Yüksek Askeri Şura mı demokratik, AK Parti mi?

Yüksek Askeri Şura mı demokratik, AK Parti mi?

Yüksek Askeri Şura kararlarına yargı yolunun açılması yönündeki tartışmaları dikkatle takip ediyorsunuzdur. YAŞ kararlarını imzalayan Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün “özellikle ihraç kararlarına” imza atarken “ŞERH” koyduklarını basından okuyoruz.

Şerh koymalarının nedeni ise bu kararlara yargı yolunun açık olmaması. Yazının başlığında yer alan “Yüksek Askeri Şura mı demokratik, AK Parti mi?” ifadesi “Kazanılmış haklarını kaybedenlerle kazanması muhtemel haklarından olanlar” arasındaki ayrımı dile getirmek için kullanılmadı.

Yıllarca devlet memurluğu yapan bir ordu mensubu YAŞ kararı ile ordudaki görevinden, bu anlamda devlet memurluğundan uzaklaştırılıyor. Bu ve benzeri gerekçelerle uzaklaştırılan zevat için yargı yolu kapalı.

Siyasi partilerde durum nasıl sizce? Bu da ne demek oluyor şimdi? Diye soranlarınızı duyuyorum. Siyasi Parti Genel Başkanı’nın ya da İl Başkanı’nın beraber çalışacağı kadroları belirlemedeki kriterleri herhangi bir denetime açık mı? AK Parti’de kongre süreci yaşanıyor. Özellikle İl yönetimlerinde yeni Yürütme Kurulları, Yönetim Kurulları belirlenirken İL BAŞKANI’nın sahip olduğu iki dudak arasından çıkacak sözler çok önemli. İl Başkanı bir ismin üstünü çizdiğinde kim ne yapabilir. İnsanlar kendi ismi de “adı listeden çıkarılanlar arasında yer almasın” diye İL BAŞKANI’na adeta el pençe durmayacak mı?

Aynı durum Genel Başkanın belirlediği listelerde isimlerinin tekrar yer almasını isteyenler için de geçerli değil mi?

Burada gizli bir “YAŞ” vari “TEMAYÜL” uygulaması “TÖRE” yok mu?

YAŞ Kararları neticesinde ordu ile ilişiği kesilenlere kıyasla, AK Parti’ ile münasebeti kalmayanlar arasında önemli bir fark daha var. Milletin vicdanının bizzat kendisi “YÜKSEK VİCDANİ ŞURA” kararı gibi tecelli ediyor. Ve siyasi partileri sahneden adeta alaşağı ediyor.

Meselenin ilginç bir diğer yönü ise makam ve mevkilerde gözü olanların iktidar partisine yakın olma çabaları.

Adalet ve Kalkınma Partisi bu konuda çok önemli bir “mihenk taşı”

Adalet ve Kalkınma Partisi ile İktidar Partisi arasındaki fark ve ayrımı idrak etmek çok önemli.

“O, O ADAM AMA BEN O ADAM DEĞİLİM” CEVABI NEYİ ANLATIYOR?

Basit bir örnekle açıklayalım. “İki dost birbirleri ile derleşirken sözleşmişler. “Birimiz önemli bir makama gelirse, diğeri onun yanına çat kapı girebilmeli. Anlaştık mı? Anlaştık. Parola ne olacak. “O adam”

Aradan epey bir zaman geçmiş. Arkadaşlardan biri, iktidar adayı bir partinin İl Başkanı olmuş. Dostu, çok yoğun olan arkadaşını “meşgul etmeyeyim. Biz nasıl olsa birbirimize kalpten bağlıyız. Düşüncesi ile arkadaşını ziyarete gitmemiş. Seçimler olmuş. Arkadaşı milletvekili seçilmiş. Meşgul etmeyeyim diye yine gitmemiş. Bir çiçek göndermekle yetinmiş. Hükümet kurulmuş. Kabine açıklanmış. Bir de ne görsün. Arkadaşı Hem Başbakan Yardımcısı Hem de Bakan olarak atanmış. Eh demiş siyasete atılmayan dostu. Varıp bir kapısını çalayım. Yüzünü bir göreyim. Hali keyfi nasıldır. Bir sorayım. Diye düşünmüş. Kalkmış ta Ankara’ya kadar gitmiş. Önemli mevkideki arkadaşının özel kalemine görüşme istediğini belirtmiş. Özel Kalem “Kim Geldi Diyelim Efendim” deyince, “O ADAM GELDİ” dersiniz. Demiş. Özel Kalem Bakan beyin odasına girmiş. 3 dakika sonra çıkmış. Misafire “Efendim Bakan Bey meşgul. Sizi biraz bekleteceğim” demiş. Birkaç defa o adam geldi görüşmek itiyor mesajı BAKAN Bey’ u ulaştırılmış. Aradan 6 saat geçmiş, Buna rağmen “O adam Bakan Bey ile görüşememiş. Özel Kaleme, içeri alınması konusunda son bir kere ricada bulununca Bakan Bey’den çok enteresan bir cevap almış. “O , O ADAM ama BEN ARTIK O ADAM DEĞİLİM”

İktidar Partisi ile onu hükümet kurmaya yetecek çoğunluktaki milletvekili ile iktidara taşıyan oy sahipleri arasındaki muhabbet de “O ADAM” benzeri bir diyaloga sahne oldu.

Adalet ve Kalkınma Partisi sözleştiği seçmen tabanından kopuyor. B kopuşa neden olanlar ise parti yönetiminde kendilerini mutlak güç sahibi görenler. Öylesine otoriter bir mekanizma var ki.

Şimdi ise durumlar çok farklı.

Örnek mi istiyorsunuz. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda görevli olduğu dile getirilen İl Başkan Yardımcısı ile alakalı ilginç bir haber var Milli Gazete’nin 23 Aralık 2005 tarihli nüshasında. Haberin detaylarına www.milligazete.com.tr adresinden ilgili tarihi tıklayarak ulaşmak mümkün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir