Zülfü Livaneli

Zülfü Livaneli, müzisyen olarak takdir ettiğim bir insan. Ama tipik Türk aydınlarının yaptığı gibi, uzman olmadığı konularda yazı yazma alışkanlığını terk etse daha iyi eder. Nitekim geçen hafta yazdığı bir makalede dini ele almış. Belki iyi niyetle yola çıkmış ama dini konulardaki cehaletini ve yine Türk aydınına mahsus zaafları sergilemiş. Şimdi söz konusu yazıdan bazı ifadeleri buraya alarak bir eleştiri yapmak istiyorum:

“Yüzlerce yıldır din kavramının öldürdüğü insan sayısı, belki de ruhunu kurtardığı insan sayısından daha fazladır.” Bu cümlenin neresini düzelteceksiniz?

Bir kere din, insanın dünya ve ahretini kurtarmak amacıyla gelmiştir. Nitekim İslam olmasaydı ve dünyanın dört bir tarafına yayılmasaydı, bugün azınlık olarak varolan milletlerin çoğu yok olup gideceklerdi. Mesela Keldaniler, Süryaniler, Ermeniler, Bulgarlar, Sırplar ve Rumlar… Endülüs’te Avrupalıların zulmünden kaçan Yahudilerin sığınabildiği tek ülke Osmanlı değil miydi? Hatta Fransızlar bile Osmanlı himayesi sayesinde bugün varlıklarını devam ettirebiliyorlar. Kısacası nerede zulüm varsa oraya adalet götürmüş İslam. Cihadın asıl amacı da bu zaten.

“Otuz Yıl Savaşları, Yüz Yıl Savaşları, Güller Savaşı, engizisyon, pogromlar (planlanmış katliam), cihatlar, St. Barthelemy katliamı hep bu yüzden yapılmış.” Bu da din adına yapılan yanlışları ve dinin tahrif edilmesinden kaynaklanan hataları ifade eder. Ayrıca Allah indinde tek bir din vardır. O da Hz. Adem’den beri İslam’dır. Ve İslam anlayışına göre, “Bir insanı öldüren, tüm insanlığı öldürmüş gibidir. Bir insanı yaşatan, tüm insanlığı yaşatmış gibidir.” Belli ki Sayın Livaneli bundan habersiz olduğu için Marx’ın ağzıyla konuşuyor. Çünkü Marx bir Yahudi olarak Hıristiyanlar tarafından eziliyordu. Onun için dini “milletlerin afyonu” olarak görmüştü.

“Orta Doğu’da akan kana bakın. Yahudilerle Filistinliler birbirini öldürüp duruyor.”

Burada dökülen kanın gerçek müsebbiplerine bakmak lazım. Evvela 2. Abdulhamid gibi bir dehanın uzun vadeli planlarını anlamayan miyop düşünceli Tanzimatçılara sormak lazım bunun hesabını. Ve yine bu yüzden ona Kızıl Sultan diyen düşmanların tuzağına düşen zihniyeti sorgulamak gerekiyor. Ayrıca Filistin’de iki tarafın birbirini öldürdüğünü söylemek, insafa sığmaz. Zira ortada haksız bir işgal var. Ülkenin gerçek sahipleri dünyanın gözleri önünde “parazit” muamelesine tabi tutuluyor. Dağdaki gelmiş bağdakini kovuyor. Tıpkı Irak’taki gibi… Üstelik devlet terörü uygulayan İsrail’in karşısında savunmasız sivil insanlar var. Bu haksızlığın ve ahlaksızlığın faturasını dine çıkarmak akılla, insafla bağdaşır mı sayın Livaneli? Her vesileyle dine saldırma alışkanlığını bir kenara bırakmak gerekiyor artık.. Gerçek aydınlara, yani münevverlere bu davranış hiç mi hiç yakışmıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir