Vulgarakis Suikastinin Arkasında Vodafone mu var?

Basınımız, Telsim’i satın alan Vodafone’nun Yunanistan’da kanunsuz telefon dinlediği ve casusluk yaptığı konusuna katiyen ilgi göstermiyor. Bazılarına göre bu ilgisizliğin sebebi, Vodafone’nun 400 milyon dolar gibi bir reklam kampanyası yapacağı ve dolayısıyla kızdırılması ve küstürülmemesi gerektiği.

Dün, çok önemli bir gelişme daha oldu: Yunanistan’da, Vodafone’nun kanunsuz telefon dinlediği konusunu biraz isteksiz de olsa ortaya çıkaran kamu Düzeni Bakanlığı görevini yürüten YorgoS Vulgarakis’e bir suikast girişiminde bulunuldu.

Bu arada, Bugün gazetesini tebrik ederim, konuyu Türk basınında veren tek gazete oldu.

Bugün’ün haberini okuyalım:

“Geçtiğimiz Şubat’a kadar Kamu Düzeni Bakanlığı görevini yürütürken çok sayıda kişinin cep telefonunun (Vodafone tarafından) dinlendiğinin ortaya çıktığı skandalın ardından Kültür Bakanlığına kaydırılan YorgoS Vulgarakis’in Likavetus semtinde bulunan evinin yaklaşık 200 metre uzağında infilak eden ve çevredeki 6 aracın tahrip olmasına yol açan patlamada uzaktan kumandalı patlayıcı kullanıldı.

Bir polis yetkilisi patlamanın Bakanın evden ayrılmadan hemen önce olduğuna dikkat çekerek, “Çok güçlü bir bombaydı, Bakanı hedef alıyordu” dedi. Saldırıyı şu ana kadar üstlenen olmadı.”

Gazetelerimizin yazmadığı bu haberin devamını da Yunan basınından öğrenelim:

Vulgarakis, Vodafone skandalını ortaya çıkarttıktan ve bu skandalda bir mühendisin ölmesinden sonra 40 kişi tarafından korunan bir Bakan. Zırhlı BMW’si tamire yollanılmış, o günlerde başka bir araba kullanıyormuş. Patlamada harap olan Bakanın arabasına benzeyen, zırhsız bir başka araba.

Vulgarakis kurtulmuş. Zira o gün sabah zırhlı BMW’si tamirden dönmüş. Anlaşılan bu müthiş, Hariri suikastini hatırlatan profesyonel suikastin düzenleyicileri, zırhlı BMW’nin zamanından önce o sabah tamirden döndüğünü tespit edememişler.

Yine Yunan gazetelerine göre ister istemez hadise Vodafone dinleme skandalı ile kafalarda birleştiriliyor.

Türkiye kendi güvenliği konusunda duyarsız. Bilakis bu casus şirketin gelişini alkışlıyor. Ben de, başta bir Doçent dostum ile beraber bu konuda kamuoyunu aydınlatmaya devam edeceğim.

Memnun olunacak tek hadise gerek Bakanlarımız, gerek kamu görevlilerimiz için bir tehlike olmaması. Zira onlar, Vodafone’nun ‘Çok para yatırdığı için’ Türkiye’de casusluk yapmayacağından, 41 milyar dolar zarar açıklamasına rağmen Türkiye’ye 4.5 milyar doları yatırma gücünü bulan Vodafone’nun böyle bir şeye tevessül etmeyeceğinden eminler. Zaten ikaz mektupları yazmakla yetinip, konuyu hallettiklerini düşünüyorlar. Ve yine zaten, Türkiye’deki teknik şartlar ve Telekom’un da yabancılara satılmış olması dolayısıyla istenilse de kanunsuz bir dinlemeyi tespit etmek imkanı artık yok.

Emin ŞİRİN

———————

Patlayan Bombalar Vodafone skandalıyla mı ilgili?

Salı sabahı erken saatlerde Yunanistan’da bir suikast girişimi yapıldı. Yaklaşık iki ay öncesine kadar Yunanistan’da İçişleri Bakanı (Kamu Düzeni Bakanı – 2004-2006) olarak görev yapan ve halihazırda Kültür Bakanlığı görevini yürüten Yorğos Vulğarakis’in evinin yakınında bir bomba patladı. Yunan basın ve televizyonlarında ayrıntıları verilen habere göre, patlayan bomba oldukça profesyonel bir eylem ve saldırıyı düzenleyenler muhtemelen Vulgarakis’i öldürmek istemişler. Ama bakanın bir kaç dakika gecikmeyle evinden çıkmış olması hayatını kurtarmış.
Önce Vulğarakis’i tanıyalım… Vulğarakis içişleri bakanlığından Vodafone’un yaptığı geniş kapsamlı casusluk skandalının patlak vermesi üzerine ayrılmıştı. Skandalı bir manada tesbit eden ve Yunan kamuoyuna açıklayan da Vulgarakis’ten başkası değildi. Daha da önemlisi Vulgarakis içişleri bakanı sıfatıyla bu dinleme işinde Amerika ve İngiliz istihbarat örgütlerinin bulunduğunu resmi ağızla ifade etmişti. Daha sonraki günlerde derinleşen ve tam bir rezalete dönüşen bu telefon dinleme skandalının özellikle Amerika ve başka yabancı istihbarat örgütleri ayağını ört bas etmekle de suçlanmıştı. Yani, saldırıya uğrayan halihazırdaki kültür bakanı, sıradan bir bakan değil. Muhtemelen çok şey biliyor ve kendisine yönelik bu saldırının arkasında da bu bildiklerinin payı olması kuvvetle muhtemel.
Şimdi de saldırının nasıl meydana geldiğine dair Yunan basınında çıkan bilgilere bir göz atalım. Ethnos gazetesine göre, saldırının haftalardır planlanıyor olması gerekiyor. Ayrıca eylemcilerin bazı ilginç bilgilere sahip olmaları lazım. Öncelikle Vulğarakis’in Atina’da en sıkı korunan kişilerden biri olduğunu vurgulamak gerekiyor. Ortalama olarak kırk civarında polis korumasıyla dolaşan Vulğarakis’in oturduğu bölge de en iyi korunan bölgelerden birisi. Oturduğu sokak ise her sabah özel eğitimli köpeklerle dolaşan bomba imha uzmanları tarafından elden geçiriliyormuş.
Eleftherotypia gazetesi ise teröristlerin bazı bilgilere nasıl ulaşmış olabileceklerini sorguluyor. Örneğin, Vulğarakis’in zırhlı BMV marka arabası tamire gönderilmiş. Ve bakan bir aydır işine zırhsız bir siyah araba ile gidip geliyormuş. Dolayısıyla saldırganlar bir kilo civarında ve zırhsız bir arabadaki kişiyi rahatlıkla öldürebilecek güçte bir bomba hazırlamışlar. Ancak saldırı günü zırhlı araba gelmiş ve Vulgarakis henüz arabasına binmeden bir kaç dakika önce bu bomba patlamış. Buna da, sokaktan geçen bir başka siyah araba sebep olmuş. Tesadüfen o sırada sokaktan geçen bu siyah arabayı saldırganlar Vulğarakis’in yaklaşık bir aydır kullandığı zırhsız araç zannetmiş olmalılar ve bombayı uzaktan kumanda ile patlatmışlar.
Eleftherotypia’nın yorumlarına göre, saldırganlar söz konusu arabanın Vulğarakis’e ait olmadığını da biliyor olabilirlermiş. Yani bu durumda, teröristlerin Vulğarakis’in zırhlı arabasının o gün geldiğini biliyor olmaları ve söz konusu siyah arabanın da bakana ait olmadığını biliyor olmalarını farz etmek gerekiyor. O zaman teröristlerin kastı öldürmek değil, bakanı korkutmak ve susmasını sağlamakmış.
Yunan basını ağırlıklı olarak bu saldırıyı 17 Kasım terör örgütünün üçüncü kuşak teröristlerinin veya 17 Kasım’ın taşeron örgütü gibi çalışan Epanastathikos Ağonas (İhtilalci Mücadele) örgütünün yapmış olabileceği üzerinde duruyor. Ancak bu örgütlerin bir Yunan bakana karşı düzenlenen böyle bir saldırıda yukarıda bahsedilen özel bilgilere nasıl ulaşmış olabilecekleri soru işareti olarak karşımıza çıkıyor.
Örneğin bakanın zırhlı arabasının tamirde olduğunu bilmek ve o kadar sıkı korunan bir bölgede faaliyet ve keşif yapabilmek o kadar kolay olmasa gerektir. Bunu ancak ve ancak istihbarat örgütleri ve telefon dinleyen kuruluşlar yapabilir. Bakanın kendisinin ve korumalarının telefonlarını dinleyen yabancı istihbarat örgütleri bunu yapabilirler. Yabancı istihbarat örgütleri yüksek teknoloji sayesinde söz konusu zırhlı arabanın nerede olduğunu da bulabilirler herhalde. Yunanistan’da faaliyet gösteren sol eğilimli terör örgütleri geçmişte yüksek düzeyli Yunan yetkilileri hedef alan saldırılar düzenlemişlerdi. Nitekim Vulğarakis 2003 yılının Eylül ayında böyle bir suikast girişiminden kurtulmuş.
Ancak bu defa ki oldukça profesyonel. Hazırlayanların özel ayrıntıları bilmeleri şaşırtıcı. Ve işte bu noktada akla Vodafone skandalı, bu skandalda Amerika ve diğer başka ülkelerin oynadığı rollerin ayrıntıları geliyor. Öte yandan hedefin daha önce terör örgütleri tarafından tehdit edilmiş olması yabancı istihbarat örgütlerinin perdeleme işini fevkalade kolaylaştırıyor. Bir başka perdeleme de Vulğarakis’in 7 Temmuz 2005’de Londra’da meydana gelen terör saldırısı üzerine Atina’da bulunan Pakistanlı göçmenlerin istihbarat örgütleri tarafından sorgulanmalarına göz yummuş olması. Güya buna kızan El Kaide yapmışmış!!! El Kaide Yunanistan’da amma da örgütlü ve güçlüymüş!!! Bu işi resmi ağızlar yoluyla El Kaide’ye yıkarlarsa şaşmayalım. Ama işin profesyonel gizli servis işi olması oldukça muhtemel.
Biliyorsunuz, Yunanistan’da evinde ölü bulunan bir yüksek düzey mühendisin bu Vodafone skandalıyla alakası olduğu üzerinde duruyordu Yunan yetkililer. Acaba bu skandal daha kimlerin canına mal olacak??? Göreceğiz. Ama görünen o ki, AKP hükümetinin güvenlik diye bir derdi yok. Adamlar Yunanistan’da casusluk yapan bir şirketi üstelik Yunan ortak ve yöneticileriyle birlikte Türkiye’ye getirip Telsim’i verdiler. Bizim Telekom ve bütün cep telefonu şirketleri yabancıların kontrolünde olduğu için, nasıl olsa telefonlarımızın dinlendiği ortaya çıkmaz. Çıkmayınca skandal olmaz. Olmayınca da kimse kimseyi öldürmez… İnşaallah.
Hasan Ünal/Milli Gazete

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir