!! ZIYADNIKRAF NİNEKİLHET TEVE (FARKINDAYIZ…)

BAŞNOT:Bu yazı herhangi bir kesimi savunma yazısı değildir.Kendini, anne ve babasını kavga ederken görüp yuvasının yıkılacağından korkan küçük bir kız gibi hisseden içinizden birinin haykırışıdır.

(Mektubuma tersten yazarak başladım,tersten okumayı sevenlerin hatırı için…)

Demokrasi ve cumhuriyet…Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturan iki kavram…bu kavramlar nice can ve fedakarlıklarla kurulan,sömürge olmaktan kurtarılan ülkemizin selameti ve bağımsızlığı için iki araçtır ve bu yüzden de aynı zamanda amaçtır.Bu sistem kabul edilmiş, ve anayasaya geçirilmiştir.Halkın çoğunluğunun seçmiş olduğu temsilciler milletin vekili olma payesine kavuşurlar.Hali hazırdaki yönetim de bu şekilde görevi teslim almıştır,demokratik yollar izlenmiş,cumhuriyetin gereği yapılmıştır.Yine daha önceki on cumhurbaşkanında olduğu gibi bu yılki cumhurbaşkanlığı seçimini de milletin meclisi yapacaktır,bu da kurala ve kanuna uygun olandır.
Peki bu durumu tehlike addetmek kurala ve kanuna uygun mudur? Kabul edilmiş ve anayasaya geçirilmiş sistemin sonucuna tehlike demek, sisteme tehlike demek değil midir? Yoksa bu ülkede anayasa sadece birilerinin birilerine fırlatması için mi kullanılır oldu?Ya da demokrasi mutlak manada doğru ve iyi olmayıp sadece belli statükocu bürokratların istekleri doğrultusunda olduğu zaman iyi olan bir şey midir?Eğer siz gerçek demokratsanız,cumhuriyet
rejimini gerçekten savunuyorsanız onun getirdiği sonuçlara itiraz edecekseniz, bunu ancak ve ancak yine demokratik yolla yapmak mecburiyetindesinizdir kışkırtarak ve korkutarak değil. Dün bir kesim insan şeriat elden gidiyor diyerek ülkeyi karıştırmayı başardıysa bugün de aynı amaçla demokrasi elden gidiyor diye bağırılmakta . Oysa şimdiye dek nasıl bir sistem izlendiyse yine aynı sistem izlendi seçim yapıldı ve seçimin sonuçlarının gereği oldu. Buna rağmen bir yanlış görülüyorsa o zaman sistemde bir hata var demektir,sistem eleştirilmeli ve daha uygun,daha doğru olanla değiştirilmelidir. Lakin amacı bir kenara bırakıp –bilerek veya bilmeyerek-bazı oyunların aleti, bölücülerin maşası olduğunuz zaman böyle sakin ve mantıklı düşünemez kışkırtan ,bölen sloganlar atarsınız.Kamplara böldüğünüz toplumda ötekileştirdiğiniz insanları hazmedemez
,cahil,gerici gibi yaftaları yapıştırsınız.Oysa aynı çoğun
luk devran dönüp de sizi seçerse halkın istediği oldu der,
seçim sonuçlarına saygılı olursunuz.

Yaşam standartları,anlayış ve algılayışları halkından bu kadar ayrı ve hatta aykırı olan belli bir kesimin hezeyanları bunlar.Aydınlar ama, çoğunluğun seçimine saygı duymayı öğrenememişler(Sahi neden bizim aydınlarımız halkına bu kadar yabancı ve halka karşı saygısız,yoksa içimizden biri değil mi onlar?).Her seçimde belli argüman ve söylemleri kullanarak halkı korkuturlar ancak korktukları olmayınca utanmaz ve söylem değiştirip ılımlı ve anlayışlı davranmak yerine başka bir cepheden vururlar(Ve bunu potansiyel olarak her kesim yapma eğiliminde gözüküyor çünkü bizler muhalefet etmeyi sadece karşı tarafı yalanlamak ve aşağılamak sanıyor,iyi niyet prensibini unutuyoruz,kim öğrettiyse bu şekil demokrasiyi bize!!).Birlik olmaktan yana olan kimselerin davranışları değil bunlar.İyi niyeti açık ve net göremiyoruz.Halkı bir o taraf çekiyor çıkarına uygun dolduruyor bir bu taraf.Yok mu birleştirici bir unsur,ılımlı bir tavır…
“ Hayır tehlike içimizde değil,kimseyi korkutmayın,bu cennet vatanı bölmeyin,birbirinizi kabullenin,birbirinize saygılı olun,kendi içinizdekileri tehlikeli ilan edip aranızda bölüneceğinize sağınızda solunuzda altınızda üstünüzde sizi bölmeye çalışanlara karşı tek güç olun,kendi kendinizden korkacağınıza birlik olup düşmanı korkutun” diyerek kalabalıkları arkasında yürüten bir lidere ihtiyacımız var.Kimse kendi vatanında öteki olmak,başı önde yürümek istemiyor.Huzur ve birlik istiyoruz.Böyle olursak ancak birilerinin lokması olmaktan kurtulabileceğiz.

Tehlikenin farkında olmak için kimler davet ediliyor,halk mı?Halk ne yapacak ? Sistem gereği cumhurbaşkanını halk seçmiyor zaten…Eee geriye kim kalıyor,kim göreve çağırılıyor,kim uyarılıyor? Bu sözün mantığı ne anlayamıyorum kaç gündür…Evet tehlikenin farkındayım.Ama benim gördüğüm tek ve gerçek tehlike birliğimizin bozulması ve göreve çağırılanların,bazıları istediklerini elde edene kadar demokrasiyi rafa kaldırmasıdır.Dedelerimiz daha çok uzun olmayan bir süre önce birlik olarak kurtardılar bu vatanı.O zaman dedelerimize yaptıramadıklarını şimdi bizlere yaptırmaya çalışıyorlar.Oynamaya çalıştığınız şey bir bilgisayar oyunu değil sevgili abilerim ablalarım … skorlar istediğiniz gibi olmayınca uygun bir kayıtlı bölümden oyuna tekrar başlayamazsınız,oynadığınız şey birliğimiz (Bu ülkede birliği tehdit eden yayınları yasaklayan bir kuruluş vardı,adı neydi?!)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir