldığı ya da hiç olmadığı, benim kullandığım tabirle ’Entegre Olmamış Boşluk’u (Non-Integrating Gap) oluşturuyorlar.”

Barnett, bağlantılılığı, “Enformasyon devrimiyle gelen, küresel ekonominin finansal, teknolojik ve lojistik mimarisini etkileyen büyük değişimler” olarak tanımlıyor. Bağlantısızlık tanımlaması ise şöyle: “Bu yüzyılda tehlikeyi tanımlayan şey bağlantısızlıktır. Bağlantısızlık, bütün toplumu küresel toplumdan yalıtık ve kendi diktatör denetimlerinin altında tutan kötü aktörlerin palazlanmasına yada başarısız olan devletler durumunda görüldüğü gibi tehlikeli ulus-aşırı aktörlerin sonuçta ortaya çıkan kaosu kendi lehlerinde kullanmasına imkan verir. Bağlantısızlığın sona erdirilmesi, ahlaki sorumluluğun gerektirdiği belirleyici bir güvenlik görevidir… Küreselleşme ile bağlantılılık genişletilirken, tüm gezegene barışı ve refahı da yaymamızdır.”

Barnett, Yeni Kural Dizileri ortaya koymakta ve “kurallar ne kadar azsa o kadar çok savaşınız var demektir” demektedir. Barnett, Devletleri iyi ve kötü rejimlerle yönetilen devletler olarak ikiye ayırmaktadır. Barnett şöyle devam ediyor; “Kurallar dizisinin terörizme karşı bu küresel savaşta ele alınması gereken en acil iş olduğunu açıkça belirtmek ve denizaşırı ülkelerdeki askeri güç kullanımı aracılığıyla bu güvenlik kurallar dizinsinin küresel yayılımlarını desteklemek (yani kurallar dizisini açıkça bozan rejimlere karşı önleyici saldırı yapmak) bu mücadelede uzun dönemli en önemli planımızdır” demektedir. eskiden İşleyen Merkez ile Entegre Olmamış Boşluk arasındaki çizginin, Kapitalist Ülkeler ile sosyalist ülkeler arasında olduğunu, ancak bugün için bu çizginin değiştiğini belirtmektedir.

Barnett, İşleyen Merkezin sınırlarını çizerken, küreselleşmeye katılımı esas almakta ve küreselleşmeye sıcak bakan ülkeleri işleyen merkez ülkeleri olarak tanımlamaktadır. Barnett, bu konuda şunları söylüyor; “Küreselleşmenin merkezinde, ’işleyen’i neyin oluşturduğuna dair bu radikal tanımlarıma, hangi ülkeler Merkez’de yer almaktadır? Benim yaptığım Küreselleşmenin İşleyen Merkezi listesinde yer alan ülkeler şöyle: Kuzey Amerika, hem “yeni” ve hem de “eski” Avrupa, Rusya, Japonya, Çin (İç kısmı daha az olmasına rağmen), Hindistan (çiçek bozuğu izleriyle), Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Afrika ve Güney Amerika’dan Arjantin, Brezilya ve Şili. Bu altı milyarlık dünya nüfusunun kabaca dört milyarıdır.” Barnet’in sınıflandırdığı İşleyen Merkez ülkeleri, aynı zamanda küresel ekonominin önde gelen aktörlerinden oluşmaktadır. A.B.D, bu aktörlerin efendisidir.

Barnett, İşleyen Merkez dışındaki ülkeleri, Entegre Olmamış Boşluk (Uyum sağlamayan Boşluk) ( Non-Integrating Gap) olarak nitelendirmektedir. Ve bu ülkeleri şu şekilde sıralamaktadır; “Dünyanın, küresel ekonomiyle ve onun istikrarını ifade eden kural dizileriyle büyük ölçü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir