UYGUNSUZ GERÇEK

Neden mi uygunsuz? Bunu hemen öğrenmek isteyen yazıyı bitiminden başlayarak okuyabilir,sabırlılar lütfen buradan buyurun..

“İstanbul bahardan kalma bir hafta sonu daha geçirdi” diyor spiker ve sokak anketlerine başlıyor. Bakıyorum herkes halinden memnun; biri diyor “ben soğuğu sevmem” diğeri diyor “kar ve yağmur yağdığında evden çıkamıyoruz” .Merak ediyorum acaba küresel ısınmayı iyi birşey mi zannediyorlar yoksa hiç duymadılar mı, tıpkı ABD vatandaşları gibi…Evet,nasıl Irak’ta ne olup bittiğinden pek haberleri yoksa, aynı şekilde küresel ısınmayı da hükümet yanlısı olmayanların uydurması zannediyor birçoğu.. her ne kadar bu münasebetsiz gerçeğin yan etkilerini görseler de enformatik cehalet daha baskın gelmiş: Medya çoktan manipüle edilmiş, bilimadamları ise ya susturulmuş ya da siyasi baskılarla yalan yanlış raporlar vermiş. `Abartılıyor canım ne buzların erimesi, ne dağlarda yok olan karlar, ne hortumlar, ne garip sıcaklıklar gerçek… bunlar tesadüf, geçici bir iklim döngüsü `diyorlar ve halk da buna inanıyor. Nasıl mı bu kadar emin konuşuyorum: Küresel ısınma ile ilgili yayınlanan 928 derginin tümü bu problemin gerçek ve bilimsel olduğunu belirtirken, medyada yayınlanan yazılar %53 gibi ciddi bir oranda meselenin abartıldığına ve sanıldığı gibi olmadığına dair. Üstelik konu hakkında sunulan raporlar değiştirilerek yansıtılıyor yetkililere.Tüm bunlar Kyoto Protokolü’nün hükümetleri tarafından imzalanmamasına karşın Amerikan vatandaşlarının tepkisizliğini biraz olsun açıklıyor .(Bu arada bu protokolün de bazı yanlış tarafları olduğunu belirtelim)
Neymiş bu küresel ısınma?Basitçe izah edecek olursak:1700 lü yıllarda başlayan sanayileşme dünya atmosferine karbondioksit ve metan eklenmesini hızlandırdı bu ise dünya yüzeyinin sıcaklığını yükseltti. Bir battaniye işlevi gören bu gazlar yerküreyi ısıtmakta ve kutuplara yakın buzların erimesine yol açmaktadır. Buzlar eridikçe, yerini kara parçaları veya açık sular almaktadır. Her ikisi de buzdan daha az yansıtıcıdır ve böylece daha fazla solar radyasyon emmektedirler. Bu da daha fazla ısıya dolayısıyla erimeye sebeb verir, böylece bir kısır döngü oluşmaktadır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünya nüfusu 2 kat, buna karşılık enerji kullanımı 4 kat artmıştır.Bu hızlı ilerleyiş yüzünden normalde uzun jeolojik dönemlerde gerçekleşecek değişimler birkaç yılda oluşuveriyor,felaketi uzak sanmak bu bakımdan boş bir iyimserlik sadece… şöyleki bilim adamlarının kırk yılda erir dediği buzulun yaklaşık bir ayda eridiği gözlemlenmiş,baş döndürücü bir hız…
ABD dünya nüfusunun %4`üne sahipken karbondioksit üretiminin %25`ini gerçekleştirerek (bu anlamda bir Amerikalı beş Türk’e bedel)bu gidişatı hızlandıran ülkeler arasında ilk sırada yer almasına rağmen Kyoto Protokolünü imzalamayarak (Başkanlarının petrol şirketlerine ortak olmasıyla ilgisi var mı acaba?! ) her zamanki vurdumduymaz ve çıkarcı tavrını sergiliyor.Bu öyle bir durum ki sadece fertlerin ve belli ülkelerin aldığı tedbirler yeterli değil maalesef,uluslar arası bir konsensus oluşturulmalı ve topyekün tavır sergilenmeli aksi takdirde başa çıkılamayacak doğal afetler,kasırgalar
salgın hastalıklar,ölümcül sıcaklar,su ve yiyecek kıtlığı ve bunların yok açtığı savaşlar,hayvan türlerinin azalması ve tabii dengenin bozulması hiç de uzak değil.Durumun vehametini anlatabilmek için tüm bunların ayrıntısına girmek istesem de bu kadar uzun bir yazı okumadan geçilir diye korkumdan hemen fertler olarak bizlerin yapabileceklerini sıralamak istiyorum ve bunu yaparken de şimdikinin aksine ayrıntıya girmekten üşenmeyeceğim hatta sizlerin okumadan geçmenizden bile korkmayacağım zira şu an bu gidişata dur diyebilmemiz için yapabileceğimiz tek şey az sonra sıralayacağım ferdi tedbirler:
1-Enerjiyi verimli kullanan ürünler alın ve daha az elektirikli ev aleti kullanın ve kullanımdan sonra sadece düğmesini kapatmakla yetinmeyin fişini de çekin. Kurutma aletleri,cep telefonu şarjları,televizyonlar,bilgisayarlar kapalı olsalar bile enerji harcamaya devam ederler. Elektronik aletlerdeki saatleri çalıştırmak ve hafıza çiplerini hazır tutmak için harcanan enerji, evde harcanan toplam enerjinin %5`ini oluşturuyor ve atmosfere yılda 18 milyon ton karbon bırakıyor.
2-Bulaşık makinenizi sadece tamamen dolu olduğu zamanlarda çalıştırın ve enerji tasarrufu ayarında kullanın.Bu şekilde yılda 50 kg karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz
3-Standart akkor ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg karbondioksit tasarrufu sağlayın(Faturalara yansıdığında mutlu olacaksınız)
4-Daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanın. Araba kullanmadığınız her 2 km için 0,75 kg karbondioksit tasarruf edeceksiniz.(Sağlığımız için zaten yapmamız gereken bir şey..)
5-Kalorifer kazanı ve klimalarınızdaki filtreleri temizleyin ya da yenileyin.Kirli bir filtreyi temizlemek yılda 175 kg karbondioksit tasarrufu sağlayacaktır.
6-Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda 1200 kg karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz
7-Geri dönüştürülmüş kağıt ürünleri kullanın .Geri dönüştürülmüş kağıt üretimi %70-90 arası enerji tasarrufu sağlıyor ve dünyadaki ormanların azalmasını önlüyor.
8-Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol %3 oranında artacaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kg karbondioksiti atmosferimizden uzak tutar. Arabanızın motor ayarlarına dikkat edin.Düzenli bakım, yakıt verimliliğini ve gaz emisyonunu geliştirmeye yardımcı olur. Araba sahiplerinin sadece %1’i arabalarını düzenli olarak kontrol ettirse, 500 milyon kg karbondioksit atmosferimizden uzak durur.Eğer yeni bir araba almanızın zamanıysa yakıtı daha verimli kullanan bir araç seçin
9-Yenilenebilir enerjiye dönüşümü teşvik edin! Küresel ısınma ile başarıyla savaşabilmek için güneş, rüzgar ve biokütle gibi yenilenebilir enerjilere ülkesel olarak geçilmesi gereklidir. Bu teknolojiler daha geniş çevreler tarafından kullanılmaya hazır olmasına rağmen ,kullanımını engelleyen bazı güç odakları ve onların koydukları kurallar vardır, Bu engelleri yıkmak için harekete geçin!
10-Daha az sıcak su kullanın.Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerekmektedir. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg, giysilerinizi soğuk ya da ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz
11-Mümkün oldukça az ambalajlı ürün kullanın. Çöpünüzü %10 oranında azaltarak 600 kg karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.
12-Evizin yalıtımını sağlayın,ısınmada tasarruflu olun: www.aceee.org sitesinden ısınma ve soğutmada daha çok enerji tasarrufu yapabilmek için ipuçları bulabilirsiniz. Sadece iki derecelik bir tasarruf yılda 1000 kg daha az karbondioksit demek(Kışın evde yazlık kıyafetler giymek zorunda değilsiniz)
13-Dondurulmuş gıdalar yerine taze gıdalar alın. Dondurulmuş gıdaların üretiminde 10 kat daha fazla enerji kullanılmaktadır.
14-Ormanları koruyun. Bir ağaç dikin, her ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emer. Ağaçların oluşturacağı gölge havalandırma masrafınızı %15`e kadar azaltabilir.
15-Çevreyi kirletecek deterjan ve kimyasalları kullanmayın,biyolojik ürünleri tercih edin.Daha hesaplı diye aldığınız kimyasal içerikli temizleyiciler hem sizin sağlığınızı hem de gezegenimizi tehdit ediyor
16-Suyu azami derecede tasarruflu kullanın.Bir gün sularınız kesilse neler hissettiğinizi anımsayın
Ya hiç geri gelmeyecek şekilde giderse,ya bırakın temizlik için,içmek için bile su bulamayacak olursak!
17-Çevrenizdekileri de bu konuda uyarın ve bilinçlendirin.Yerel ve genel yönetimlere tepkinizi bildirin.Alış veriş yaparken çevreci firmaları tercih edin.Artık bütün şirketler ,fabrikalar,üreticiler bilsin ki çevreyi ve sağlığımızı tehdit ederek ürettikleri hiçbirşeyi kimseye satamazlar.Bakın görün nasıl çevreci kesilecekler sadece kasalarını düşünmek adına bile olsa…

Gelelim başlığımıza:Uygunsuz Gerçek…evet uygunsuz çünkü büyük patronlar bu gerçeği hiç uygun bulmadılar,sevmediler.Ne yani artık zengin olmak için dünyayı sömüremeyecekler mi,gezegenimiz iflas mı ediyor,görmezden gelsek olmaz mı?!Çok uygunsuz çoook…
Ve Uygunsuz Gerçek aynı zamanda eski ABD başkan adayı Al Gore’un başkanlık seçimlerini bin küsür kadar kişi yüzünden kaybettikten sonra ülke ülke dolaşarak ve bir şov havası katarak sunduğu konferanslardan derlenmiş belgesel mahiyetteki filminin adı.Bu filmi seyrettikten sonra şu iki soruyu sormadan edemedim:1-Bush yerine Al Gore seçilseydi daha mı iyi olurdu? 2-Ya Al Gore’un asıl amacı küresel ısınmaya dur demekten çok çok Bush’u zayıf noktalarından vurmaksa? …evet bu belgeselde anlatılanlara inanıyorum ama politikacılardan o kadar darbe yedik ki bu belgeseli bir bilim adamının değil de bir politikacının sunması beni düşündürüyor…
Maalesef kimsenin hoşuna gitmeyecek çok daha uygunsuz iki gerçek ve bir dua ile bitiriyorum:
-Küresel ısınmadan en az etkilenecek bölgelerin başında olan Anadolu ve Ortadoğu su savaşları ve istila tehdidi altında
– Dünyaca ünlü bilim adamı Profesör Lovelock’a göre Dünya gezegeninin sonu yakın ve yüzyıl sona ermeden milyarlarca insan hayatını kaybedecek.Küresel ısınma sonucu dünya 8 derece ısınacak (ki yazı boyunca anlattıklarım sadece 2 derecelik bir ısınma için geçerliydi)ve alınan tüm tedbirler boşuna çünkü küresel ısınmanın dönüşü yok,artık yapacak bir şey kalmadı…

“İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak eder misin Allah`ım”(ayet) demiş Hz.Musa …etme Allah`ım!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir