TÜRKİYE’NİN YILDIZI PARLIYOR!

Türkiye’nin dış politikadaki başarısı, yurt dışında büyük hayranlık uyandırıyor. Son zamanlarda yabancı basında çıkan övgü dolu yazılara bir yenisi daha eklendi. Hintli bir deneyimli diplomatın yazdıkları, dış politikada gelinen noktanın ne kadar önemli olduğunu bir kere daha gözler önüne seriyor.



Türkiye’de bir zamanlar büyükelçilik yapmış olan M. K. Bhadrakumar, The Hindu gazetesinde Türkiye’nin dış politikası üzerine bir yazı yazdı. Geçmişte Sovyetler Birliği, G. Kore, Sri Lanka, Almanya, Afganistan, Pakistan ve Kuveyt gibi çok önemli yerlerde görev yapmış olan tanınmış diplomat, Türkiye’nin son yıllarda sağladığı diplomasi başarılarına dikkat çekiyor.



Türkiye’nin dış politikadaki performansının yakından izlenmesi gerektiğini anlatan Bhadrakumar şunları yazıyor: “Politikada yüzde yüz taklit uygun olmasa da, Türkiye, politika belirlemek isteyenler için önemli bir örnek teşkil ediyor. Özellikle de uluslar arası sistemde kırılgan bir durumla karşı karşıya kalan Hindistan için… Aynen Hindistan veya Pakistan gibi, Türkiye’nin öyle bir stratejik konumu var ki, bu sayede çevresindeki bölgeler üzerinde hakimiyet kurabilecek durumda. Türkiye’nin burada attığı her adım, geniş bir coğrafyayı derinden etkiliyor. ”



Bhadrakumar’a göre, Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkan Obama ile görüşmesi, dünya siyasetinin takipçileri arasında büyük merak uyandırıyor. Çünkü İran, Afgan savaşı, Ortadoğu ve Filistin meselesi, Irak, Rusya ve Kafkaslar bölgesindeki gelişmeler, NATO’nun geleceği ve tabii ki petrol ve boru hatlarının jeopolitiği gibi sonu gelmeyecek kadar uzun bir liste konusunda Ankara’nın nasıl bir tavır alacağı Washington için merak konusu.



Geçtiğimiz Ekim’de Türkiye, İsrail’in NATO tatbikatına katılmasına izin vermedi. ABD ise buna fena halde bozuldu. Ama Ankara ABD’yi ciddiye bile almadı. Üstelik Başbakan Erdoğan, Türkiye ile İran arasında varolan bölgesel güvenlik konusundaki mutabakatı perçinlemek üzere İran’a üst düzey bir ziyarette bulundu.



İran, şüphesiz Obama’nın ajandasında en üst sıralarda yer alıyor. Bu yüzden Washington, İran konusunda her halükarda Ankara’nın işbirliğine ihtiyaç duyuyor. Zira Türkiye BM’nin Güvenlik Konseyinde yer alıyor.



Başbakan Erdoğan, Washington’un Uluslar arası Atom Enerjisi Ajansının kararı konusunda şöyle diyordu: “Bence bu çok acele atılmış bir adımdır. Zira danışılarak belli adımların atılması gerekirdi.” Türkiye’nin İran üzerinde alınacak yaptırımları desteklemeyeceğini bildiren Erdoğan, diplomatik bir çözüm bulunması gerektiği konusunda ısrar edeceğini ifade etmişti. Dahası Washington ile Tahran arasında arabuluculuk yapmayı teklif eden bir Türkiye söz konusuydu.



Böylece Türkiye, ABD’nin iyi bir müttefiki olmanın veya “model ortak” olmanın tek yolunun tam teslimiyet anlamına gelmediğini ispatlamış oluyordu.



Bu konuda Bhadrakumar şu yorumu yapıyor: “Zira Ankara biliyor ki ABD, farklı fikirler serdeden müttefiklerine müsamaha gösterebiliyor.. Bunun içindir ki Washington’da güçlü bir Yahudi lobisi bulunmasına veya İsrail’den silah alıyor olmasına rağmen, Türkiye her fırsatta İsrail’in Filistinlilere karşı yaptığı katliamları kınayabilmektedir. Türkiye, NATO’nun ikinci büyük ordusu olduğu halde ABD’nin Afganistan’a daha fazla asker gönderme talebini geri çevirdi. Yine Ankara Hamas lideri Halid Meşal’i , Irak’ın Şii lideri Mukteda el Sadr’ı ve Sudanlı lider Ömer Hasan el Beşir’i Ankara’ya davet etti. Ki bunların hepsini ABD boykot etmişti.”



Bugünlerde sıkça gündeme gelen “Türkiye, Batı’ya sırtını mı çeviriyor?” sorusuna da son derece ilginç bir açıklama getiriyor: “Bu konuda Erdoğan, 13. yüzyıl mutasavvıf ve şairlerinden Mevlana Celaldin Rumi’den alıntı yaparak, ‘Benim inancımda pergelin bir ayağı Konya’da sabit, diğeriyle 72 milleti dolaşırım.’ Türkiye şimdi aynen bu pozisyonda. Kapılarımız sonuna kadar açık. Türkiye Doğu’ya bakarken, Batı’yı ihmal edemez. Batı’ya bakarken Doğu’yu ihmal edemez. Kuzey’e bakarken Güney’i, Güney’e bakarken Kuzey’i ihmal edemez. Türkiye’nin 360 derece ile dünyayı izleyecek gücü var.”



Türkiye’nin dış ticaret konusundaki başarılarına da değinen Bhadrakumar, makalesinde çarpıcı bir örnek veriyor: “Hindistan’ın Rusya ile ticareti hala 4 milyar dolarda iken, Türkiye’nin Rusya ile dış ticaret hacmi 40 milyar dolarda ve yakında 100 milyar dolara çıkaracak.”



İşte Türkiye dışarıdan böyle görünüyor. Bu muhteşem manzarayı görmezlikten gelip kısır tartışmalarla farklı gündemler oluşturmaya çalışan muhalefetin basiretsizliğine rağmen….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir