TÜRKİYE’YE YAKIŞIYOR MU ?

Tutsiler ve hutular vardı hatırlar mısınız? 1994 yılında yaklaşık yüz gün içinde 800 bin Tutsi ve ılımlı Hutu’nun, aşırı uç Hutular (Interahamwe) tarafından öldürülmesi olayıdır. Katliam, Tutsi destekli isyancı Ruanda Vatansever Cephesi lideri Paul Kegame’ye bağlı güçlerce, Hutu ağırlıklı hükümetin düşürülmesi ile son buldu.


Ardından yönetimden güç alan Tutsilerin öç bahanesiyle saldırması sonucu yüz binlerce Hutu, komşu Zaire’ye (Kongo Cumhuriyetine) sığındı. Tutsi ve Hutular birbirlerinden çok farklı görülmüyordu. Afrika siyasetinde yönetici ve yöneten unsurların birbirinden ayrılması prensibini uygulayan Belçikalılar bu politikayı Ruanda için kontrolün elde tutulmasının garantisi olarak gördüler ve bölgede bulunan azınlıktaki Tutsileri, Hutulara karşı desteklemek amacıyla ırka dayalı bazı ayrıcalıklar verdiler.


Koloni güçlerine kolaylık olması amacıyla, herkese ırkını gösteren kimlikler dağıtıldı. Tutsi ve Hutuların aslında ortak olan dil-gelenek-etik geçmişleri ve kültürleri yok sayılarak, bir tür yapay ırksal ayrımcılığa başlandı. Belçikalı yöneticiler ayrımcılığı körüklemek amacıyla, işe alımlardan hastane kabullerine kadar bütün kararları ırksal farklılıklara göre almaya başladılar. Bu dönemde Tutsiler, Hutulara göre çok daha iyi yaşam şartlarına ve daha iyi işlere kavuştu.


İnsanların hangi ırktan olduğuna karar verilirken bazı objektiflikten uzak ve akıl dışı kriterler kullanılmıştır. Etiyopya kökenli olduğuna inanılan Nuh’un soyuna dayandırılan Tutsilerin daha ince yapılı ve narin bir görünüşe sahip olduğu iddia edilmiş ve uzun boy, güzel görünüm gibi fiziki özellikleri olanlar Tutsi sayılmıştır. Bunun yanında zengin olanlar, örneğin, 10 inekten daha fazlasına sahip olanlar da Tutsi olarak kaydedilmiştir. Daha sonra üniversiteler, eğitim ve sosyal olanaklar Hutulara neredeyse tamamen kapanmıştır…


Size uzun uzun Tutsi ve Hutu tarihini anlatmak istemiyorum merak edenler okuyabilirler. ( http://tr.wikipedia.org/wiki/Ruanda_Soyk%C4%B1r%C4%B1m%C4%B1) Fakat bu darbe planlarını okudukça inanın endişelenmeye başladım. Allah muhafaza etsin.
Yaklaşık 2 yıldır Türkiye adeta bağırsaklarını boşaltıyor. Türkiye’nin 81 ilinde 81 ölüm kuyusu adeta. Birden bire söylemiyorlar ki panik olmasın, halkımız şok olmasın. Şu ana kadar öldürülüp kuyulara atılan, rengini beğenmedim, kaşını beğenmedim, yok tuttuğu takımı beğenmedim.


Yok, şu yok bu… Öldür gitsin… İnanın itirafları okudukça bunların Türkiye’de olduğuna adeta inanmak istemiyorum ama maalesef gerçek… Siz hiç boşuna Afrika ülkelerine aramayın yok şu kabile bu kabileye savaş açmış şu kadar kişi ölmüş, Türkiye’deki ne? Afrika’dan ne farkımız var? Öyle bir hale getirilmişiz ki Türkiye’nin batısı doğusuna adeta düşman.


Bakın önceki gün yaşanan olaya Trafik polisi arabayı durduruyor ikaz etmek için, çünkü sürücü ve yanındaki bayan kemeri takmadan yolculuk ediyor. Şoför içerden bağırıyor, -Arabamızın plakası 21 Diyarbakır’da onun için durdurdunuz değil mi? Başkaları da kemersiz ama onları durdurmuyorsunuz? Ne alakası var hâlbuki normal trafik denetimi…


Ama buyurun işte arabanın plakası dahi ayırımcılık için sebep.
Türkiye’ye yakışmıyor bu haberler, bu yorumlar. Hele hele her karış toprağı şehit kanı ile sulanan bu topraklarımızın insanlarına bu hareket yakışmıyor. Sakın oyuna gelmeyelim…


Şu günlerde daha dikkatli, daha bir birbirimize sarılalım… Birbirimizi sevdiğimizi daha sık söyleyelim ve Allah birbirimize olan sevgimizi artırsın inşallah…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir