YALANA SARILAN YILANA SARILIR

Eğitim haberlerinin yer aldığı gazete sayfalarında öğrenciler tarafından ortaya atılan bazı büyük yalanlara şahitlik ediyoruz.

Önce
LYS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından bir öğrencimiz çok
başarılı olmasına, hatta Türkiye sıralamasında derece almasına rağmen
(600 gibi bir sıralama ortaya koyarak) üniversiteye yerleştirilmediğini
anlattı. Gazeteler bunu “ÖSYM’de Skandal” başlıkları ile ön sayfalarına
taşıdılar. Hatta bir dershane söz konusu öğrenci için Tıp Fakültesini
kazandığına dair afişler yaptırmış ancak sonuçlar açıklanıp da öğrenci
hiçbir üniversiteye yerleştirilmeyince bu afişle birlikte poz vermiş
öğrenci. Haber oldukça ilginçti ama araştırılmadan verildiği için iki
gün sonra ÖSYM açıklama yapınca gazeteci arkadaşımız da zor durumda
kaldı. Bu öğrenci bir yalan ortaya atmış, sonra da bu yalanı ile
ailesini kandırmak için bilgisayardan sahte bir çıktı almış, hem
ailesini, hem dershanesini hem de gazetecileri bununla kandırabilmiş.

İlerleyen
günlerde bir haber daha dikkat çekiyordu. Habere göre bir öğrenciye
Oxford’dan teklif gelmişti. Ama öğrencinin ifadesine göre gelen teklifin
yer aldığı büyük sarı zarfı annesi tandırda yakmıştı. Bu haberi de
okuyunca aklıma ilk gelen eğer böyle bir teklif varsa bunun yakılmış
olmasının önemli olmadığı Oxforda ulaşıp yeniden yazının alınabileceği
şeklinde idi. Oysa haberde sanki öğrencinin geleceği yakılmış gibi bir
hava oluşturulmuştu.

Çok
geçmedi, bir hafta sonra bu sefer Oxford’dan açıklama geldi. Böyle bir
öğrenciye herhangi bir teklif gönderilmediğini söylediler. Artık devir
iletişim devri.

Oxford’da gazetelerde hakkında çıkan şeyleri dikkate
alıyor ve okuyup araştırıyor.

Haberi
yazan gazeteci arkadaşlar da ondan sonra araştırma ihtiyacı hissettiler
ve çocuğu araştırdılar. Meğer aynı çocuk aylar önce yaptığı birkaç
resmin bir Avrupa ülkesinde ödül aldığını belirterek gazetelerde,
televizyonlarda arz-ı endam etmiş. O zaman da gazeteciler konuyu
araştırmadan haber yapmışlar. Nitekim bu Oxford hikayesinde de çocuk
yaptığı resimlerden dolayı Oxfordun dikkatini çektiğini belirtmiş.

Gazeteciler
biraz kurcalayınca aslında adı geçen yarışmaya da bu çocuğun
katılmadığını, katıldım diye gösterdiği resimlerin evet o yarışmada
derece aldığını ama bunların ressamlarının Kanada’dan vs başka kimseler
olduğunu öğrenmişler. Detaylara boğup konudan uzaklaşmak istemiyorum.

Burada dikkat çekmek istediğim bir lise talebesinin bu kadar büyük ve organize yalanlara neden tevessül ettiğidir.

Yalan
insanların hayatına bir kere girmeye görsün, artık çıkması çok zor olan
bir illettir. Çoğu zaman da insanlar yaptıkları hatanın, çevreye
verdikleri zararın farkında olmazlar.

Doğruyu
söylemek veya yalanlar uydurmak. Bunlar alışkanlık halini alan ve
sonradan değiştirilmesi oldukça zor olan konulardır. Bu sebeple
çocuklarda yalan algısı ve yalan söyleme davranışına karşı tepkileri
büyük önem arz ediyor.

Çocuklara
yalanın ne kadar kötü olduğunu anlatmak, kavratmak ve bunu bir davranış
haline getirmek gerekiyor. Yalan diğer birçok kötülüğün temelini
oluşturur veya o kötülükleri yaparken yalana da mutlaka başvurulur.

Okullarda yalanı engelleyecek ne gibi çalışmalar yapılıyor merak ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir