Üç ayrı iç savaş

ABD, Lübnan savaşını neden finans eder? İsrail, El Fetih’e neden silah verir? Lübnan ve Filistin’de iç savaş çıkacak mı? İki ülkenin bu iki ülke ile ilgili planları neler?

ABD, İsrail’in 34 günlük Lübnan saldırısını finanse etti. İsrail’e her türlü füze ve mühimmatı verirken, ABD-İsrail arasında füze koridoru kurarken, bir çok ülkenin hava sahasını bu amaçla kullanırken, ateşkese ilişkin girişimleri de durdurdu. Temsilciler Meclisi ve Senato, Lübnan savaşı için İsrail’e finansal destek veren bütün kararları hızla aldı ve onayladı.


İsrail istihbaratına yakın kaynaklar, benzer bir desteğin Filistin için de kullanıldığını söylüyor. Bu kaynaklara göre, Aralık ayı içinde hem ABD hem de İsrail, önemli miktarda silah ve mühimmatı Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın El Fetih grubuna transfer etti. Silahlar El Fetih lideri Muhammed Dahlan’a ulaştırıldı, buradan da El Fetih’in silahlı kanadı El Aksa Şehitleri Tugayı’na. Amaç, siyasi ambargonun yanında askeri alanda da Hamas hükümetini köşeye sıkıştırmak.

ABD, Lübnan savaşını neden finans eder? İsrail, El Fetih’e neden silah verir? Lübnan ve Filistin’de iç savaş çıkacak mı? İki ülkenin bu iki ülke ile ilgili planları neler?

Mahmut Abbas, Yaser Arafat döneminde de Başbakan yapıldı. Onun liderliğinde Filistin için yeni bir iktidar eliti oluşturulmak istendi. ABD/İsrail kontrolünde olacak bu iktidarın en büyük görevi Filistinli direniş gruplarını silahsızlandırmaktı. Arafat planı suya düşürdü. Abbas’ı hareket edemez hale getirdi. ABD ve İsrail’in denemesi sadece 4 ay sürdü. Abbas istifa etmek zorunda kaldı. Ardından Arafat’a yönelik ağır baskılar, tecrid, evinde korumalarının kurşunlanması ve son olarak zehirlenip öldürülmesi geldi. Arafat ölür ölmez Abbas yeniden iktidara getirildi. Yine ABD ve İsrail’in desteğiyle. Onlara verdiği taahhütler Filistin halkının tamamen teslim olmasına yönelikti.

Uluslararası gözlemcilerin denetiminde Ortadoğu’nun en demokratik seçimi yapıldı. Hamas iktidara geldi. ABD/İsrail destekli iktidar, Hamas iktidarına yetkilerini devretmedi. Hamas’ı bitirmek için Filistin’e ağır bir ambargo süreci başlatıldı. Halk açlıkla terbiye edilecek, Hamas iktidarı düşmek zorunda kalacaktı. Yardımlar durdu. Aylardır maaşlarını alamayan, korkunç bir ekonomik sıkıntının baş gösterdiği ülkeye bugün ancak çanta içinde gizlice para sokuluyor. Bu da yetmedi, başarılı olmadı. Şimdi iç savaşı tetikliyorlar. Faili meçhul saldırılarla, tıpkı Irak’ta yaptıkları gibi, iki grubu sokak çatışmalarına sürüklüyorlar. ABD, İsrail ile işbirliği içindeki Abbas ve ayakta kalmaya çalışan Hamas. Ülke yeniden seçime zırlanıyor. Ne değişecek? Bunun neresi demokratik olacak? ABD ve İsrail, Filistin halkına şunu söylüyor: “Bizim tercihlerimiz dışında kimseyi seçemezsiniz. Seçerseniz böyle açlıkla terbiye edilirsiniz.”

Lübnan saldırıları da ülkede iç savaş çıkarmayı amaçlıyordu. İsrail başarsaydı bu savaş çıkacaktı. Başarısız oldu. Hizbullah direnişi kırılamadı. Şimdi yeni komplolar peşinde koşuyorlar.

Washington Ortadoğu Politikaları Merkezi Başkanı Meyrav Wurmser, neoconların İsrail’in Lübnan’dan sonra Suriye’ye saldırması için girişimlerde bulunduğunu söyledi. Hatta başarısız olduğu için İsrail’e kızdıkları, bunun için Lübnan savaşını finanse ettikleri, İsrail’in Suriye’ye saldırmasının hem Irak’taki direnişçiler hem de İran için sert bir darbe olacağını ifade etti.

Denklemi iyi okuyalım. Irak direnişi, Lübnan gerilimi, Filistin’de iç savaş senaryoları aynı merkezlerden besleniyor. Filistin’deki gerilim neden Condoleezza Rice’ın, Filistin-İsrail görüşmelerini merkeze alan bölge ziyaretinden sonra tırmandı? Abbas yönetimiyle neyin pazarlığı yapıldı? “Önce Hamas’ı tasfiye edelim, ondan sonra görüşmeleri başlatırız” mı dendi? Irak Gözlem Grubu’nun, “mültecilerin dönüşü dahil, Filistin-İsrail görüşmeleri yeniden başlatılmalı” önerisi mi boşa çıkarılıyor?

İki Filistin mi olacak? Gazze Şeridi’nde Hamas, Batı Şeria’da El Fetih! Yani Filistin kendi içinde de mi bölünecek? Bunun sonucu olarak El Fetih’e milyonlarca dolar mı akıtılacak? Silah transferlerinden sonra neden olmasın? Filistin için çok hazin bir senaryo bu.

İşgallerin yerini iç savaşlar alıyor. Irak’ta bunu tetiklediler ve başardılar. Şimdi mezhep kıyımı yaşanıyor. Lübnan’da denediler, şu ana kadar başaramadılar. Denemeye devam ediyorlar. Geri adım atma niyetleri de yok. Filistin’de deniyorlar. Suriye ve Lübnan için de planları giderek işgallerden iç savaş çıkarmaya doğru evriliyor. Bölgeyi azınlıklar ve otoriter rejimlerle yönetenler şimdi keskin ayrışmaları besliyor.

Evet, işgal yerini iç savaşa terk ediyor. Çünkü, işgaller, Irak’ta görüldüğü gibi, başarısız oluyor. Suriye’yi işgalin, İran’a saldırmanın faturasının ne kadar ağır olacağı görüldü. İç savaş daha etkili. Daha başarılı. Daha uzun ömürlü. Bir kez ayrılık, düşmanlık tohumlarını ekince, gerekli desteği verince amacına ulaşıyor. Sadece mezhep farklılığı değil, siyasi/ideolojik kamplaşma, ABD hegemonyasına direnme ya da karşı çıkma şeklindeki farklılıklar kanlı çatışmalara dönüştürülüyor.

Şimdilik ülkelerin sınırları içinde yaşanan iç çatışmalar yakında bölgesel bir bölünmeye, yırtılmaya yol açacak. İngiltere Başbakanı Tony Blair’in Kuveyt’te yaptığı, “İran nüfuzunu dizginlemek için Ilımlılar İttifakı” önerisi, işte bu iç çatışmaların bölge düzeyine yayılmasının bir projesi. Şii yayılmasına karşı Sünni Blok da bunun bir başka formülü.

Filistin’e, Lübnan’a, Irak’a birlikte bakalım…. Ve birlikte karşı duralım!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir