Ürküten Saldırı

Son günlerde gazete ve televizyonlarda sıkça işlenen bir kavga üzerine birkaç söz söylemek istiyorum. İzmir Karaburun’da bir plajda meydana gelen kavga, “ürküten saldırı” şeklinde haber bültenlerinde yer aldı. Ve böyle bir fırsatı ganimet bilenler adeta zil takıp oynadılar. Çünkü karanlık mahfillerde hazırlanan senaryoya çok uygun bir figürasyon bulunmuştu. “Haşemalı erkeklerin ve tesettür mayolu kadınların saldırısı” şeklinde verilen haber, Türkiye ile ilgili olumsuz haber bekleyen dış basında muhtemelen çok farklı yorumlara sebep olmuştur.

Oysa olayın aslı çok daha farklı. Çocuk meselesi yüzünden iki aile arasında çıkan ağız dalaşı sonunda patlayan bir kavgadır yaşanan. Her gün ülkemizin çeşitli yerlerinde meydana gelen sıradan mahalle kavgalarından pek de farklı değil. Buna ideolojik veya dini kılıf giydirmek ise insaf ölçülerinden çok uzaktır. Sorumluluk sahibi bir basın mensubu bu olaydan böyle bir haber çıkarmaz. Zaten bunun haber değeri de yoktur. Ama beyni yıkanmış bir kısım gazeteciler, önceden masa başında hazırladıkları haber şablonlarında böyle olayları katkı maddesi olarak kullanıyorlar. Hele de turizm sezonunda böyle bir haberin yapılmış olması, Türkiye’ye çok şey kaybettirmiştir.

Vicdan sahibi herkes bilir ki, ülkemizde bu tür olaylar yok denecek kadar azdır. Hoşgörü kültürü açısından dünyanın en önde gelen ülkelerinden biriyiz. Ünlü Fransız sosyolog Edgar Morin, farklılıklara tahammül konusunda Osmanlı’nın Avrupa’dan kat kat ileride olduğunu söylüyor. Asırlar boyu, çok farklı toplulukları ve zengin kültürleri barış içinde, bir arada barındırmış başka bir medeniyet yoktur. Her türlü tahrike rağmen ülkemizde kimsenin yaşantısına müdahale edilmiyorsa, halkımızın sağduyusu her türlü takdirin üzerindedir. Eğer basının yazdıkları doğru olsaydı, sokaklarımızda her gün yüzlerce cinayetin işlenmesi gerekirdi.

Aslında sıradan bir olayı büyütüp böyle bir habere dönüştürenlerin yaptıklarına “ürküten saldırı” demek daha doğru olur. İlla bir saldırgan aranıyorsa, bu tür haberleri pişirip önümüze koyan basın bu sıfatı daha çok hak etmektedir. Ama bütün bunlara rağmen halkımız, hayret edilecek derecede soğuk kanlı ve olgun davranmaktadır. Bunu ise imparatorluk tecrübesi ile belki izah edebiliriz.

NOT: Dünya çapında tanınan çok değerli bilim adamlarımızdan, yapay zeka uzmanı Dr. Şakir Kocabaş’ın vefatı hepimizi üzmüştür. Kendisine Allah’tan rahmet, sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir