ULUSALCILAR, NAZİLER VE SİYONİSTLER

Ulusalcılar, Naziler ve Siyonistler… Birbirinden çok farklı, hatta taban tabana zıt ideolojiler gibi görünse de aralarında çok ilginç benzerlikler var.

Nazi ideolojisi, rasyonel sosyalizm üzerine kuruluydu. Hitler, Almanya`da Birinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan Büyük Buhran`dan güç kazandı. Propaganda ve karizmatik bir dille, alt ve orta tabakanın ekonomik taleplerine ümit veriyordu. Aynı zamanda belli bir seviyede nasyonalizm, anti-semitizm ve anti-komünizmi şiddetle savunuyordu. Ekonominin tekrar kurulması, yeniden silahlandırılmış bir ordu, totaliter ve faşist bir rejimle; Hitler saldırgan bir dış politika izleyerek Alman “yaşam alanı”nı (Lebensraum) genişletmek amacıyla Polonya`ya saldırdı. Hızlı, saldırgan savaş taktikleri ile kurduğu Mihver Devletleri ittifakı kısa zamanda Avrupa ve Asya`nın büyük bölümünü işgal etti.

ABD`nin 2. Dünya Savaşı`na Müttefiklerin safında katılması ve Kızıl Ordu`nun sistematik ilerlemesi ile Alman ordusu gerilemeye başladı. Sovyet güçlerinin 23 Nisan 1945`te Berlin`e girmesi ile Almanya’nın yıkılacağı kesinleşmişti. İstila edilen Berlin`de; Hitler, eşi Eva Hitler ile yeraltı sığınağında 30 Nisan 1945 günü intihar etti. 7 Mayıs 1945`te Alfred Jodl`un imzaladığı teslim belgesiyle Nazi Almanyası tamamen yok oldu. Nazi`lerin ırkçılığı sonucu 11 ile 14 milyon arasında insan öldürüldü. Bunlar arasında 6 milyon civarında Musevi vardı. Daha sonra “Yahudi Soykırımı” dünya çapında tanındı.

Hitler, Yahudi soykırımını gerçekleştirmiş olmakla, aslında sonuç itibariyle onlara en büyük iyiliği yapmıştır. Bir anda mazlum ilan edilen Yahudiler, yıllar boyu sürecek olan propagandalar sayesinde yepyeni bir imaj elde ettiler. Hatta İsrail devleti bile bu “mazlum edebiyatı” üzerine kuruldu. Almanya’dan ve başka yerlerden kaçıp Filistin’e yerleşen Yahudiler, bugünkü İsrail devletinin omurgasını oluşturdular. Onlara yapılan zulüm ve baskılar ise dünya çapında bir Yahudi uyanışına yol açtı. Bu bakımdan Yahudi devleti ve Yahudi diasporası, aslında Hitler’e çok şey borçlu. Böyle bir niyeti olmasa bile, sonuçta Hitler Yahudilere yardım etmiş oldu. Zaten soy olarak Yahudilere dayandığı yolunda iddialar da var. En azından anneannesinin Yahudi olduğu biliniyor.

Hitler, Alman ırkını dünyaya hâkim kılmak için yola çıktı ama sonuçta Almanya’yı büyük bir hezimete uğrattı. Tıpkı Osmanlı’yı büyütmek için yola çıkan Enver Paşa’nın Osmanlı’yı parçalaması gibi…

1789’da gerçekleşen Fransız İhtilali, ortaya çıkardığı “milliyetçilik” akımı sonucunda, çok uluslu ve çok dinli yapısı nedeniyle Osmanlı Devleti’ni yıkıma götüren en önemli etkenlerden biri oldu… Yüzyıllardır farklılıklarına rağmen genelde barış içinde, karşılıklı saygı ve iyi komşuluk ilişkileriyle süren huzur ortamı bir anda zehirlendi. Asırlarca iç içe yaşayan Rum, Ermeni vb. etnik unsurların devlete olan sadakatleri tersyüz oldu. İsyanlar, çete savaşları ve toprak talepleriyle ayaklanmalar Balkanlar’dan başlayarak 19. yüzyıl boyunca sürdü. Sonuçta Osmanlı parçalandı. Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan ve Ermenistan gibi devletçikler ortaya çıktı.

Şimdi gelelim bizim ulusalcılara… Çeteler, etnik provokasyonlar, öğrenci çatışmaları vb. olaylar bazı çağrışımlar yapmıyor mu? Dahası, Türkiye`de uzunca bir süredir “misyoner tehlikesi”nden söz ediliyor. Bu “tehlike”yi dillerinden düşürmeyenler, Hıristiyan dinini kabul eden vatandaşlarımız yüzünden ulusal kimliğimizin eriyeceğini, böyle giderse yakın gelecekte “emperyalistlere” boyun eğeceğimizi ileri sürüyorlar. Aslında İslam dini ile hiç ilgileri olmayan bir kısım insanların bu konudaki tahammülsüzlükleri anlaşılır gibi değil. Ne dersiniz? Bu filmi bir yerlerden hatırlıyor muyuz? Tarih nasıl da tekerrür ediyor! Bugün “Ne ABD ne AB, tam bağımsız Türkiye” diye bağıran ulusalcılar ülkemizi nereye götürecekler, bilemeyiz. Ama en azından götürmek istedikleri yerin bugünden daha iyi olmadığını söylemek kehanet olmaz. Zira görünen köy kılavuz istemez. Dünyadan izole edilmiş bir Türkiye’nin İsrail’e daha çok yaklaşacağını düşünmek de yanlış olmaz. Umarız sağduyu galip gelir ve kurulan şeytani tuzaklara düşmeyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir