Vatanlarına Döneli 15 Yıl Oldu

Erikler çiçek açmadan, güller devşirilmeden,vagon vagon doldurulduk soykırımın sessizliğine…türküsü geliyor aklıma. Bir dramı anlatan bu Türküyü bir gecede 400 bin Kırım Türk’ü yaşamış. Dünyada topraklarından 15 dakikada sürülen başka bir millet olmasa gerek.

18 Mayıs 1944`te Kırım Tatarları’nın tamamı, Stalin`in emriyle, “II. Dünya Savaşı`nda Almanlarla işbirliği yaptınız” denilerek evlerinden zorla dışarı çıkarılmış ve hayvan vagonlarına doldurularak sonu belli olmayan bir sürgüne, daha doğrusu ölüme gönderilmiş. Özbekistan çölleri ve Sibirya`ya doğru günlerce süren bu yolculukta, Kırım Tatarları toplam nüfuslarının % 46`sını kaybetmiş.Yaşlılar, çocuklar, kadınlar vagonlarda ezilip ölmüşler. Binlerce kişi yolculuk boyunca hastalıkların ve açlığın kurbanı olmuş.Trenin her durduğu durakta yüzlerce insan gömülmüş. Sürgün esnasında Stalin`in askerleri iki Tatar köyünü sürmeyi unutmuşlar, Stalin`e bunu nasıl izah edeceklerini bilemediklerinden o iki tatar köyündeki insanları bir gemiye doldurulmuş ve gemi denizde ilerleyince de onu batırmışlar.Kırım Tatarlarının yarısı, açlık, susuzluk, soğuk ve hastalıktan ve Rusların keyfi kurşuna dizmesi suretiyle, yolda hayatını kaybetmiş. Stalin tarafından uygulamaya konulan “kolektifleştirme” politikasıyla ile binlerce Kırım Tatarı Ural dağlarına ve Sibirya çalışma kaplarına sürgün edilmiş.Sağ kalanların ve onların çocuklarının yarıdan fazlası ise Tatarların milli lideri Cemil Kırımoğlu`nun liderliğinde başlatılan mücadele sonunda 1990 yıllarında yeniden Kırım`a gelebilmişler. Kırım davasının bayrak ismi Mustafa Cemiloğlu ile Kırım Tatar Meclisinde görüşüyoruz. Bölgeye Türk girişimcilerini davet eden Kırımoğlu, kısa boyuyla büyük bir davayı sırtlamış 62 yaşında bir delikanlı. Uzun yıllar Rus hapishanelerinde işkence gören Cemiloğlu Türkiye`deki Türklerin Kırım Tatarlarını unutmamasını söylüyor bize.


İhtiyar ve Gençler Anlaşamıyor


Sürgünü 5-6 yaşlarında yaşayan dünün çoçukları bugünün aksakallı ihtiyarları olmuş. Yok edilmek istenilen bir kültürü gençlere taşıma görevini üstlenen ihtiyarlar, Rus kültürü içinde kendi kültürlerini yaşatmaya çalışıyorlar. Tatar toplumunda dede ile torun arasında da bir yabancılaşma görülüyor.Kalpakları ve Türkçeleriyle kültürlerini yaşmaya gayret sarf eden dedelerin torunlarına `balam! Nasılsın? Baban ne yapıyor?` sorusuna karşı ancak `Deduşka, skajite mne po-russki` (`Dede, bana Rusça söyleyin`) diyebilen 5-6 yaşındaki çocukları görüyoruz. Tatar çocukları anlaşmamız ihtiyarlara nazaran daha zor oluyor. Çünkü çoğu Rusca konuşuyor. İhtiyarlarla ise Türkçe rahatlıkla anlaşabiliyoruz.


Sürgünü resme taşıdı


Kırım gezimizin en önemli yerlerinden birisi de Türk dünyası içinde önemli bir yere sahip olan İsmail Gaspralı`nın evini ziyareti idi. İsmail Bey Gaspıralı hayatı boyunca “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” şiarı etrafında yürüttüğü çalışmaların neticesinde, Türk Dünyasında aydınlanma hareketini başlatmış ve sağlam temeller üzerinde ilerlemesinin fikri alt yapısını oluşturmuş birisi. Gaspralı sürgünü yaşamadan vefat etmiş ama Rusların Tatar toplumuna tekrar bir saldırı yapacaklarını önceden sezmiş gibi bir dörtlük yazmış


`Ant etkenmen, söz bergenmen millet içün olmege,


Bilip korip milletimnin koz yaşını silmege,


Bilmey kormey bin yaşasam, Qurultaylı han bolsam,


Kene bir kun mezarcılar kelir menı kommege


Kırımlılar içinde çok önemli bir düşünür olan Gaspralı vefat ettikten sonra bir mezar yapılmış.Fakat bu mezar Rusların Tatarlara uyguladığı soykırımdan nasibini alarak üzerine bir domuz çiftliği yapılmış.Ve yıllar önce söylediği şiir gerçek olmuş. Ukrayna hükümetinin yardımı ve Kırım tatarlarının işbirliği neticesinde şu anda burası temizlenmiş ve Gaspralı için sembolik bir mezar yeri yaptırılmış. Bu bölgede ünlü zincirli medresede yer alıyor. Ruslar bu bölgeyi de bir dönem Akıl hastalarını tedavi etmek amacı ile kullanmışlar. Bu süreçte çok fazla tahribat alan yapı şimdi yavaş yavaş restore edilerek eski günlerine döndürülmeye çalışılıyor.


400 bin kişi bir gecede sürüldü


Kırımlı ressam Rüstem Emin, `Yüreğimin Ezgileri` adlı eserlerini, Kırım`ın Bahçesaray şehrindeki Gaspıralı İsmail Müzesi`nin alt katında sergilerken tanıştık. Kendisi ve ailesi de aynı acıları yaşayan ressam, sergide aile fertlerinin hikayesini de yansıtıyor. Sürgünde yaşayan her Kırımlı birgün vatanıma geri döneceğim umudu ile yaşamış. Özbekistan`da tüm yaşamı boyunca biriktirdiği paralar ile dönüş yolculuğuna çıkmışlar. Kırım`a geldiklerinde evlerinde Rusları bulmuşlar. 15 dakikada terk etmek zorunda kaldıkları evlerinde kullanmaya kıyamadıkları birçok eşyaların ve elbiselerin Rusların üzerinde görmek tatarları çok üzmüş. Ruslar işgal ettikleri evlerinden dışarı çıkmadıkları gibi birde Tatarlara hakaret ederler.Ukrayna hükümeti de ev ve toprak vermediği için birçok Tatar buldukları boş toprakları kazarak içinde yaşarlar. Ekonomik olarak bir iş bulmakta zorlandıkları için şu anda birçok Tatar 100-200 dolar arası aylık gelir ile yaşama mücadelesi veriyor. Özbekistan`da yaşayan diğer Kırımlılar`da öz vatanlarına gelmek için çabalıyorlar.


TİKA yardım yapıyor


Türkiye, Tatarların eğitim, iskan ve dini ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyor. Kırımda Türkiye TİKA(Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı) vasıtası ile 400`e yakın aileye konut sağlamış. Bu rakamın 1000 çıkmasına çalışılıyor. Bölgede ayrıca Diyanet görevlisi bulunan hocalar Kırım’ın Tatar köylerinde aynı Anadolu camilerinde ki gibi görev yapıyorlar. Türkiye ayrıca sınırlı sayıda Kırım Tatar üniversite örgencisine burs veriyor.Kırım`daki Milli Mekteplere de eğitim faaliyetleri çerçevesinde Türkiye`nin yaptığı yardımlar bulunuyor.Türkiye`nin din hizmetleri konusunda verdiği destek iki türlü gerçekleştiriliyor. Biri, Ramazan ayı boyunca Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından geçici olarak görevlendirilen din görevlilerinin yerine getirdiği faaliyetler: diğeri ise sayıca az olmakla birlikte Kırım`da sürekli olarak kalan görevliler.


Türkiye bizi unutmasın


Kırım`da yaşayan Kırım Tatarları`nın toplam sayısı 265 bin kişi, bunun içinden 7 bin kişi henüz Ukrayna vatandaşlığını alamamış Kırım`da yaşayan Kırım Tatar ailesi sayısı: yaklaşık 70 bin civarında. Tatarlar ile konuşmamda Türkiye`den geldiğimi söyleyince bana gözyaşları ile sarıldıklarını gördüm. Zorunlu göçü yaşayan Tatarların deyişi ile `Siz de bizim gibi Müslüman. Bizim aramızda bir deniz var. Denizin bir kıyısında Türkler, öbür tarafta Kırım Tatarları.”


Kırım Tatarları Türkiye`nin bölgede yaptıkları desteklerini takdirle karşılıyor. Türkiye`nin verdiği destek konusunda Kırım Tatarlarının görüşlerini sordum. Onların bana verdikleri cevaplar şöyle:(Nazmiye İsmailof)” Ayağa kalkmamız için yardım ediyor Türkiye. Ama yardımlar ihtiyaç sahiplerine verilirse daha iyi olur. Türkler sağ olsun.Türkiye büyük bir devlet. Kırım Tatarlarına yardım ediyorlar.Hepimizin dini bir. Türklerle Kırım Tatarları birbirlerine yardım etmeliler.” Ayşe Mehmetoğlu :”Türkiye`nin de kendi problemleri var. Zengini de var, fakiri de. Herkes Türklerden yardım istiyor. Türkiye para artarsa yardım edebilir. Sağ olsunlar, her şeye rağmen yardım ediyorlar. Onlardan gelirse yardım gelir, zarar gelmez. Türkiye`yi seviyoruz ve ümidimiz Türkiye`de.


Kırım Tatar meclisi milletvekili:` Türkiye, Kırım Tatar Milli Meclisi`nde el üstünde tutuluyor. Türkiye bizim maarif işlerine çok kol tuttu (yardım etti). İnşallah gelecekte Türkiye bizi bırakmaz. Çünkü bizim devletimiz yoktur. Millet olsak da Ukrayna`da azınlığı teşkil ediyoruz. Bizim halimiz çok zordur.”


Bu arada kırım ile birlikte Türk dünyası müziklerini dinlemek isterseniz şu adresi tıklarsanız dinleyebilirsiniz

http://www.tika.gov.tr/muzikler.asp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir