YENİ PETROL YASASI HANGİ MİLLİ MENFAATE HİZMET ETMEKTE?

Medeniyetin hal-i hazırdaki standartlarını oluşturmada en etkin rolü bilim ve yeni keşifler oynamakta ise hemen onu takip eden ve sürekliliğini sağlayan faktör enerji kaynaklarıdır.Tek başına belirleyici olmasa da ülkelerin gelişim ve kalkınmasında bol ve ucuz enerji kaynakları her zaman çok önemli olmuş ,savaşların önemli bir kısmı bu yüzden çıkmıştır.Var olan enerji kaynakları arasında ise petrol ilk sıradadır.Gerçekten de petrol ve yan ürünleri günlük hayatta kullandığımız binlerce üründe hammadde olarak kullanılmaktadır hatta bu yüzden petrole zam geldiğinde ekonomiyi hiç bilmeyen biri bile her şeye zam geleceğini bilir.Petrol krizleri enflasyonu tetikler.Bu basit veriler bile petrolün hayati önemini ortaya koymakta yeterlidir.
Gelelim can alıcı noktaya:petrol yenilenebilir bir enerji kaynağı değildir tüm gürültü de bu yüzden kopmaktadır zaten.Seçmenlerine bol ve ucuz petrol vaadini bir strateji olarak belirlemiş büyük ve güçlü ülkeler(!) bu kaynakların azalmakta olduğunu bilmekte ve yeni kaynaklar için türlü bahanelerle işgaller yapmaktadır.Bu hükümetler yıllar önce petrol rezervlerinin tükenmekte olduğunu hesaplamış ve bu açığı kapatacak politikalarını belirlemişlerdir.Özellikle dünyanın büyük petrol üreticisi olan Suudi Arabistan`ın rezervlerinin sanılandan çok daha az olduğu açıklandıktan sonra sürekli artan talebin karşılanamayacağı endişesi ve arzın talebi karşılayamayacağı günlerin çok da uzak olmadığı korkusu artmıştır.
Bu panoromada bir de ülkemize bakalım.Türkiye petrol kaynakları açısından varlıklı bir ülke olmamasına rağmen,petrol tüketiminde dünya ortalamasından geri kalmamıştır.%38 lik pay ile halen enerji kaynakları arasında ilk sıra petrol yer almaktadır.Petrol arama ve enerji politikalarında yeterli olunmadığından diğer enerji kaynakları gibi petrolde de dışa bağımlı durumdayız.Bazen birkaç cılız ses çıkıp “ülkemiz petrol denizinde yüzüyor ” dese de ne hikmetse etkili bir arama devlet eliyle başlatılamadığı gibi vatandaşımızın kendi arazisinde petrol aramasının da önüne geçilmektedir.Tüm bunlar içinde en vahim olan da kıt ve sınırlı petrol rezervlerimizin yabancı firmalara emanet edilmesi.
Bir okuyucumun gönderdiği,17 Ocak günü mecliste kabul edilen YENİ PETROL YASASI nın içeriğini anlatan maili sizlerle paylaşmak istiyorum:

“ Arkadaşlar ülkemizde neye hizmet ettiği bilinmeyen “Büyük Basın” sayesinde Meclis’ten geçen ve benim gibi büyük ihtimal sizin de haberinizin olmadığı bir Petrol Yasası var..Çok ilginç maddeler içeriyor..
Yeni Kanun 3. Dünya ülkelerini bile kaba etiyle güldürecek kadar teslimiyetçi ve neye hizmet ettiği belirsiz , bu yüzden paylaşmak istedim…Türkiye’de hiçbir zaman adam gibi arama yapılmayan petrolün yasası birden bire değiştirildi..Öyle ki Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’de açılan kuyu sayısı 3326’dır. Bu sayı Teksas’ta bir senede açılan kuyu sayısına eşittir.

Arama Zorunluluğu :
Yeni yasa arama ruhsatı alındıktan sonra “3 yıl içinde arama sondajına başlama zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır.Bu zaten yavaş ilerleyen arama faaliyetini iyice yavaşlatacaktır…
Petrole ne kadar para harcıyoruz? Ülkemizin bir senede ham petrol ve ürünlerine yatırdığı para “16”milyar dolardır.

İl Özel İdareleri Sorunu :
Yeni yasayla petroldeki devlet hisselerinin %50’si il özel idaresine bırakılacaktır..Böyle saçmalık olur mu?O zaman devlet her ilden ne kadar vergi topluyorsa o ile o kadar para yollasın…Bu bütçe yapmanın temel ruhuna aykırıdır. Devlet istediği şehre istediği miktarı ayırabilir..Ama belli bir gelirin belli kısmını bir ile ayıramaz..

TPAO’nun Durumu :
Bu yasayla TPAO’nun devlet adına petrol arama yetkisi kaldırılıyor(Dünya’da bütün petrol arama yetkisini özel şirketlere bırakan bir ülke daha yok!!!)Ve TPAO’nun diğer şirketlerden daha fazla ruhsat alabilmesi kaldırılıyor…TPAO’yu özelleştirebilmek ve sesleri kesebilmek için açıkça aciz bir duruma düşmesi sağlanıyor!

TPAO’nun Hisseleri :
TPAO’nun yıllık 600 milyon dolar geliri vardır(Sadece Bakü-Ceyhan boru hattından)Ayrıca Hazar petrollerinde %6,75 ve başka bir bölgede %9 petrol hakkı vardır.Özelleşmesi durumunda bu hak “yok parasına” yeni sahibinin olacaktır.Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin Hazar’dan çıkarılmasına değer bile biçemiyorum…

Milli Menfaatler? :
Eski yasadaki “Milli Menfaatlerin Korunması” bölümü olduğu gibi çıkartılmıştır..Bunu Irak’ta yapabilmek için ne kadar para harcandığını , ne kadar askerin canının hiçe sayıldığını unutmayınız…Biz ise rızamızla(Kim razıysa(!)?) çıkardık.

Kendi İhtiyacımız? :
Yeni yasa ile ülke içinde üretilen ham petrol ve doğal gaz ile bunlardan elde edilen petrol ürünlerinin kara sahalarında yüzde 65`inin, deniz sahalarında ise yüzde 55`inin memleket ihtiyacına ayrılması zorunluluğu kaldırılmıştır…
Yani BP gelip bizim bütün petrolümüzü bize 1 litre bile vermeden başkasına satabilir..Biz de sadece bakarız(Savaş Durumu!!! Dahil)Bakınız Kıbrıs Barış Harekatı’nda Jet yakıtı sorunu!

Arama Ruhsatında Devlet Hakkı :
Arama ruhsatlarından hektar başına alınan devlet hakkı gelirinin de tamamen kaldırıldı , üretilen ham petrolden alınan yüzde 12,5`lik devlet hissesi oranının ise kademeli olarak yüzde 2`ye kadar indirildi…Toplamda devlet geliri %70 azalacak.Petrole ihtiyacın her gün arttığı bu dönemde böyle bir maddeye kuşlar bile güler!!!Zaten gelip arama yapmak zorunda,kuyular tükeniyor , neden kendimizi bu kadar kolay teslim ediyoruz??

Nerelerde Arama Yapılabilir? :
Eskiden şehir içinde , tarihi eserlerin olduğu bölgelerde , askeri bölgelerde , çeşitli bölgelerden belirlenen sınır yakınlığında arama yapılamazken artık sadece askeri bölgelerde arama yapılması yasak..Yani şehrinizin göbeğinde sondaj kulesi görürseniz şaşırmayın…

Arama Sahalarının Sınırları :
Arama sahalarının limiti karada 100,000 denizlerde 1,000,000 hektara çıkarılmıştır. Denizlerdeki boyutun bu düzeye çıkarılması petrol kaynaklarının aranmasında rekabet fırsatlarını azaltacak ve tekel durumları yaratacak görünümdedir. Örneğin Doğu Karadeniz’de 1 milyon hektarlık bir saha petrol veya doğal gaz vaat eden bölgede kaç firma tarafından arama yapılmasına imkan verecektir?

Ruhsat Süreleri :
Yeni yasa işletme ruhsatı verilme süresini 30 yıla çıkarırken iki kez 10’ar yıl uzatılabilme olanağını da korumuştur. Dünya’da petrol ve doğal gaz yataklarının işletilme hakkını 30-50 yıl süre ile vermeye devam eden kaç ülke kalmıştır?
Cevap: Bu yasayı duyan bütün petrol ülkeleri gülüyor!!!!!
Vergi??
Yeni kanuna göre, petrol hakkı sahiplerinin ödeyeceği gelir vergileri kesinti toplamı yüzde 40 geçemeyecektir. Ben sadece cep telefonuyla konuştuğun için bunun kaç katı vergi ödüyorum , ama ülkemden petrol çeken BP vs. en fazla %40’a layık görülüyor…

Yerel Yönetimler
Bu kadar komik bir yasanın Meclis’ten geçtiğini gören Osman Baydemir , “Bunlar nasıl olsa bunu bile kabul eder(!)” diyerek “petrol çıkarılan yererdeki gelirlerin o ilin belediyesine bırakılması” teklifini yapabilmiştir..
Hemen Avrupalı abi(!)lerinden destek görmüştür..Bunu teklif edebilmesi bile komiktir.
Sonuç
Irak gibi işgal altındaki bir ülkenin bile çıkaramadığı yasayı Meclisimiz çıkarmıştır…SSCB çöktüğünde özgürleşen Türki Cumhuriyetler bile o darlık , parasızlık içinde böyle yasaları bütün diretmelere rağmen kabul etmemişlerdir…
Sonuç
Bütün ülkeler stratejik rezervlerini artırırken Türkiye bütün(!) rezervinin yurt dışına çıkarılabilmesine olanak vermiştir… Herhangi bir savaş anında uçak, helikopter, tank, tır vs. gibi araçlarına nasıl yakıt bulacağı şüphelidir…

Sonuç
Bir Büyük petrol şirketi Türkiye’deki bütün arama ruhsatlarını kendi alarak tekel oluşturabilme hakkına sahip olmuştur…Bu petrolden bize bir damla bile vermeme hakkı da vardır…
Sonuç
Şirketler Kızılay meydanının ortasına veya Efes Harabelerine gelip “Burada arama yapacağız(!)” deme hakkına kavuşmuştur…
Bu şaka değildir!!!!
Sonuç
Sizi sıkmamak için çok temel konulardan bahsettim. Yasa bunlarla da sınırlı değil.
Bu yüzden lütfen bu sunuyu mümkün olduğunca çok tanıdığına yolla ki insanlar öğrensin , tepki göstersin! ”

Bana gönderilen mailin içeriği bu şekilde…Araştırıp inceledim ki vaziyet gerçekten bu kadar vahim gözüküyor.Yasa bu haliyle veto edildi ancak birkaç gün önce tekrar meclise geldiğinde il özel idareleri ile ilgili kısım haricinde kalan yerler aynen kabul edildi.Bu noktadan sonra bizlere düşen milli menfaatlerimizin gözetilmesi konusunda hassas olmak ve bizi temsil edenlerin de bu hassasiyeti taşıdığından emin olmak için kontrol mekanizmalarımızı devreye sokmak.
Türkiye, eskiden bir litre petrolden aldığı parayı yüz litre petrolden alacak, yani ülkemizde bulunan her 100 litre petrolün 99 litresi yabancılara gidecek ve ihtiyaç anında bizim bir talebimiz olamayacak kendi petrolümüz üzerinde… Enerji ihtiyacını kendi kaynakları ile karşılamak dirayetini göstermeyen Türkiye`nin, dış kaynaklara bağımlılığı çok önemli bir sorundur,kendi kaynaklarımız bize zaten yetmiyorken elimizdekileri hiçbir şart koşmadan yabancılara devretmek hangi milli menfaate uygundur bilmek istiyorum ve demokratik bir ülkede bu konuda tatminkar bir açıklama yapılmadan kanunun meclisten geçirilmesini doğru bulmuyorum.İlgililerin bu konuda doğru karar verdiğinden emin olmak istiyorum.
Türkiye Güney Kıbrıs Rum kesiminin Mısır ve Lübnan şirketleriyle ortaklaşa Kıbrıs açıklarında petrol arama girişiminden rahatsızken bu girişime Türkiye de Kıbrıs açıklarındaki ruhsatlı sahalarında petrol arayarak karşılık vermeye hazırlanıyorken kendi ülkemizin petrolleri neden devlet eliyle çıkarılmıyor neden yabancı yatırımcılara karşılık beklemeden ve büyük kolaylıklar sağlanarak adeta peşkeş çekiliyor bilmek istiyorum

Enerji demek güç demek,güç demek varlık demek,varlığımıza sahip çıkalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir